Anasayfa / Köşe Yazıları / Çok Konuşmayacağız, Çok Dinleyeceğiz

Yazar Adıyaman Güne Bakış Gazetesi

Çok Konuşmayacağız, Çok Dinleyeceğiz

Yazımızın başlığı, İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı sayın Binali Yıldırım’a ait. Çalışmalarını,plan ve programını kısaca bu veciz ifadeyle özetlemiş. Anlamlı ve yerinde bir söz. Biz, zaten kendilerinin öteden beri ‘’ çok söz ‘’ yerine ‘’ çok iş ‘’i tercih ettiğini biliyoruz. Yurt genelinde ve İstanbul özelinde bunun bir çokörneklerinin de millet olarak tanığıyız.

Siyaset ve siyasiler denince malesef yıllardan beri haksız yere yapılan acımasız bir eleştiri ve genelleme var ; Çok konuşmak, bol ve boş vaadlerde bulunmak,bol keseden atmak,verilen sözde durmamak, seçildikten sonra unutmak… gibi. Bu keskin ve acımasız eleştiriler, belki geçmişte bazı siyasilerin tutum ve davranışlarının sonucu ortaya çıkan gerçekler… Ancak ne var ki bir genelleme yapıp, bunu siyasetçilerin hemen hemen ekserisine mal etmek, yanlış ve haksızlık olur. Evet ; siyasi tarihimize baktığımızda bu eleştirileri hak edenler olduğu gibi, terazinin aynı kefesine  asla koyamayacağımız çalışkan, dürüst, sözünün eri,  liyakat sahibi, yerli ve milli, vatansever binlerce siyasetçinin olduğu da muhakkak.

İşte sayın Yıldırım da bunlardan biri… Az fakat öz konuşan. Ters anlatmaktansa, az anlatmayı yeğleyen… İki dinleyip bir konuşan… Boş konuştuğunda gerçeğin kuru gürültüye mağlup olduğunu bilen.. Anlatmaya ayırdığı kadar, anlamaya ve dinlemeye de zaman ayıran… Çok sözün yalansız, çok malın haramsız olmadığını bilen… Dilin cirminin küçük, cürmünün büyük olduğunun farkında olan… İnsanı maskara edenin dil olduğunu bilen… Konuşmak ihtiyaçsa susmanın da sanat olduğunun bilincinde olan… Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğinin farkında olan… Kelimeleri ağızda yıkayarak konuşan.. Bütün bu özellik ve güzelliklere sahip bir siysetçi. Güler yüzlü tatlı dilli, cana yakın, samimi, dürüst, bizden, içimizden biri. Özlemini çektiğimiz siyasetçi modeli. Tam bir Anadolu insanı… Bürokrat olarak, teknokrat olarak, siyasetçi olarak, yönetici olarak bunu her alanda, her kademede kanıtlayan biri.

Sayın Yıldırım ve yazımızın başlığındaki veciz sözü söz konusu olunca, az konuşmakla, çok iş yapmakla ilgili bazı güzel beyitleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. Aklıma gelenlerden bazıları şunlar;

“Dikkat et, boş teneke, hep tıngırdayıp durur ;

İnsanlık eser ile, iş ile belli olur. ‘’

Açıklamaya gerek varmı? Tıpkı : ‘’ Eşek ölür kalır semeri / insan ölür, kalır eseri ‘’ atasözünde ifadesini bulduğu gibi… Boş laf ve kuru gürültü yerine  çalışmayı, hizmet etmeyi, eser bırakmayı öğütleyen mesajlar.

Aynı anlam ve içerikte bakınız Karaçaoğlan ne diyor:

“’Mecliste arif ol, kelamı dinle

El iki sözylerse, sen de bir söyle ‘’

                                  Karacaoğlan

Ünlü şair da aynı mesajı veriyor: ‘’ Toplum içinde, toplantı meclislerinde anlayışlı ve sezgili biri olmak istiyorsan, konuşulanlara kulak kabart ve dikkatle dinle. Başkaları çok konuşsalar da sen, çok dinle az konuş ‘’

Örneklerimize Ziya Paşa’nın meşhur beyitiyle son verelim:

“ Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde ‘’

‘’ İş, kişinin aynasıdır. Lafa bakmaya gerek yok. İnsanların akılları, kişikleri, zeka düzeyleri eserlerinde kendini gösteriri. ‘’

Demek ki atalarımız; boş konuşmayı, kuru gürültüyü, ağıza her geleni söylemeyi eleştirip kısıtlarken ne kadar haklıymışlar… Keşke hepimiz, herkes bu güzel sözlerden ders ve ibret alıp, kendimize de biraz pay çıkarabilsek!.. Ne mutlu bunu yapabilenlere!..

Bu Habere de Bakın

Bir Donmayı Nasıl Atlattık

Yıl 1961. Ortaokul 2. sınıftayız. Adıyaman’da öğrenci evlerinde kalarak okumaktayız. Ev (oda) arkadaşım Ali Şener …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir