Son Dakika
17 Temmuz 2018 Salı
19 Mart 2018 Pazartesi, 09:06
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya kazimcetinkaya0202@hotmail.com Tüm Yazılar

Çanakkale Geçilmez Dedik ve Geçilmedi

Çanakkale Geçilmez Dedik ve Geçilmedi

 

Bu necip milleti tanımayan Fransız ve İngiliz’in geçmek için yedi saat ayırdıkları Çanakkale’de 14 ay akıl almaz bir direnişin destanını yazdık. “Çanakkale geçilmez” dedik ve geçilmedi.

Bütün dünyadakinden daha fazla bizde haberleşme kıtlığının olduğu o zamanda, sömürgeci ve makyavelist devletlerin bütün haber kaynaklarını kapatmaları veya yanlış bilgilendirme ile adı Müslüman olan fakat her türlü kötülüğü yapabilecek insanlar yetiştiriyordu.

İşte bizim Çanakkale’de karşılaştığımız Müslüman askerlerden bazıları bunlardı. Zebun talih karşısında kader hükmünü nakış nakış işliyordu.

Bu acıklı durumu fark eden ileri görüşlü ve basiretli Tayyar Paşa gibi komutanlar vakit kaybetmeden şu taktiği uyguladılar:

Çanakkale Harbi’nin dehşetli günlerinin birinde Tayyar Paşa, ordunun içinde güzel sesli ne kadar asker varsa sabah namazından önce hep birden ezan okumaları için emir verdi.

Emir baş göz üstüne… Yüzlerce asker tanyerinin ağarması ile beraber Davudî sadalarla o lâhutî nağmeleri Çanakkale’nin kanla karışık soğuk sularına kadar dinletirler.

Fazla zaman geçmeden düşman mevzilerinden kâğıda sarılı taşla bir mesaj gelir. Açıp bakarlar. Bir de ne görsünler?

Açıp baktıkları kâğıt parçasında Farsça yazılmış şu ibret verici sözleri şaşkınlıkla ve hayretler içerisinde okurlar.

“Bizler Hindistanlı Müslüman askerleriz. İngilizler bize Almanlar’a karşı Osmanlı’nın yanında savaşacağımızı söylediler.”

“Biraz önce ise ezan sesleri duyduk . Siz kimsiniz? Lütfen kendinizi bize tanıtınız”

Mehmetçik’in kanı donar. Tarihte  pek nadir rastlanan böylesi kandırılmışlığın karşısında adeta şok içindedirler.

Şeytanın bile aklına gelmeyen bu sinsi plan karşısında donakalan Mehmetçik tarafından hemen cevap verilir:

“Burası Osmanlı payitahtının kapısı… Bizler de Osmanlı askerleriyiz.” Kısa bir müddet sonra altı asırlık İslâm’ın bekçilerine silah çekmenin verdiği pişmanlık ve kahırla bu Müslüman askerler toplu isyan ederek Mehmetçik’in saflarına katılır.

Günümüzde de kendi haber kaynaklarımızı uydusuyla, televizyonuyla, radyosuyla, gazete ve mecmualarıyla geliştirip özümüze uygun eğitimi ve bilgilendirmeyi gençliğimize sağlayamazsak onlar, günümüzün modern sömürgecilerinin piyonu olmaktan kendilerini kurtaramayacaktır.

Sömürgecilerin şahsiyetsiz piyonu olmaktan kurtulamayanlar kerdeşleri ile vuruşmaya kadar gidebilecek ve en kara cahilliğin örneğini vereceklerdir.

Ve nitekim günümüzde halihazırda veriyorlar.

Çanakkale’de mücadele verenler, üzerinde yaşadığımız bu cennet vatanın bir karış toprağını zalimlerin postalına çiğnetmemek için harman gibi savrulmayı göze alıyordu.

Bu uğurda kafa, kol, gövde, bacak, çene, parmak, el, ayak, vadilere sağanak sağanak yağıyordu.

Çünkü bu yiğit oğlu yiğitler biliyorlardı ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v) kucağını açmış, onları bekliyordu.

Çünkü biliyorlardı ki, bu işin ucunda ya gazilik, ya şehitlik vardı. Neticede tarihte benzeri olmayan bir destan yazılır ve çeyrek milyon insanımız sadece çanakkale’de şehadet şerbetini içer.

Ve Çanakkale geçilmedi, geçilmeyecek!…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz