Köşe Yazıları

Borç, Yiğidin Kamçısı Mıdır?

Serde öğretmenlik olunca, zaman zaman gençlere, öğrencilere yönelik dil sohbetleri yapmadan, görüş paylaşımında bulunmadan edemiyoruz.

Bu cümleden olarak, geliniz bazı atasözlerimizin kullanımına, içeriklerine, biçimsel değişikliklere, zaman içinde uğradıkları anlam değişikliklerine bir göz atalım. Örneğin; Borç yiğidin kamçısıdır.„ sözü… Borç sözcüğü; yükümlülük anlamının dışında, birisine ödenmesi gereken para veya başka şey anlamına gelir. Bizi ilgilendiren de bu ikinci anlamı. Yiğit sözcüğü ise; güçlü, yürekli, kahraman, delikanlı gibi anlamları olan bir sözcük.

Atasözümüze dönecek olursak, yiğit olmakla borçlanmayı, borçlu olmayı normal gören, bir arada bulunmasında beis olmadığını hatta borçlanmaktan korkulmaması gerektiğini vurgulayan bir söz. Kanaatimizce burada bir isabetsizlik var. Mademki herkes güçlü, yürekli, kahraman, delikanlı yani yiğit„ olamıyor; peki nasıl oluyor da bize göre yiğit olan birisi başkalarına muhtaç oluyor, onlardan yardım isteyebiliyor, borçlanıyor?.. İşte burada bir yanlışlık var. Zira yiğitliğin içinde çalışkanlık, hareketlilik, gayret, çırpınma, azim, irade, atılım ve üretkenlik var. Böylesi olumlu ve güzel yeteneklere sahip olan birinin başkalarından maddî yardım (borç) istemesi, borçlanması olmaz, olmamalı. Çünkü yiğitlikte tembelliğin, uyuşukluğun, uyuzluğun, gevşekliğin, başkalarına el açmanın, borçlanmanın olmaması lazım. Böylesi olumsuz yaradılış ve davranışta olan birinin yiğit   olmasını beklememek lazım. Hem yiğit olacaksın hem de günlük hayatın akışı içinde başkalarından borç para alacak,    bunu normal göreceksin… Olur mu? Elbette olmaz.

Bize göre gerçek bir yiğit; ekmeğini taştan çıkarandır. Çalışkandır, beceriklidir, azimlidir, üretkendir. Namerde muhtaçlık nedir bilmeyendir. Ne başkalarına borçlanır ne sağa sola boyun eğer, ne de ayağını yorganından fazla uzatmaz. Böylesi kişilerin (yiğitlerin) kitaplarında borçlanma„nın esamisi bile yoktur ve olmamalıdır. Öyleyse borcun da, borçluluğun kamçı  olmasının da yiğitlikte bir bağı olduğunu kabul etmiyoruz.

Toplumdaki gelir dağılımı bakımından alt seviyede olan yoksul kişiler, işsizler, çeşitli nedenlerden dolayı fakir fukara durumuna düşmüş olanlar hariç… Böylesi insanlar, birtakım zorunluluklar veya önüne geçilmez şartlar nedeniyle fakir, parasız, pulsuz, geçim sıkıntısı içinde olabilirler. Keşke toplumda böyle insanlarımız hiç olmasa… Ama maalesef var…  İşte biz, bu sıkıntılar içinde bulunan kişilerin, ayakta kalabilmek, hayatlarını sürdürebilmek adına zaman zaman borçlanmalarını zorunlu ve kaçınılmaz görüyoruz. Belki borcun bir kamçı olması, böyle insanlar için düşünülebilir. İstemedikleri halde mecburen borçlanıyorlar. Elbette ödemek için de gece gündüz hesap kitap yapıyorlar. Sözlerinde durup, borçlarını zamanında ödemek için…

Toparlayacak olursak bu borç yiğidin kamçısıdır„ sözünün yiğitlikle alakası olmasa gerek. Hem yiğit olacaksın, hem de el aleme borçlu olacaksın… Çelişki değil mi?.. Galiba bu söz de son kullanma tarihi dolmuş olan sözlerimizden…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu