Anasayfa / Köşe Yazıları / Biraz Nostalji: Yöresel Deyimler: (1)

Yazar Orhan Samsatlıoğlu

Biraz Nostalji: Yöresel Deyimler: (1)

  İki ve daha fazla sözcükten oluşan kısa ve özlü sözlere deyim diyoruz. Gerçek, mecazi ve argo anlamlı olabilirler. Yazılı anlatıma ve konuşmaya renk katan birer sos ve süs gibidirler. Mastar biçiminde (tek sözcük halinde) olanları da vardır. “ Etmek, eylemek, olmak, bulmak, kılmak„ gibi yardımcı fiillerle birlikte kullandıkları da olur.

  Dünden bugüne yöremizde kullandığımız bazı deyimleri hatırlayarak zamanda bir yolculuk yapalım isterseniz… En çok kullandığımız bazı deyimlerin anlamını vererek birer cümlede kullanmaya ne dersiniz? İşte o deyimlerden bazıları:

*Ağzına öykünmek: Konuşmasını taklit etmek. “Durmadan ağzıma öykünüyordu.„

*Allem(ellem)kullem etmek: Kandırmak, aldatmak “Ellem kulem etti, dediğini yaptı.„

*Ali kıran baş kesen olmak: Astığı astık, kestiği kestik olmak. “Ne yani! Sen, ali kıran 

                                                    başkesen misin?„

*Alleklik(elleklik) etmek: Kurnazlık yapmak. İki yüzlü davranmak“Her zamanki gibi

                                              gene elleklik yapıyorsun!„

*Arvat ağızlı olmak: Kılıbık olmak. Avradının ağzıyla konuşmak.

                                     “Ne arvat ağızlı birisin sen!..„

*Ağzı sağır olmak: Bön bön bakmak

                                  “O, ağzı sağırın biridir.„

*Başına leh daşı düşmek: Ayıkmak, gafletten uyanmak, pişman olmak.

                                             “Hayrola? Başına leh daşı mı düştü?„

*B.kı güllelemek: Belasını bulmak. Layığını bulmak.

                                “Bana bak oğlum! Sen b.kı gülleledin!„

*Çını çını olmak: Parça parça olmak.(Bedduaya uğramak)

                              :“Çını çını olasın inşallah!„

*Cılkıtmak: Oyun bozanlık yapmak.

                    “Hiç beklemediğim zamanda işi cılkıttı.„

*Çırtik çalmak   Parmaklarını birbirine vurarak ses çıkarmak.“ Arkasından  çırtik çaldılar.“

*Dışlığı gelmemek: Canı sıkılmak.

                              “ Orada dışlığım gelmez, dayanamam.„

*Gözü küllü olmak: Dikkatsiz, vurdumduymaz olmak. Saf olmak.

                                 “ Ne gözü küllü birisin sen!..„

*Heftı heşt olmak: Uğraşmak, uğraşmak zorunda kalmak

                                 “Onunla epey heftı heşt oldum gene.„

“Boynunun kökünü görmek: İsteğine  ulaşması imkansız olmak

                                 “ Sen, boynunun kökünü görürsün ancak.“ 

Ceftten çıkıp cefti beğenmemek: Aslını inkar etmek

                                 “ Ceftten çıkmış, cefti beğenmiyor.“

Bu Habere de Bakın

İyi Ki Rüya

Bir ormandayım. Belki hayatımda hiç görmediğim kadar vahşi hayvanın arasına düşmüşüm. Hayret, nasıl oluyorsa, dillerinden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir