Köşe Yazıları

Bir Tarihî Samsat Aşığı: Kemal İnci

Orta boylu esmer, pala bıyıklı biri. Hep güler yüzlü, hep sevecen, hep şakacı… Kızdığını, kaş çatıp surat astığını göremezsiniz. Sanki sinirleri doğuştan alınmış gibi. Giyimine  kuşamına  fevkalade düşkün. Kimi zaman takım elbiseli, çoğu kez de şalvarlı. Tiril tiril, pırıl pırıl. Giyim kuşamın yanında simsiyah pala bıyıkları da hep bakımlı. Akranlarının arasında şık, zarif, temiz giyimi ve simsiyah, gür pala bıyıklarıyla taa uzaklardan dikkatinizi çeker.

Atatürk Barajı’nın daha ortada esamisi yokken, ihtimal sohbetleri ve söylentileri başladığı günden beri, sanki tek yetkili ve sorumlu kendisiymiş gibi bu konuya kafan yoran biri…‟Baraj ne zaman yapılacak? Gerçekten yapılacak mı? Samsat’la beraber hangi köyler su altında kalacak? Evi, arazisi göl suları altında kalanların durumu ne olacak?„ Onlarca, yüzlerce soruyu her önüne gelene soran, soruşturan,bilgi toplayan merak eden, kendince birtakım hayaller kuran çözüm paylaşan bir insan.

Köyden ilçeye (Samsat’a) her geldiğinde işi, kârı bu. Onun bu merakı, gerçek bir Samsat sevdalısı olmasının eseri. Tam anlamıyla bir Samsat aşığı. Yıllarca kafa yordu bu konuya. Cevap aradı kafasını kurcalayan bu sorulara. Görüşmediği danışmadığı, kapısını çalmadığı etkili ve yetkili kalmadı. Taa ki baraj inşaatı başlayıp Samsat’ın sular altında kalacağı kesinlik kazanana kadar…

O yıllarda(1985) ben, Aydın Ortaklar Anadolu Öğretmen Lisesi’nde öğretmenim. Evleri su altında kalacak olan hemşehrilerimiz için Söke ile Didim arasında Tavşanburnu Orman Kampı’nın karşısındaki bir hazine arazisine barajzedeler için konut yapımı söz konusu. Bunu kafasına koymuş. Bana bir mektup gönderiyor. Mektubunda bu konutların yerini görmek istediğini söylüyor. Orta gelirli, mütevazı bütçesiyle Samsat’tan kalkıp Aydın Söke’ye gelecek ve yapılacak konutların yerini görüp komşularına, Samsat’a bilgi götürecek. Meraka, fedekârlığa, sevgiye, sevdaya bakar mısınız?..

Mektubunu alır almaz, kendisini davet ediyorum. Üç beş gün sonra yanımda, evimde misafirim. Kalkıp Söke’ye kaymakam Halil Kanal’a gidiyoruz. Halil Kanal, Samsat’ın ilk kaymakamlarından. Aydın’a geldiğimden beri kendisiyle görüşüyoruz. Bir hemşehrimiz gibi… Hâlâ Samsat’taki görevini, gördüğü saygıyı  unutmamış. Makamında bizi kucaklayarak karşılıyor. Ziyaret sebebimizi anlatınca bize bir jip ayarlıyor ve yanımıza da belediyeden bir zabıta memuru vererek gideceğimiz yere uğurluyor.

Yarım saat sonra Tavşanburnu Orman Kampı’nın karşısındaki hazine arazisindeyiz. Jipten inip araziyi dolaşıyoruz. Rahmetli, sanki o arazileri alacakmış gibi enine boyuna geziyor, inceliyor, dolaşıyor. Bitişikteki bostan sulayanlardan çok ayrıntılı bilgiler topluyor. O güne kadar biriktirdiği bütün soruların cevabını alıyor. Taşlık, kayalık araziyi de iyice dolaşıp inceledikten sonra Söke’ye (evimize) dönüyoruz. Kaymakama teşekkür edip vedalaşıyoruz.

Artık içi rahat. Merakı giderilmiş. Evleri su altında kalacak olup buraya yerleşmek isteyenlere bilgi götürecek durumda. Bir gece misafir edip memlekete uğurluyorum. İşte size bir hemşehri düşkünü, bir Samsat  sevdalısının aşkından kısa bir kesit… O yıllarda(1985) taa Samsat’tan kalkıp Didim’e gelecek ve barajzedelere yapılacak konutlar için bilgi toplayacaksınız… Üstelik de gayet mütevazı ve sınırlı bütçenizle… Kolay kolay rastlanmayacak bir sevgi ve fedakârlık… Bu örnek, şu anda aklıma gelenlerden sadece biri… Onun hayatı, bunun gibi nice güzel örneklerle dolu…

Bu vesileyle kendisini bir kez daha hatırlamış ve anmış oluyoruz. Zaten unutmuş da değiliz. Ne zaman ‟Tarihî Samsat, Baraj konuları konuşulsa, akla gelenlerin başında da o gelir. Nur içinde yat sevgili Kemal abi. Mekânın cennet olsun. Seni unutmadık, unutmayacağız. Yerinde rahat uyu.

Not: Bu afet konutlarıyla, afetzade hemşehrilerimle ilgili duygularımı daha önce bu köşede  ‟Yalıköy’deki Barajzedeler„ yazısı ve ‟Kuyruğumuz nerede?„  şiiriyle sizlerle paylaşmıştım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu