Köşe Yazıları

Bir efsanemiz daha var…

Zaman zaman işyerimi ziyaret ederek eski günleri yâd eden Terzi Şeyho (Şeyh Abdurrahman Akyol) abiyle sohbetimiz esnasında bir anda şaşkına döndüm..

İş ortağım, Su Arıtma Cihazı Satıcısı Mehmet Pakır’la beraber aylardır gerçekleştirdiğimiz onca sohbetimizde 72 yıllık yaşantısından tecrübelerini paylaşan Şeyho abi, bu defa sustu ve oturduğu yerden “yeşil ördek gibi daldın göllere” türküsünü mırıldanmaya başladı..

Sesi de güzelmiş ama bugüne kadar hiç türkü söylememişti, nitekim ilk mısrasını söylediği bu türküyü tamamlamadı.. Ben de onun bu efkârını dağıtması temennisiyle Kazancı Bedih’in sesinden bu güzel türkümüzü açtım, dinledik..

Ardından Neşet Ertaş’tan “yazımı kışa çevirdin”, Musa Eroğlu’dan “mihriban” derken Kahtalı Mıçı’dan “eser rüzgâr deli deli” ile final yaptım..

Mıçı’yı dinleyen Şeyho abinin derinlere daldığını görünce, “dur kendisini arayayım hal-hatır soralım” dedim.

Aradığımda her zamanki vefasını bir kez daha esirgemeyen Mıçı (Mustafa Aslan), bize aynı türküyü telefondan canlı söyleyerek onurlandırdı..

Eski günleri yâd ettiğimiz Mustafa abi, bu jestinde tüm yüreğiyle insan olduğunu bir kez daha tescillemiş oldu..

Düşünsenize, 67 yaşında ve ünlü bir sanatçı bizim o anki duygularımıza içinden gelen insani bir duyguyla eşlik ediyor.. Bu güzellik kaç kişide kaldı ki?

Daha 15-16’sındayken başladığı sanat hayatında bugüne kadar onca “vefasız” insan tarafından incitilmiş bir kişi olup da, insani kişiliğinden bir an bile taviz vermemiş bu gönül adamına ne kadar teşekkür etsem azdır.

Adıyamanlı herkesin ortak bir düşüncesi olan yönüyle asla unutamatacağımız nam-ı diğer Kahtalı Mıçı’yla ilgili “bir efsanemiz daha var” demekte haksız sayılmam..

Selam sana ey Adıyaman’ın sanatçısı, selâm sana Mustafa abi..

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu