Köşe Yazıları

Bir Çocuğun Gözyaşıdır Askıdaki Her Ekmek

İnsan bu dünyaya sadece nasıl iş sahibi olabilirimin kaygısını taşımak için gelmiş olamaz.

İnsan bu dünyaya sadece karnını doyurmak için gelmiş olamaz

İnsan bu dünyaya ev kirasını ödemek, doğalgaz faturasını ödemek, elektrik, su telefon faturasını ödemek için gelmiş olamaz.

İnsan bu dünyaya birileri devranını sürdürecek diye hak etmiş olduğu bir hayattan daha aşağısını yaşamaya razı olmak için gelmiş olamaz.

İnsan bu dünyada hayallerini süsleyen güzelliklerin başkaları tarafından yaşandığını izliyor olmak için gelmiş olamaz.

İnsan bu dünyaya sadece düş kurmak ve kurduğu düşlerin başkaları tarafından piç edildiğini görmek için gelmiş olamaz.

İnsan bu dünyaya emeğinin, alın terinin, geleceğinin başkaları tarafından tarumar edildiğini görmek için geliyor olamaz.

İnsan bu dünyaya açlıkla, yoklukla, yoksullukla sınanmak için geliyor olamaz.

Hak etmediği acılar çekmek için, başkalarının rüyalarını gerçekleştirmek için, geçim sıkıntısı yaşamak için, beyzadelerin insafına terk edilmek için, bir ömür hep yarın ne olacak endişesiyle kıvranmak için, ciğeri beş para etmezler tarafından dışlanmak, horlanmak, ötekileştirilmek için gelmiş olamaz dünyaya insan…

***

İnsan, düşlerini, umutlarını, hayallerini yaşadığı kadar insandır.

Sevdiği kadar insandır insan, sevdiklerine insanca bir yaşam sunabildiği kadar…

Düşlerini, umutlarını, hayallerini yitiren insan feri sönmüş lamba gibidir, yalnızdır, ıssızdır, karanlıktır…

Umut fakirin değil, çaresiz bırakılmışların ekmeğidir…

Yoksulların değil, yoksullaştırmayı bir marifet sananların arsızca canlı tutmaya çalıştığı bitkisel bir yaşamdır umut.

Umut, bütün ümidini yitirenlerin tutundukça kırıldığı dal, sığındıkça çöktüğü saçak, çırpındıkça dibe vurduğu girdaptır.

Ve ekmek askıda kaldıkça utancımız artarak çoğalmaya,

Ve umudumuz gittikçe tükenmeye devam edecektir.

Çünkü ekmek değildir askıda asılı olan,

Asılı olan intihar etmiş insanlık onurudur.

Gerçeklerle yüzleşmekten kaçınan bir toplumun fotoğrafıdır asılı olan.

Askıdaki her ekmek, bir çocuğun gözyaşı, bir annenin utancı, bir babanın çaresizliğidir.

Kendisi Karun gibi yaşarken, beterin beteri var, otur haline şükret diyenlerin utanmazlığıdır.

Yoksulluk değil, çaresizliktir askıdaki ekmek.

Askıdaki ekmek toplumsal dayanışmanın, fakir- fukarayı doyurmanın, garip gurabayı anlamanın değil, çöküşün fotoğrafıdır.

Ve ekmek askıda asılı kaldıkça ve insanlar isyanın haklı kılıcını kuşanmak yerine utanç içinde yüzlerini saklayarak ekmek kuyruklarında sıralandıkça intiharlar ve haramilerin saltanatı ilelebet sürmeye devam edecektir…

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu