Köşe Yazıları

Bir Ağrı Kesici Kaç Kişiye İyi Gelebilir…

Yoksulluk mu yoksa yokluk mu ayrımına varılmayan zamanlarda yaşanmış bazı anılar vardır. Sizin farkında olmadığınız o yokluk ya da yoksulluk diye tanımlanamayan günlerde birileri geleceğin mihenk taşı olacak birikimler yapmışlardır. Hem kendi adlarına hem de gelecek kuşaklar adına.

O yokluk ve yoksulluk ayrımının yapılamadığı zamanlar komşuluğun en kıymetli olduğu dönemlerdir. İnsani ilişkilerin her türlü çıkardan arınmış, tamamen sevgi ve saygı ile örülmüş ilişkilerin en güzel örneği olmuştur komşuluk ilişkisi o dönemlerde.

İl merkezine 100 km uzakta bulunan ve kendinden başka her yere uzak Gerger ilçemizde 1984 yılında yaşanmış bir olayı daha doğrusu yaşadığımız bir olayı geçen öğrenme fırsatı buldum.

Çocukluk arkadaşlarım Hasan ve Hüseyin Subaşı’nın Adıyaman’da bulunan işletmesinde annesi Mırcan teyze ile çocukluğumuza ve komşuluğumuza dair bir sohbet etme fırsatı bulduk.

Küçük ilçelerde herkes birbirini tanır. Hele komşu olanların tanışıklığı akrabalık ilişkisine neredeyse denk düşer hatta bazen önüne bile geçebilir.

Küçük kominal bir yaşantıya dönüşür damları birbirine bitişik olan bu komşular arasında yaşam. Sizlere güven verir o bitişiğinizdeki evler ve size yakın olan diğer toprak damlı evler.

Evinizde olmayan şey komşunuzda vardır. Evinizde fazla olsun ya da olmasın ne varsa komşunuzun hakkıdır aynı zamanda.

Evde pişecek yemek hep bir tabak fazla hazırlanır ve sofranızda her akşam komşulardan gelen yemekler vardır.

Sevincinizi de acınızı da ilk komşularınız duyar. Yıllar da geçse yan yana geldiğinizde yitip giden yakınlarınızdan, komşularınızdan bahsederken her daim o üzüntüyü hissedersiniz. Mutlu anılar anlatılırken de gözlerdeki mutluluk orada bulunan herkesi mutlu etmeye yeter.

İl merkezine 100 km uzakta buluna Gerger ilçemizde komşuluğun değerli olduğu dönemlerde yaşama gözlerimizi açmışız. Doğum tarihleri memur çocuğu olan bizlerde günü gününe kaydedilmiştir nüfus kütüğüne. Memur çocuğu olmayanlar için nüfus kaydı mevsimsel hava koşulları ya da tarımsal faaliyetler göz önüne alınarak kodlanır belleklerde.

Sohbet anında komşumuz Mırcan teyze “sen ne zaman doğdun” diye bir soru soru yöneltti bana. Günü, ayı ve yılı söyledim kimlikte yazdığı gibi. Evet dedi “aynen öyle bir zamandı sen ve benim çocuklarım aynı ayın içinde doğdunuz. Hatta birer hafta araylaydı. Hatta aranızda 1 hafta var dedi. İlk ben doğum yaptım dedi, ağrı kesici o zaman bende vardı, sonra sen doğunca annene(Kamile’ye) verdim. Senden 1 hafta sonra da doğan diğer komşuya verdi annen  sonra o ağrı kesiciyi’ dedi.

Bellekte yer eden ağrı kesici ilacı bizim çocukluğumuzun çimentosu olmuş adeta. Komşulugun o sağlam etkileşimi bir ilaçta kendisini en iyi şekilde özetlemiş aslında. Komşunun komşunun küle muhtaçlığı bir ağrı kesici ilacı ile taçlanmış. Ve gelecek kuşaklara aktarılmış bir yaşanmışlık olarak belleklerde yer etmiş.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu