Anasayfa / Köşe Yazıları / “Belediye Başkanları, Kaymakamlar, Valiler Sizin Emrinizdedir”

Yazar Adıyaman Güne Bakış Gazetesi

“Belediye Başkanları, Kaymakamlar, Valiler Sizin Emrinizdedir”

Yazımızın başlığındaki ifade, Sayın Cumhurbaşkanın 27 Aralık 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde muhtarlara hitap ederken verdiği bir mesaj.Bürokratik oligarşiye, vesayetçi zihniyete, ceberut devlet anlayışına sahip ve tutkun olanlar için şaşırtıcı bir ifade. Ancak; yıllardan beri “Biz; halkın, milletin hizmetkârıyız. Halkahizmet, Hak’ka hizmettir. Millete tepeden bakanların, kibir ve gurura biat edelerin çatımız altında yeri yoktur.„ diyerek bas bas bağıran Sayın Cumhurbaşkanı ve onu anlayanlar için bu mesaj; gayet açık, normal, alışılan vebilinen bir mesajdır.

Açıklanmaya, yorumlanmaya gerek duyulmayacak kadar net ve kesin olan bu mesajdan anladığımızı sizlerle paylaşmakta yarar olduğu kanaatindeyiz. Bilindiği gibi muhtarlar, demokrasinin (seçimlerin, seçilmişliğin) yereldeki ilk basamağı, ilk temsilcisidirler. Köyün, mahallenin seçtiği temsilciler… Beğenelim, beğenmeyelim her muhtarın arkasında köyler, sokaklar, semtler, mahalleler vardır. Kısacası “halk„ vardır. Denilebilir ki muhtarlar (muhtarlıklar) demokrasinin beşiğidirler. Demokrasi; bu beşikte doğar, gelişir, büyür ve yerelden genele doğru yayılıp yerleşir.

Muhtarlık; çok önemli, çok hayırlı ve bir o kadar da sorumluluk gerektiren bir makam. Teşbihte hata olmazsa, Hz Ömer makamı… Geliniz bunu biraz açarak muhtarın görev ve sorumluluklarını yeniden hatırlamaya çalışalım. Köyün, semtin veya mahallenin sosyal ihtiyaçlarını yetkililere bildirmek muhtarın işidir: Yol, su, elektrik, okul, kütüphane, park, sağlık ocağı, pazar yeri, kaldırım, alt veya üst geçit, kanalizasyon vesaire… Köyünün, kasabasının, mahallesinin bu ve benzeri sorunlarını saptayıp ilgili yerel ve mülki idarecilere bildirerek takibini yapar. Cadde ve sokaklarda rahat yürüyemeyen, ayağı taşa değen engelli veya yaşlıların vebali ve sorumluluğu, en yakın ilgili muhtarın boynunadır. Bunlar, “genel„ anlamda aklımıza gelen bazı konular…

Bir de “kişi„ bazında, “aile„ bazında görev ve sorumluluklar var ki çok mübarek, çok hayırlı hizmetler… Örneğin; mahallede veya köyde maddi durumu zayıf olan kaç kişi var? Bunlar kimler?  Odunları, kömürleri var mı? Tencerelerinde sıcak yemek pişiyor mu? Hastaları var mı? Hastaneye gidebiliyor mu? İlaç alacak parası var mı? Kışlık elbisesi ve ayakkabısı var mı? Çocuğunu okula gönderebiliyor mu? Kısacası, namerde muhtaç olmadan yaşayabiliyor mu, yaşayamıyor mu? Bütün bu asgari, zaruri insani ihtiyaçlar bakımından mahallesinin, köylüsünün durumu nedir? Bir muhtar, bütün bu konuları açık ve net biçiminde bilir ve bilmek durumundadır. Bilmekle de kalmayıp ilgililere, etkililere, yetkililere bildirmek, çözüm önermek, izleyip takip etmek durumundadır. Ne kadar kutsal, ne kadar hayırlı bir hizmet değil mi? Tıpkı o meşhur beyitte ifade edildiği gibi:

“Kenar-ı Dicle’de kurt kapsa bir koyunu

Gelir de adl-i ilahi Ömer’den sorar bunu„

Evet; bütün mesele bu. Demek ki köyünün, mahallenin en ücra bir köşesinde ki bir garip-gurebanın derdi senin derdin, çilesi senin çilen, sorunu senin sorunun sevgili muhtarım. Madem ki bunu bilerek çözmeye, dile getirmeye, takip etmeye aday olup seçildin öyleyse bu beyitte ifadesini bulan görev ve sorumluluğa razısın…

İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlarına, kaymakamlara, valilere verdiği mesajın özü ve esası bu. Demek ki bu idareciler, muhtarlardan gelen dilek, istek, öneri ve şikâyetleri son derece önemseyecek ve çözümü için azami gayreti göstereceklerdir. “Niyet hayır,  akıbet hayır„ Böylesi bir “hayır„ dan, “sevap„tan kim imtina edebilir? Amaç belli, hedef belli, parola belli: Halka hizmet, Hak’ka hizmet… Bu çorbada bir nebzecik tuzu olanlara ne mutlu!..

Bu Habere de Bakın

DÜNDEN DEVAM

Fakat sürecin sonunda bu kulüp bu maddi desteklere ihtiyaç duymayacak, kendi çarkını döndürebilen hatta gelişen …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir