Son Dakika
25 Haziran 2018 Pazartesi
04 Mayıs 2018 Cuma, 08:41
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya kazimcetinkaya0202@hotmail.com Tüm Yazılar

BAŞKALARINA HARAM BİZE HELAL

BAŞKALARINA HARAM BİZE HELAL

Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanlara Medine’li  Ensar’ın sahip çıkmasını anlatmak, onların aziz hatıralarını anlatırken göz yaşı dökmek çok kolaydır.

Çanakkale savaşında ümmetin birlik ve beraberlik içinde nasıl omuz omuza verdiğini, kendisine sunulan bir matara su’yu yanıbaşında can çekişen arkadaşına ikram ederek, kendisi susuzluktan can veren yiğitleri anlatmak kolaydır.

Ehl-i salibe kan kusturan, o günün edebiyle, ahlakıyla, fedakârlığıyla, diğergamlığıyla zirvelerde olan insanımız için çok daha fazlasını hayal ederken, şimdilerde hayallerimiz tükendi ve insanlığımızı kaybettik.

Dün deve çobanlığı yapan bu günün muhterisleri ne yazık ki, daha çok gökdelenler dikmek için Müslüman kardeşinin arkasından çevirmedikleri dolap kalmıyor.

Kendi nefsimizi unutarak, başkalarına öğüt vermede oldukça maharetliyiz. Hayalini kurduğumuz fedakârlık ve feragat duygularımızı çoktan kaybettik.

Her hangi bir işe adam alırken ölçümüz nedir? O işe layık, ehliyetli, maharetli, eleman mı alıyoruz, yoksa torpil ve adam kayırma hasletlerimiz mi devreye giriyor?

Parlak nutuklarla , hamasî söylemlerle dünyaya düzen vermek kolay. Peki kendi iç dünyamızda olup bitenlere ne demeli? Başkalarına öğütleyip durduğumuz hususlarda sıra bize geldiğinde neden farklı davranıyoruz?

Kendi işlediğimiz hata ve kusurlarımızı görmeyelim ama ya başkalarına verdiğimiz zararın hesabını kim verecek?

Burada hinliğimizle ve cinliğimizle kendimizi ve çevremizi kandırabiliriz. Peki eğer zerre kadar Allah’a ve öteki aleme inancımız varsa, başkalarının hak ve hukukuna tecavüz etmekten,  hesaba çekilmeyeceğimizi mi zannediyoruz?

Bizim her halimizi gören duyan, bilen, her halimize nigehban olan Yüce Yaratıcımızın cahil ve zalim toplumlara hidayet vermeyeceğini de biliyoruz. Zulm ile abad olanın ahirinin berbat olacağını söyleyenler biz değil miyiz?

Yediğimiz haram lokmaların çocuklarımızı zehirleyeceğini bildiğimiz halde neden harama bir takım bahane ve kılıflar uydurarak çevremize kötü örnek oluyoruz kİ?

Dün şikayet ettiğimiz insanların yaptıklarını, bu gün biz güç ve iktidara sahip olunca neden mübah görüyor ve daha katmerlisini irtikap ediyoruz?

Güç ve iktidar sahibi olduğumuzda helal aşımıza zehir katmak, zemzem suyumuza şarap katmak aşağılığı fetvasını kimden ve nereden alıyoruz?

Şeytan bizi aldatmıyor mu? Camilerimizi, vakıflarımızı ,cemaatlerimizi, derneklerimizi, siyasetimizi kendimize paravan yaparak tüyü bitmedik yetimin, yoksulun, hakkını hukukunu gasp etmek, kamu malını çalmak, çırpmak, israf etmek, savurmak ne zamandan beri inancımıza girdi?

İyi, dürüst, ahlaklı, cesur adamlar neden saf dışı bırakılarak, ahlaksız, hırsız, yağmacı, insanlar neden hep köşe başlarında köşe taşı oluyorlar?

İçimizdeki sahtekârları ayıklamak, onların ipliğini pazara çıkarmak bizim değil de başkalarının mı görevidir? Bunlar bu mevkilerde durdukları müddetçe bütün çevrelerini de kendilerine benzetmezler mi?

Haksızlıklar karşısında suskun kalan insanların dilsiz şeytan olduklarını söyleyenler bizler değil miydik? Daima masumdan yana, mazlumdan taraf olmamız gerektiğini bizler haykırmıyor muyduk?

Yoksa bizler inandığımız gibi yaşamayınca, yaşadığımız gibi inanmaya mı başladık? Kendimiz lüks arabalarda, gezinip lüks villalarda yaşarken Ebu zer’i anlatma hakkını nerden alıyoruz?

Yoksa dün kıskandığımız için mi başkalarının yaptıklarını eleştiriyorduk? Bu günkü halimizle, hayalini kurduğumuz adalet, barış ve özgürlük için, yeni bir medeniyetin ihyası ve inşası için gittiğimiz yol çıkmaz sokak değil midir?

Bünyemize giren mikropları ne zaman nasıl temizleyeceğiz? “Rüşvet veren de alan da lanetlenmiştir” söylemlerini boş meydanlarda söyleyenler, icraata gelince nerelerdesiniz?

“ Bu gün ben siftah yaptım, sen o malı da yan komşumdan al” diyen ecdadın hikayelerini anlatmak kolay!.. Peki  ihaleleri hep belli kişi ve kişiler alırken hiç siftah yapmayanların günahını, vebalini kimler yüklenecek?

Menakıp dinlerken gözümüzün yaşarması çok mu önemli? Deveyi hamuduyla götürenler kimler? Kul hakkı yiyenlerin tutuşturdukları ateş hepimizi yakmaz mı? Selam ve dua ile…

04.05.2018   Kâzım ÇETİNKAYA

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz