Köşe Yazıları

Azim Ve Sebat En Büyük Yardımcıdır

Azim Ve Sebat En Büyük Yardımcıdır

 

Azim ve sebat bizi hayata bağlayan önemli erdemlerdir. Azim ve sebat, insanların en büyük yardımcısıdır. Birilerinden yardım bekliyorsanız, işte o yardımcınız, sizin azim ve sebatınızdır.

Kendi kendinize yardımcı olabilirsiniz. Hem en kolay ve rahat ulaşabileceğiniz, desteğini görebileceğiniz yardımcınız, azim ve sebatınızdır.

Dünyada hiçbir şey azmin yerini tutamaz. Bel bağladığımız, desturunu görmek istediğimiz, yardımımıza koşmasını arzuladığımız, her fena ve fani yaratık, bizi hayal kırıklığına uğratabilir.

Azim ve sebat en şiddetli kış’larımızı en gürbüz baharlara çevirir. Başımızda dolaşan kara bulutların tek dağıtıcısı azim ve sebatımızdır. En karanlık geceleri en nurlu sabahlara çevirmenin tek yolu azim ve sebattır.

Direnç insanı gençleştirir. Dirençsizlik, yerlerde süründürür. Kapı eşiklerinde sürünmemek için direncimizi diri ve sağlam tutmak zorundayız.

Geçleştiren direncin kulvarında kulaç atarken, beli kırılmış, boynu bükülmüş zavallıların, ümidini kaybetmiş ümitsizlerin naçar halini sinema şeridi gibi taramalıyız.

Genç beyinler, direnç gösteren genç dimağlar, sağlam ve dinamik bünyeler oluşturur. Beyni dumura uğramış beyinsizlerin, iki ayak üzerinde dolaşan müteharrik iskeletten farkı yoktur.

Azimli insanlar, dağa benzerler. Başı dumanlı, heybetli dağlar semaya direk olurken, onlara yaklaştıkça büyüklüklerini görürüz. O heybetli dağları uzaktan seyretmek, esas mahiyetlerini bize bildirmez.

Buna karşılık azimsiz insanlar, seraba benzerler; yaklaştıkça kaybolurlar. İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir.

Kırk bin deney yaptığı halde ampulü icat etmekte başarı göstermeyen Edison, yılmadı, usanmadı, azim ve sebat gösterdi, sonunda muradına ulaştı. Kırk bin tane deneyinin yanlış olduğunu kabul ettiği için, diğerlerinden farklı bir deney daha yapayım diyerek, yeniden işe başladı ve gösterdiği sebatının karşılığını fazlasıyla gördü.

Edison azim ve sebatında kararlı olmasaydı, kim bilir belki de bu gün insanlık hâla karanlık dehlizlerde bocalıyor olacaktı. O, insanlığa yararlı bir fiil başardı. Başarısıyla da çok mutlu oldu.

Damlayan su taşı deler. Aslında su damlalarının ne kadar mülayim ve etkisiz olduğunu biliyoruz. Oysa taşı delen, suyun gücü değil; damlaların sürekliliğidir.

Aynı yere damlayan, aynı kararlılıkla gücünü gösteren su damlaları zamanla sert ve haşin kaya parçalarına meydan okuyabilir. Gücün üstünlüğü sürekliliğindedir.

Bütün Başpehlivanlar meydanlarda yenile yenile, en sonunda pehlivan, sonra da Başpehlivan ünvanını kazanmışlardır. Pehlivanlik payesi kimseye oturduğu yerde verilmemiştir.

Ümit ve heyecan, azim ve sebat ile birleşince, en olmaz dediğimiz olaylar bir bir oluverir. Yusuf’u kuyudan çıkaran güç onu Mısır’a da sultan yapan güç’tür

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı