Köşe Yazıları

Attar (Oturakçı) Pazarı

Attar sözcüğü, Arapça kökenli. Biz buna aktar„ da diyoruz. Köken itibarıyla koku satıcısı demek. Bizdeki anlamı biraz daha genişlemiş. Baharat veya ev ilaçları satan kişi veya satılan yere de attar=aktar diyoruz. Anadolu’da iğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün satan kimse veya dükkân demek.

Oturak ise, oturulacak yer veya şey demek. Tahtadan yapılmış alçak iskemle. Genellikle küçük çay ocaklarında müşterilerin oturdukları ahşap iskemle. Bazen buna kürsü de diyoruz.

Bu sözcük anlamlarından sonra, tarihî Attar Pazarından, Oturakçı Pazarından bahsedelim biraz. Ulu Cami’den eski cezaevine giden cadde ile merhum lokantacı Şükrü Ustanın lokantasından Demirci Pazarı’na inen cadde arasındaki kısa, dar, küçük iki üç sokaklık şirin bir alışveriş merkezi. Bundan altmış, yetmiş yıl önceki tarihî, mütevazi buluşma noktamız. Çarşı Cami’sinin önündeki çay ocağı ile Zombaba’ların mağazasının bulunduğu sokağı da eklerseniz, toplam üç küçük çarşı. Her bir çarşının iki ucu da açık. Aynı ebatta, aynı planda, aynı güzellikte karşılıklı yedi sekiz dükkândan ibaret iki minik çarşı. Çarşılardan(sokaklardan) biri ‟Tenekeci Pazarı„ diye geçiyor. Adı üzerinde, burada daha çok odun sobaları, boruları üretilip satılıyor. Arada  bir de kışın kelle, paça, çorba; yazın da ufak tefek basit yiyecek ve içeceklerin satıldığı bir dükkân var. Onun arkasındaki ikinci minik çarşı da Oturakçı Pazarı. Aynı model üçgen saclarla örtülü antik çatılar altında aynı ebatta sevimli dükkânların içi halı, kilim, cicim, yastık halısı ile doldurulup donatılacak biçimde dizayn edilmiş.

Küçücük hacimlerinin çok üstünde mal ile dolu. Sadece sahibinin oturmasına ve önündeki kasa görevi gören kaleyle(sehpaya) ayrılmış bir boşluk. Sahibi, yere serdiği hasır, kilim, halı, minder ve postun üzerine oturmakta gün boyu. Bağdaş kurarak. Satıcı esnaf, genelde orta yaş ve üstünde. Hepsi konunun uzmanı ve tecrübelisi. Sabırlı, kanaatkâr, olgun ve dürüst. Reklam, abartma, malını övmek, değişik fiyatlar kullanmak, aldatmak asla yok. Gönül zenginliğinin, doğruluğun, dürüstlüğün, paylaşmanın, insanlığın harman olduğu bir mekân.

Çelikhan’ın yayla köylerimizin el emeği, göz nuru ve alın terinin ürünü olan kök boyasıyla yapılmış halılar ve yastık halıları. Hepsi müzelere mahsus antik, ürünler. Bu iki sokakta oluşan pazarın bir veya iki canlı performans tellalı var.  Değişmez ve demirbaş… Sırtlarına aldıkları halıyı gün boyu o çarşılarda ve caddede gezerek satmaya çalışır. Kendine has Davudi sesiyle bağıra bağıra… Arada bir yan yana dizili esnafın kaldırımı önünde durur ve omzundaki halıyı yere sererek bir fiyat verilmesini bekler. Dükkân sahibi attar, bazen yerinden kalkarak, kimi zaman oturduğu yerden dolaşımdaki halıyı inceler. Bu inceleme, ya bir fiyat artışı ile ya da Kolay gelsin…Rast gele…„ dilekleriyle sonlanır. Aynı işlem, halının satılmasına kadar devam eder. Sonunda bu yeni malzemeye de mütevazi dükkânın bir köşesinde mutlaka bir yer bulunur. İsterse dükkân tıka basa dolu olsun…

Öğlen zamanı, alışverişe kısa bir ara… Namaz ve yemek için. Ulu Cami hemen karşıda. Dükkânlar kapatılmaz. Abdest ve namaz için camiye yöneliş. Dükkânlar, mallar sahipsiz ama güvende. Hepsi de Allah’a emanet ve hiçbirine dokunulmaz. Namazdan sonra yemek molası. Yemekler ya evden sefer taslarıyla getirilmiştir ya da esnaf tavası(tüccar tavası) olarak dükkânda hazırlanıp fırına verilen domates, patlıcan biber…  Bazen de et ilaveli.. Bazen komşuyla beraber, kimi zaman münferit… Gelip geçen  müşteri varsa, yedirmeden göndermek yok. Yemeğin ardından bir çay veya kahve. Derken işbaşı ve alışverişe dönüş.

İşte bizim sevimli, otantik çok işlevli Attar Pazarı’mızın altmış yıl  önceki görünümünden kısa bir kesit… Biz halılarımızı, yastık halılarımızı, kilim ve cicimlerimizi hep bu güzel çarşının güzel insanlarından aldık. Aldanmadan ve aldatmadan… Evlerimizdeki o halılar, kilimler, yastık halıları ve cicimler, hep onların hediyesi… Onlarla, onların hatıralarıyla dolu. Mekânları cennet olsun. Nur içinde yatsınlar.

Bugün bu çarşımız belki daha bakımlı, daha modern ve daha donanımlı. Aradığımız her şeyi bulabiliyoruz. Ancak bir eksiklik var sanki… Nesli tükenen o mübarek esnaf… O güzel insanlar… O aşinalık… O sabır ve kanaat… O sempati ve empati… Yoksa, var da biz mi fark edemiyoruz?..

İlgili Makaleler

120 Yorum

  1. I’ve been surfing online more than three hours today, yet I never found any interesting article like yours. It’s pretty worth enough for me. In my view, if all website owners and bloggers made good content as you did, the internet will be a lot more useful than ever before.|

  2. I think this is one of the most important information for me. And i’m glad reading your article. But wanna remark on some general things, The web site style is great, the articles is really excellent : D. Good job, cheers|

  3. I think this is one of the most important info for me. And i’m glad reading your article. But wanna remark on few general things, The website style is perfect, the articles is really excellent : D. Good job, cheers|

  4. Hey, I think your website might be having browser compatibility issues. When I look at your website in Safari, it looks fine but when opening in Internet Explorer, it has some overlapping. I just wanted to give you a quick heads up! Other then that, wonderful blog!|

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu