Anasayfa / Köşe Yazıları / Alternatif Müslümanlık

Yazar Kazım Çetinkaya

Alternatif Müslümanlık

AYıllar yılı var ki, hep kapitalist sistemlere, kapitalist kritelere sahip insanlara sitem edip durduk. Başkalarının gözündeki çöp gözümüze göründü, ama  fark edemedik gözümüzdeki  kocaman merteği…

Son model marka ve moda arabalarımız oldu ama, engelli gencecik yavrusuna tekerlekli sandalye alamayan fakirleri görmedik.

Şahlara, şehinşahlara yakışır bir hava ve eda ile, giydiğimiz dolaplar dolusu ihtişamlı elbiselerimiz oldu, ama tanımadık bayramdan bayrama dahi örtünecek elbisesi olmayanları…

Saray yavrusu evlerimiz, yazlık- kışlık villalarımız oldu, ama oturduğu kulübeciğinin kirasını ödeyemediği için altı ayda bir ev değiştirmek zorunda kalan, çoluk çocuğuyla köşelerde, izbelerde sabahlayan evsizleri yersizleri-yurtsuzları göremedik…

Günde birkaç defa gökten iniyormuşçasına önümüze serilen sofralara kurulduk, ama çöplüklerde gizli gizli yiyecek toplayan aç-susuz insanları görmedik. Yeri gelince  “komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir” peygamber (s.a.s)  söylemini pişkin pişkin dillendirdik utanmadan, arlanmadan!

Gırtlağımıza kadar israfa girdik, saçıp savurduk,  “desinler” belasıyla… ”Yiyiniz, içiniz, ama israf etmeyiniz” İlahî hükmüne rağmen!..

Hor gördük makam-mevki ve güç olarak bizden aşağı olanları. Tepeden baktık bizden olmayan insanlara. Sırtımızı dayadığımız dayılarımız, ayılarımız, siyasi entellerimize güvenerek “Benim kim olduğumu biliyor musun?” züppeliğğinde haddini aşan afralarımız, tafralarımız oldu.

Beş yıldızlı alternatif otellerimiz, beş yıldızlı tatil köylerimiz, islamî(!)moda’larımız, islamî  alternatif tatillerimiz(!) islâmî (!)mayo’larımız oldu, neredeyse alternatif cennet’ler uydurmaya başlayacağız!..

Kendimizi kandırdığımız, başkalarını da kandırmaya çalıştığımız alternatif kuaförlerimiz, manikürlerimiz, pedikürlerimiz, güzellik salonlarımız, dotokslarımız, botokslarımız oldu. Kısacası yaşadık bütün lüks, ihtişam, gösteri, gösteriş adına ne varsa…

Yaşadığımız Müslümanlıkla Nebi’ler Nebisi Efendimizin  yaşadığı Müslümanlık aynısı mı acaba? Sorusunu bir defacık kendimize sormadan, şu yaşam tarzımızla kime benzediğimizi n muhasebesini yapmadan “Müslümanız elhamdülillah” dedik ve bizim dışımızdaki hiç kimseye kaptırmadık Müslümanlığı!

Git gide artan bir şekilde kapitalist kriterlere göre yaşadık, paraya, güce ve iktidara kavuştuğumuz günden beri… Dünya standartları aldı islâmî hükümlerin yerini. Ahiretimize egemen olmaya başladı dünya!.. Vaktiyle “ehl-i dünya” dediklerimizin yerine bizler geçtik!

Daha önce şiddetle tenkit ettiğimiz moda minibüsüne bindik ve hızla değişti giyim tarzımız, yerimiz, yöremiz, evimiz, tavrımız, duruşumuz, bakışımız, her şeyimiz!

Modaya göre yavaş yavaş kirli sakala dönüştü sakallarımız, bıyıksızlık modasına dönüştü bıyıklarımız, modaya göre kestirilip, boyanıyor saçlarımız!

Hayatımızı kontrol etmeyen, yaşamımızda belirleyici olmayan dünya standartları sardı çepeçevre benliğimizi! Hızlı değişimler geçirdik hayat tarzımızdan! Ekonomik anlamda uzaklaştık adil bölüşümden. Zengin daha çok zengin, fakir daha çok fakirleşti. İslam inancının en hassas noktası olan “kul hakları” konusunda tam bir fecaat yaşanıyor.

Dindar Müslüman” etiketini kimseye kaptırmadık ama, gösterişli yaşam tarzımızla, marka tutkumuzla, ötekilere benzeme çabamızla, israf ve gururumuzla kapkara bir leke olduk islam’a ve Peygamber-i  Al-i şan’a…

Örnek olamadık sade yaşantımızla, hayır hasenat tutkumuzla, tüm hayatı kuşatan sevgimizle, tüm hayatı kucaklayan şefkatimizle, aynı ölçüde hamiyet, hoşgürü, gösteri ve gösterişe kaçmayan yaşam tarzımızla…

Bu Habere de Bakın

VATAN NEDİR BİLİR MİSİN?

(BARIŞ PINARI HAREKATI) Yaşadığın toprakların ıstırabını avuçlarında hissetmeyen hiçbir kimse yoktur ki, ellerini semanın göğsüne …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir