Köşe Yazıları

ALIŞKANLIKLARIN ESİRİ OLMAK

ALIŞKANLIKLARIN ESİRİ OLMAK

Alışkanlıklarımız çoğu kez bizi kendine esir alır. Kendimizi çok güçlü ve iradeli zannettiğimiz zamanlarda bile farkına varmadan, alışkanlıklarımız bizi arkasından sürükler götürür.

Biz, sanki irade ve seçme yeteneğinden yoksun olarak, peşine düştüğümüz alışkanlıklarımızın mahkûmuyuz gibi, ellerimiz kelepçeli kuzu kuzu arkasından gideriz, hiç farkında olmadan…

Alışkanlıklarımıza bir defa sakalı kaptırdıysak, bir daha zor kurtarırız. Artık, her yerde ve her koşulda insan,alışkanlıklarının çocuğu olur, her hal ve durumda alışkanlıkların peşinde gitmeye kendini mecbur hisseder.

Kendi huy ve karakterimize genellikle sahip çıkmadığımız zamanlarda, alışkanlıklarımız sür’atle devreye girer ve zayıf olan irademizden yararlanarak  acı neticelere bizi hızla sevk ederler.

Sinsice içimize sirayet eden alışkanlıklarımız, önceleri sevimli birer kuzu görünümünde karakter ve seciyemize yerleşmek için yol bulmaya çalışırken, zamanla yerleşir, sonra da azgınlaşır ve acımasız bir hal alırlar.

Bedenin her zerresine sinsice yerleşen alışkanlıklarımız, güçlü bir irade ile bir bir atılmazlarsa, kısa zaman sonra ihtiyaç haline gelir ve onlardan kurtulmak çok zor, belki imkânsız olur.

Her şey küçük başlangıçlarla şekillenir, dal budak salar. İnsanların küçük yaşta edindikleri alışkanlıklar, gençlik çağlarında iyice azgınlaşır.

Gençlik çağlarında kontrol altına alınamayan bütün alışkanlıklar insanda seciye ve karakterin yerine geçer ve ikinci huy olarak bünyede kalıcı bir yer edinir.

Akıl ve zihin, dumura uğrayan beyin reflekslerinin zayıf olduğu insanlarda, alışkanlıkların emrindedir. Ve kötü alışkanlıklar acı neticeler verir.

Akıl görevini yapamaz , beyin işlevini yerine getiremezse , kötü alışkanlıklar azgın seller misali insanı taştan taşa çalar ve yerle bir eder.

İnsan yaşamının yarısından sonra, ömrünü ilk senelerde kazandığı iyi ya da kötü alışkanlıkların etkisinde geçirir. Adeta bir nevi alışkanlıkların sürdürülmesiyle koca bir hayat biter.

Anahtarı kaybolmuş bir kelepçe misali bizi tutsak hale getiren alışkanlıklarımızdan kurtulmak için, güçlü bir azim ve iradeye sahip olmalıyız. Bu da büyük ölçüde inancın sağlamlığıyla mümkündür.

Güzel ahlakın ve seciyenin insan şahsiyetinin oluşmasında yararlı alışkanlıkların büyük çapta etkisinin olduğunu kimse inkâr edemez.

Karakter ve şahsiyetlerin inşasında güzel ahlak, binanın temel yapı taşlarıdır. Temeli, güzel ahlakın yapı taşlarıyla atılmayan binanın sağlamlığı, her zaman tartışılır.

Her gün alışkanlıklarımızın üzerine birer alışkanlık eklediğimiz zaman, ince iplerle nakış nakış işleyerek bir halat meydana getiririz ve sonunda da bir daha onu koparamayız.

Ağaç yaş iken eğilir. Yılanın başı küçükken ezilmelidir. Yararlı alışkanlıklar cennetimize giden yolu döşeyen taşlar olurken, kötü alışkanlıklar cehenneme odun taşıyan zebanilerimiz olurlar.

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı