Köşe Yazıları

ADIYAMAN’IN “FATİHİNİ” TANIR MISINIZ?

ADIYAMAN’IN “FATİHİNİ” TANIR MISINIZ?

Birkaç gün önce bir taziye dönüşünde tarih muallimi Sayın Mehmet Ali ZENGİN Bey, Adıyaman’ı fetheden komutanın buraya yakın bir yerde medfun olduğunu söylediğinde hepimizin yüzünde bir şaşkınlık belirdi, kabrin bulunduğu yere geldiğimizde ise bu şaşkınlık hüzne ve mahcubiyete dönüştü.

Bir çoğumuzun çocukluğunun geçtiği Yenipınar Mahallesi Kelep Sokak’ta daha önce böyle bir mekanın hiç dikkatimizi çekmemiş olması ise, bu mekanın yerinin ve öneminin yeterince tespit edilememiş olmasının kanıtıydı neredeyse.

Belki önünden sayısız defa geçtiğimiz bu türbede medfun bulunan kişinin adını, sanını, Adıyaman için yaptıklarını bilmeden ve bir Fatiha okumadan geçip gitmenin acısı ve vebali omuzlarımıza bindi doğrusu.

Adıyaman tarihi hakkında çok fazla malumat sahibi olmadığımızı bir kez daha tescillemiş oldu bu durum. Burada özeleştiri yapıp, yaşadığımız şehrin tarihi ve kültürel mirasını neden yeterince tanımadığımızı ve tanıtmadığımızı sormalıyız. Bu sadece mülki amirlerin değil bütün bir toplumun görevi olmalı aslında.

Bir çok şehre ismini veren, şehir tarihinde önemli bir yere sahip olan  kişiler ve olaylar vardır. Örneğin Kahraman Maraş dendiğinde benim ilk aklıma gelen Sütçü İmam, Bursa denildiğinde Orhan Bey, Gazi Antep dendiğinde Şehit Kamil’dir. Fakat Adıyaman’a ismini vermiş olan tarihi bir şahsiyeti Adıyamanlı olarak bizim dahi tanımamamız mazereti olan bir mesele değildir artık.

Peki Adıyaman’ı fetheden ve buraya adını veren bu kişi kimdir?

Hz. Ömer’in halifeliği döneminde (634-644) Adıyaman ve çevresi Müslüman Arapların eline geçmiştir. Aba Ubeyde, Halid Bin Velid, Sait Bin Ebi Vakkas ve İyaz Bin Ganm gibi tanınmış İslam komutanlarının katıldığı savaşlar sonucunda 638 yılında bu bölge İslam topraklarına katılmıştır.

Adıyaman ve çevresi bir süre Müslümanlarla Bizanslar arasında sınır bölgesi ve çekişme konusu olur. 670 yılında Emevi komutanlarından Mansur Bin Cavena Adıyaman’ı ele geçirir. Bu komutanın Adıyaman şehrinin ilk yerleşim alanı içinde kalan bugünkü Adıyaman Kalesini( Hısn-ı Mansur)  yaptırdığı rivayet olunur.( http://www.adiyamankulturturizm.gov.tr/)

Bu kısa tarih bilgisinden sonra, Mansur Bin Cavena’ya hak ettiği değeri ve hassasiyeti göstermemiz gerekmektedir. Bu mesele Adıyaman Aktüel.com haber sitesi tarafından 23 Mayıs 2013 tarihinde gündeme getirilmiş, ancak yeterli ilgiye mazhar olmamış

Artık bu saatten sonra suçlu bir kurum ve kişi aramakdan ziyade, bu hayırda öne geçecek kişilere ihtiyacımız vardır. Suçlayıcı bir dilin kimseye yarar sağlamayacağı belliyken, kısır çekişmeler ve suçlamalar yerine hızlıca hareket edilerek bu mekanın restore edilmesi gerekmektedir. Bu hayırlı işi yapacak kurum ve kişilere şimdiden teşekkürler…

Sayın Valimiz Mahmut DEMİRTAŞ Bey’in Adıyaman’a yaptığı emek ve gayretleri bildiğim için bu konuyla yakinen ilgileneceklerine eminim. Aynı şekilde Belediye Başkanımız Sayın Hüsrev KUTLU Bey’in de tarihi mekanlara verdiği önem bellidir.(Özellikle Safvan bin Muattal türbesinin imarı) Bu meseleyi sosyal medyada paylaştığımda yüzlerce kişinin konuyla ilgilendiğine şahit oldum. Özellikle Adıyaman Üniversitesi Rektörü Sayın Talha GÖNÜLLÜ Bey’in ilgisi ayrıca önemlidir. Çünkü Üniversitemizin imkan ve kabiliyetleri, yapılacak akedemik, ilmi ve maddi çalışmalara olan katkısı elbette daha fazladır.

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir demiş Alemler Sultanı. Vesselam…

 

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı