Köşe Yazıları

9 Yazana Değil, Yazdırana Bak   

Tarih 26 Mart 2020. Amerikalıların meşhur gazetesi Washington Post… Hani şu Müslüman Ttürkiye’mizin azılı düşmanı olan gazete. Suriye’de Irak’ta zulümden kaçan mağdurların, mazlumların resimlerini değiştirerek, fotomontaj yaparak bize yamamaya çalışan müfteri. Kapak resimlerini sahte görüntülerle süsleyip Türkiye düşmanlığı yapan paçavra… Devletin en üst kademesinden uyarı ve tekzip yedikten sonra çamur atmayı yavaşlatan gazete…

Koronanın Avrupa’dan Amerika’ya yayılması, merkez üssünün  kendilerine doğru kayması üzerine yazdığı yazıya dikkat ediniz lütfen:

”Müslümanların peygamberi Muhammed, bundan 1400 yıl önce temizliğe dikkat çekmişti. Her yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı. Bir salgın çıktığında , uzak durmayı, dışarı çıkmamayı öğütlemişti.„ Evet, evet, aynen böyle yazıyor meşhur (!) kâğıt parçası… Ne diyelim?.. Koskoca bir”GÜNAYDIN!

Binbeşyüz sene sonra bile gerçeği görüp, itiraf etmeleri gene de güzel bir şey… ”Gerçeği görüp imana gelmeleri„ demiyorum. Zira öyle kolay değil imana gelmeleri… Varsın olsun… imana gelmeyip itiraf etmeleri de çok büyük bir olay. Cenabı Allah takdir ederse o da olur. O, Rab’bimizin bileceği bir şey…  Nasip meselesi… Bizi ilgilendiren, hoşumuza giden, varlığını Müslümanlara ve ülkemize iftira üzerine kuran bir gazetenin bu yüz seksen derecelik çark edişi… Bu itirafı… Ancak şunu rahatlıkla söylememiz mümkün: Yazana değil, yazdırana bak!.. 

 Ey Washington post! Yer yerinden oynasa, sen İslamiyetin temizliğe verdiği önemi yazar mıydın? Kıyamet bile kopsa Peygamber Efendimizin hastalık ve salgına yönelik tavsiye mahiyetindeki bir hadis-i şerifini örnek olarak gösterir miydin?.. Hey kurban olduğum Allah’ım!.. sen nelere kadirsin!.. Sen ne kadar yücesin!.. O Müslüman ve Türk düşmanı paçavraya neleri yazdırtıyorsun!.. Gücüne, kudretine, ululuğuna binlerce kez hamd ü senalar olsun Ya Rabbi!..

Geçenlerde yazdığımız bir yazıda da Korona salgını üzerine Amerika’da taharet musluğu satışlarında patlama olduğunu yazılı ve görsel basından öğrendiğimizi sizlerle paylaşmış ve buna da bir”GÜNAYDIN„ çekmiştik. Tekrarlayalım: Biz, inançlı-inançsız, Müslüman-ateist hiçbir insanın böyle afetler nedeniyle ölümüne asla sevinmeyiz. Zira böylesi salgınlarda sevinmek hiçbir insanın aklının köşesinden geçmez. Geçmez, çünkü ölenler birer insan… Ateist de olsalar, kulluk görevlerini red ve inkâr da etseler o,  onların tercihi… İnsanlık dünyasının böyle küresel salgınlarla zayiat vermesine sevinmek akıl kârı değil. Ancak; böylesi ibretlik olaylar nedeniyle bazı Hak ve hakikatleri görmeleri karşısında, aklımıza haklı olarak; ”Günaydın!„ demek, ”Şimdiye kadar neredeydiniz?„ demek geliyor. Bu da hakkımız olsa gerek…

Ne diyelim?.. İnşallah bundan böyle tuvaletten sonra bir tuvalet kâğıdı ile yetinmezler! Mademki taharet musluğu satışlarında patlama yaşanıyor, bir yerlerini güzelce yıkayıp taharetlenirler… Çarşıda pazarda giydikleri, tuvalete girdikleri ayakkabılarıyla evlerinin içinde odadan odaya gezip dolaşmazlar. Müslümanlara, mazlumlara, mağdurlara, garip gurebaya zulmedeceklerse Allah onların tırnaklarını uzatmasın… Tırnaklarını kessinler ki aralarına Korona girmesin… Zira bugüne kadar haksız yere cırnakladıkları Müslüman sayısı hiç de az değil.

Toparlayacak olursak; yazımızın başlığını bir kez daha tekrarlamak istiyorum:

Yazana değil,  yazdırana bak… Evet insan, kelamı kaleme yazdırmaya vesiledir. Esas yazdıran ilahî Kudrettir. İnsanoğlunun yaptığı, eski bir ifade ile:” Nakilane-y  âsâr, râviyâne-yi ahbar.„ (Yani eseleri nakletmek ve haberleri rivayet etmek. Tabii ki çarpıtmadan, dosdoğru…)

Rabbim, bütün insanlığı her türlü kazadan, beladan ve afetlerden korusun inşallah!.. Sağlık ve esenlikle kalın

 

   

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı