Köşe Yazıları

Beş Vakit Namaz Ve Ehliyetsiz Kişilerin Fetvaları

Beş Vakit Namaz Ve Ehliyetsiz Kişilerin Fetvaları

 

Zaman zaman bazı ortamlarda dinî konularda ahkâm kesen, hatta fetva vermeye kadar haddini aşan bir takım insanlar futbol takımı tutar gibi kendi görüşünü tutup karşı tarafın fikir ve düşüncelerine saygı göstermeyen son derece yanlış şahsiyetlerle karşılaşıyoruz.

Bazen sohbet esnasındaki seviyesiz tartışmalar üzücü olaylara da sebebiyet vermektedir.

Geçenlerde, sonradan tanığı olduğum bir mesele taraflar arasında şöyle tartışma konusu olmuş:

Bir taraf iddia ediyormuş ki:

-Kur’an-ı Kerim’de namazın nasıl kılınacağına dair ayet olmadığı gibi, beş vakit olduğu da açık değildir.

Öteki taraf da buna karşı çıkıyor, onlar da diyorlarmış ki:

Olur mu öyle şey! Hiçbir şekilde şüphe götürmeyen en büyük hakikat namazdır. Namazın beş vakit olduğu Kur’an’da bulunmaz olur mu? Diye çıkışıyor, bu türlü iddianın yanlış olduğunu ileri sürüyormuş.

Burada işin aslını bilmemekten kaynaklanan bir yarım bakış var işin içinde. Zira Kur’an’da her şeyin aslı bulunur, teferruatını Peygamberimiz bizzat yaşayarak göstermiş olur. Böylece Kur’an’ın iması, işareti peygamberimizin tatbikatıyla ortaya çıkmış olur. Beş vakit namaz ve vakitleri ile ilgili öylesine büyük ve muhteşem bir delil vardır ki en ufak bir şüphe bile söz konusu değildir.

Mi’rac gecesinin sabahında gelen Cebrail Âleyhisselam iki gün müddetle imamlık yaparak farz namazlarının vakitlerini bizzat göstermiş, fiilen tesbit buyurmuştur. Bu mevzuda siyerdeki kayıtlar şöyle özetlenebilir:

Mekke’de Mi’rac Gecesi’nde farz olan beş vakit namazın ilk kılınışı, Mi’rac gecesinin sabahında gelen Cebrail (a.s)’ın imamlığıyla başlamıştır. Hz. Cebrail, Efendimize farz olan namazları bizzat kıldıracağını haber vermiş bunun üzerine mevcut ashab namaza çağırılmış, toplanan sahabeye Resulüllah imam olmuş. O’na da Cebrail (a.s) imamlık ederek, öğle namazından başlayıp, ikinci günü öğle namazına kadar vakitlerin başlangıcında cemaatle namaz kılmışlardır. İkinci gün öğle namazında da vakitlerin sonunda kıldırmaya başlayan Cebrail (a.s), ertesi gün öğleye kadar da bütün namazları vakit sonunda kıldırdıktan sonra şöyle demiştir:

“-İşte emrolunduğun namazın vakitlerinin başlangıç ve bitimiyle kılınış şekli!”

Bundandır ki, farz namazların hem kılınış şekli hem de vakitlerinin başlangıç ve bitimi kesindir. Hem Cebrail (a.s)’ın, hem de Resul-i Ekrem Efendimiz’in fiilî uygulamalarıyla sabittir. Ne vakit, ne de kılınış şekli etrafında bir şüphe ve tereddüt söz konusu olamaz.

Böylesine dağ gibi büyük ve koskoca bir gerçek ortada iken konuyu zayıflatmaya yönelik yorumlara gitmek, sanki izahı ve açıklığı olmayan bir mesele şekline sokmak her halde yanlış bir tutum olsa gerek.

Yüce yaratıcı, Resulünü, emrettiklerini bizzat yapsın, ümmetine de fiilen göstersin, ümmet bir şaşırmaya düşmesin diye göndermiştir. İşte Efendimiz de böyle yapmış. Rabbimiz’in Kur’an’da emrettiği beş vakit namazı, Cebrail’in imamlığında bizzat kılmış, hem kılınışını hem de vakitlerinin girişini çıkışını bizzat görmüş, ashabına da göstermiş sonra da:

İşte benim Kur’an’da emrolunduğum namaz, siz de namazınızı benim kıldığım gibi kılın”, buyurmuş, asla şüpheye mahal bırakmamıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı