Köşe Yazıları

11 Canımızı Toprağa Verdik…

11 Canımızı Toprağa Verdik…

Yerelde yazı yazmak zordur. Zorluğun nedeni konu bulmakta çekilen sıkıntıdır. Aslına bakarsanız her hafta yazılacak bir konu bir şekilde ortaya çıkıveriyor. Ya ulusal bir sorunu yerele indirgeyerek köşenizi dolduruyorsunuz ya da yerelde ki bir meseleyi ulusal boyutuyla ele almaya çalışıyorsunuz. Bazen zorlamayla da olsa bir konu hakkında bir şeyler karalamış oluyorsunuz.

Yerelde yazı yazmak bir nevi yeni şeyler öğrenmektir. Bir atölyedir. Besleyicidir. Kendinizi geliştirmeniz açısından kaçırılmayacak fırsatlar sokağıdır.

Bu hafta beyaz kâğıtta hangi konuyu işleyeyim diye düşünürken haberlere konu olan acı olay köşemin de bir anda konusu oluveriyor. Bayram günü vahim bir trafik kazasında 11 hemşerimizi kaybettik. 11 canımız yitip gitti aramızdan.

Yolculuk gurbetten sılayaydı. Özlem doluydu tüm yolcular. Bayram gününü geride bıraktıkları ile geçirmekti amaçları. Yanlarında hediyeler vardı. Herkes mutlu olacaktı. Ama olmadı. Hayal edildiğinin tam tersi gerçekleşti. Herkesi yasa boğdular.

11 can sonbahar mevsiminin kapı araladığı bugünlerde kışı yaşattı bize. Kelimeler boğazda düğümlendi. Yas Gerger’e düştü.

Niğde-Adana yolu sonun başlangıcı oluverdi. Adıyaman Yeni Mezarlık Camisinde yan yana konulan dokuz tabut sessizliğe bürüdü cenaze namazını kılmaya gelenleri. Dua dışında kimsenin yapabileceği bir şey yoktu artık.

Gerger’in virajlı yolları bu sefer kavuşturamadı insanları sevdiklerine. Kanboğazı son yılların en acı transit geçişine tanıklık ediverdi. Boşalan Gürgenli(Peşval) köyü o gece kalabalıklaştı. Son görevlerini yerine getirdi kapı komşusu, uzaktan geleni ve Gergerlisi…

Ölüm soğuktur. Zamansız ölüm en soğuğudur. Hele ki katliam diyebileceğiniz ölümlere tanıklık etmek en kötüsüdür.

Çıktığınız yolculukta amacınız kavuştuklarınızı, yani yolunuzu bekleyenleri mutlu etmektir. Aklın ucundan bile geçmiyordur bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmak. İşte böyle bir kazadır, hemşerilerimizi bizden koparan olay.

Ne desem nasıl anlatmaya çalışsam boş. Yitip gidenler artık olmayacaklar. Dile kolay 11 can düştü toprağa. Gurbet ile sıla arasında kavuşmak yolu ayrılık yoluna dönüşüverdi.

Herkes sustu o gün. Kara toprak zamansız gelen misafirlerine açtı sıcaklığını. Hangi birine yansın yakınları, eş, dost, akrabaları…

Sustum o gün, bende konuşmadım. Anlatmaya dilim varmadı. Kelimeler kederden düğümlendi boğazımda.

Evet, yerelde yazı yazmak sordur. Hele ki acısını tarif edemeyeceğiniz bir konu hakkında yazı yazmaya çalışmanız en zorudur. Ben yazmaya çalıştım, sizde yazdım sayın…

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı