Güncel

“Tarihi tecrübe ve irfanınıza göre davranın”

Mazlumder’den Kürt vatandaşlara saldırıya tepki

“Tarihi tecrübe ve irfanınıza göre davranın”

 

Mazlumder: “Kürt İşçilere, İş yerlerine, Evlerine, HDP Teşkilatlarına ve Genel Merkezi’ne Yapılan Saldırıları Kınıyoruz!”

Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, “Dağlıca’da ve Iğdır’da PKK tarafından düzenlenen mayınlı saldırıların ardından ülkenin değişik illerindeki onlarca HDP binasına, Kürt illerine giden otobüslere, ülkenin değişik illerinde çalışan Kürt işçilere ve sonradan o illere yerleşmiş olan Kürtlerin ev ve işyerlerine yapılan saldırılar ve kundaklamalar ile Kürt kıyafeti giyen bir şahsın soyularak Atatürk büstünün öptürülmesi şeklinde tezahür eden şovenist toplumsal histeri 8 Eylül 2015’te, HDP Genel Merkezi’nin kundaklanması ile zirveye çıktı. Hiçbir mazeret, kardeşlik hukukuna, toplumsal bütünlüğe ve legal siyasi hayata açıkça saldırı niteliğinde olan bu toplumsal cinnet halini meşru ve mazur gösteremez. HDP camiasına ve diğer tüm mağdurlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.” dedi.

Ünsal, “Yapılan bunca saldırı ve öldürme girişimlerinden hiç birinin tek bir şüphelisinin yakalanmamış olması, eğer başka bir şeyi akla getirmiyor ise en hafifinden güvenlik görevlilerinin ve mülki amirlerin görevlerini yerine getirmediklerine dair açık bir kuşkuyu ortaya koymaktadır. Eğer failler ve görevini ihmal eden, aksatan, taammüden yerine getirmeyen ya da saldırıları teşvik eden kamu görevlileri idari ve adli soruşturmaya konu edilmezler ise, bugün yaşananların sonraki olayların teşvik edicisi olacağından şüphemiz yoktur. MAZLUMDER tüm toplumsal kesimleri bu toprakların tarihi tecrübesine ve irfanına uygun bir sükûnet içinde davranmaya, başta ülke yönetiminde söz sahibi olan iktidarı kullananlar olmak üzere tüm siyasileri sağduyu ve sükûnet çağrısında bulunmaya, devlet erkini elinde bulunduranlara failleri ve vatandaşı koruma görevini yerine getiremeyen kamu görevlilerini yargı önüne çıkarmaya davet eder.” dedi.

 

Mazlumder’den Uyarı

Mazlumder, “Uyarıyoruz: Siyaseti Hedef Alan Psikolojik ve Fiziki Saldırılar Kutuplaşmayı Büyütür!” başlığıyla yayınladığı raporda şöyle;

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca Köyü kırsalında meydana gelen PKK saldırısı sonucu resmi rakamlara göre 16 asker yaşamını yitirmiş, 6 asker de yaralanmıştır. Çatışmalarda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Yaklaşık 2 yıl süren çözüm sürecinde kat edilen bütün mesafelerden geri dönüldüğü ve çatışmaların eski şiddetinden daha yoğun olarak sürdüğü bu manzara, bir gün kurulacağı kesin olan barış ortamında taraflar arasındaki uçurumu büyütmekten, toplumsal bütünlüğümüzü zedelemekten başka bir işe yaramayacaktır. Geleceğimizin el birliği ile tehlikeye atılması endişesi ve tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak savaşın yükseltilmesinin ülkemizde ve bölgemizde yer alan hiçbir kimseye bir şey kazandırmayacağını tüm taraflara yeniden hatırlatmayı gerekli görüyoruz.

PKK saldırısını protesto etmek üzere sokağa çıkan gruplar, ülkenin farklı yerlerinde HDP binalarına saldırmış ve zarar vermişlerdir. Bu bağlamda,

6 Eylül 2015 tarihinde; HDP Edirne İl Binası gece geç saatlerde saldırıya uğramış, parti binası önünde bir araya gelen saldırganlar, binanın kapısını kırarak içeri girmiş ve içerideki tüm eşyaları tahrip etmiştir. Parti binasının camına Türk bayrağı da asan grup, ardından ırkçı sloganlar eşliğinde binadan ayrılmıştır. Aynı gece HDP Sarıyer İlçe binası da saldırıya uğramış, binanın giriş kapısını zorla kırarak giren saldırganlar, parti bürosuna girememişlerdir. Parti yetkilileri, saldırganların parti çevresinde bekledikleri gerekçesiyle partiye gidemediklerini sosyal medya üzerinden paylaşmışlardır.

7 Eylül 2015 tarihinde;

Eskişehir’de sabah saatlerinde HDP il binasının bulunduğu iş merkezi önünde toplanarak protestoda bulunan grup arasında yer alanlardan bazı kişiler, binadaki HDP bürosunun kapısını kırıp içerisindeki eşyaları dağıtmışlardır. Balıkesir’de bir grup, HDP İl Başkanlığı binasına zorla girerek binada bulunan eşyaları balkondan aşağı atmış, HDP bayrağını yakarak balkona Türk bayrağı asmıştır.

Gebze Cumhuriyet Meydanı’ndaki basın açıklamasında olay çıkaran grup, açıklama bittikten sonra yürüyüşe geçmiş ve yürüyüş sonunda HDP Gebze ilçe binasını basmak istemiş, ancak polisin engellemesi neticesinde saldırıyı gerçekleştirememişlerdir. Yine Denizli’de HDP İl Başkanlığı’na yürüyüp Türk Bayrağı asmak isteyen bir grup ve binaya önceden bayrak asıldığını öğrenince polislerin uyarısı üzerine ırkçı ve militarist sloganlar atarak dağılmışlardır.

Niğde’de sosyal medya üzerinden örgütlenen bir grup, Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan gruptakilerden bazıları HDP Niğde il binasına da saldırmış, binadaki evrakları aşağı atıp, partinin tabelasını kırmış, kırılan tabelayı Cumhuriyet Meydanı’nda yakan kalabalık, daha sonra sloganlarla yürüyüşe geçmiştir.

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Cumhuriyet Meydanı’nda saat 19.00 sularında toplanan yaklaşık 2000 kişilik grup HDP İlçe Başkanlığı binasına yürümek istemiş, ancak polis engeliyle karşılaşmışlardır. Polis bariyerini zorla aşan bir grup saldırgan HDP ilçe binasına tırmanarak HDP İlçe binasının tabelasını ve parti bayrağını sökmüş, içerideki eşyaları da sokağa atmışlar, aşağıda bekleyen grup da binadan atılan parti dokümanları, flama ve eşyaları yakmıştır.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde toplanan bir protestocu grup, HDP İlçe Başkanlığı binasına zorla girerek binanın camlarını kırmış, evrakları yakmışlardır. Saldırganların binayı yakma girişiminde bulunması sebebiyle bir kısmı yanan ilçe başkanlığı ofisi kullanılamaz hale gelmiş, İlçe Eşbaşkanı Şehnaz KAYA linç edilmek istenmiştir.

8 Eylül 2015 tarihinde ise saldırganlar Isparta ‘da dört katlı bir binanın en üst katı olan HDP il binasını ateşe vermişlerdir. Yine Ordu Fatsa’da, İzmir Dikili’de de aynı yönde saldırılar olmuştur. HDP Genel Merkezi’nce yapılan açıklamada son 2 günde toplamda 126 parti binasına saldırı gerçekleştiği belirtilmiştir.

Ankara’da Beypazarı ve Tuzluçayır’da Kürt işçilerinin bulunduğu evlere saldırılar yapılmış, evler ve araçlar ateşe verilmiş ve yaralananlar olmuştur.

Öte yandan 7 Eylül’de Dargeçit’te PKK mensupları tarafından bir ambulansa uzun namlulu silahlarla saldırı olmuş, saldırıda ölen veya yaralanan olmamıştır.

4 gündür Cizre’de devam eden olağanüstü durum sırasında yaralanan sağlık personeli Eyyüp ERGEN’in, olay yerine 112 Ambulanslarının girişine izin verilmemesi nedeniyle kan kaybından vefat ettiği, 18 yaşındaki Osman ÇAĞLI’nın keskin nişancılar tarafından açılan ateş sonucu öldüğü, 12 yaşındaki Ö.M.’nin keskin nişancı tarafından karnından vurularak ağır yaralandığı, 35 günlük Muhammed Tahir YARAMIŞ adlı bebeğin rahatsızlanması nedeniyle hastaneye götürülmek istenmesine rağmen ilçedeki güvenlik uygulaması nedeniyle götürülemediğinden vefat ettiği, 10 yaşındaki Cemile ÇAĞIRGA’nın yine keskin nişancı ateşiyle kalbinden vurulduğu, cenazesinin defnine izin verilmemesi nedeniyle 4 gündür ailesi tarafından buzdolabında tutulduğu ilçede inceleme yapan insan hakları heyetleri tarafından tespit edilmiş ve medyaya yansımıştır.

İstanbul Kağıthane’de Sedat AKBAŞ’ın önceki hafta Antalya KAŞ’ta saldırıya uğrayan Mahir ÇELİK gibi Kürtçe konuştuğu gerekçesiyle saldırıya uğradığı ve her iki vatandaşın da öldüğü haberleri medyaya ve kamuoyuna yansımıştır.

MAZLUMDER olarak öncelikle parti binalarına ve yöneticilerine yapılan saldırılar nedeniyle HDP Camiasına geçmiş olsun diyor, saldırıları en sert şekilde kınıyoruz. Bu süreçte AK Parti binaları ve yöneticilerine karşı yapılan saldırılar ve kaçırma eylemlerini de en sert şekilde kınıyor ve kaçırılan siyasetçilerin serbest bırakılması çağrısını yineliyoruz. Saniyen söz konusu olayların gerçekleşme şekline bakıldığında güvenlik kuvvetlerinin ve ilgili mülki idare amirlerinin çok ciddi zaaf ve/veya ihmallerinin olduğu kanaatindeyiz. Bir diğer yandan her çatışmalı dönemde ülkenin batısında benzer şiddet olaylarının dalga dalga yayılmasına rağmen olayların faillerinin ve tali sorumlularının etkin ve adil bir soruşturmaya tabi tutulmayışı aynı olayların tekerrürüne sebep olmaktadır. Bu nedenle ilgili bakanlık ve savcılıklarca söz konusu olayların gereği gibi araştırılarak kasıt, ihmal veya kusuru bulunanlar ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçlerinin başlatılarak soruşturmaların etkin ve adil bir şekilde işletilmesini talep ediyoruz.

Çatışmalı ortamın toplumu getirdiği ve içine soktuğu psikoloji açısından söz konusu olaylar çok ağır örneklikler teşkil etmektedir. Bir yanda güvenlik görevlilerinin sivil ve küçük yaştaki insanları doğrudan hedef alması öte yandan Kürt illerine ait seyahat firmalarına, HDP parti binalarına ve Kürtlere yapılan organize saldırılar toplumun geçirdiği cinnet haline işaret etmektedir. Bunun yanında çatışmalı ortam ve bu ortamda meydana gelen ölümler gün geçtikçe toplumdaki kutuplaşmayı da artırmaktadır.

Bu nedenle her fırsatta dile getirdiğimiz üzere PKK tarafından evvela çatışmalar sivil alanlardan uzaklaştırılmalı, hayati vazife gören ambulans vs.ye saldırılar bir tarz olmaktan çıkarılmalı, eylemler derhal ve şartsız durdurulmalı, devlet de operasyonları durdurmalıdır. Devlet yetkilileri sorumluluklarının bilincinde olarak ve çatışmaların toplumda yol açtığı cinnet haline ve sebep olduğu can kayıpları nazara alarak söylem ve eylemlerde bulunmalıdırlar.

Siyasi partilere saldırılar temel insan haklarından olan kişilerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması, haksız yere malına zarar verilmemesi ilkesinin ihlalidir; ayrıca sivil siyaset alanının engellenmesi ve şiddete konu edilmesi demektir. Sivillerin ve sivil siyasetçilerin çatışmaların muhatabı yapılması kabul edilebilir bir durum değildir. MAZLUMDER olarak demokratik düzenin aygıtları olması gereken siyasi partilere ve sağlık ekiplerine yönelen, sivillerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atan ve toplumsal ayrışmayı derinleştirme tehlikesi barındıran bu saldırıları kınıyor, kamuoyunu sağduyuya ve yetkilileri de gerekli sorumlulukları almaya davet ediyoruz.

Güne Bakış Haber Merkezi

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı