GüncelManşet

“Maskesiz Hiç Kimseyle Konuşmayın!”

Beyin cerrahı Uzmanı Prof.Dr. Bakır’dan önemli korona önlemleri;

Hemşerimiz  Prof.Dr.Abdurrahman Bakır, koronavirüsten korunmanın basit ama istikrarlı ipuçlarını verdi. Geçtiğimiz günlerde koronavirüsten korunmak için önemli ipuçlarını açıklayan Bakır, işe toplu taşımayla gittiğini, maskesiz hiç kimseyle konuşmadığını, karşısında maskesiz konuşana da müsaade etmediğini, evde bile maske taktığını belirterek, kurallara uyulması halinde 14 günde virüsten herkesin kurtulabileceğini söyledi.

Adıyaman’dan Muhabere Astsubaylığına, Muhabere Astsubaylığından Tabip Subaylığa, Tabip Subaylığından Beyin Cerrahisi Profesörlüğüne kadar ulaşan renkli, mücadeleli ve başarılı bir yaşam öyküsüne sahip olan, Ankara Onkoloji Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Beyin Cerrahi Kliniği Öğretim üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Bakır, koronavirüse karşı 14 gün kural uyarısında bulundu.

Sosyal Bilimleri Üniversitesi Beyin Cerrahi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Bakır, koronavirüs salgının hızla yayılmasının önüne geçmek için bütün insanlara seslenerek, önemli konularda uyarıda bulundu.

 

Birkaç dakikalık sohbet bile hasta edebilir

Virüsün yayılma sebepleri konusuna değinen Prof. Dr. Abdurrahman Bakır, insanların birkaç dakikalık sohbet esnasında karşılıklı içtikleri çay, kahve veya sigara muhabbetinden sonra gözlerini hastane yoğun bakımlarında açtıklarını hatırlatarak, sosyal medya üzerinden şu şekilde uyarılarda bulundu:

“Bilindiği üzere koronavirüs ülkemiz dahil olmak üzere bütün ülkeleri etkilemeye devam etmektedir. Ankara’da bir hastanede beyin cerrahisi olarak görev yapmaktayım. Mesaime her gün toplu taşıma araçları olan metro ve belediye otobüsü ile gitmekteyim. Günümün önemli bir zaman dilimini koronavirüs alanlarında geçirmeme rağmen bugüne kadar kendimi koronavirüsten korumayı başardım. İnşallah pandemi bitene kadar kendimi koronavirüsten korumaya çalışacağım.

 

Korona damlacıkla bulaşıyor

Bu konuyla ilgili olarak kendi tecrübelerimi ve önerilerimi halkımızla paylaşma gereksinimi duydum. Koronavirüsün geçiş şekli damlacık enfeksiyonudur. Öksürme, hapşırma ve en önemlisi karşılıklı konuşma yoluyla bu hastalık insanlara bulaşıyor. Bir defa her insanı bu virüsü taşıyor gibi kabul etmek gerekir. İster sağlıklı ister ise hasta olsun herkes bu virüsü taşıma potansiyeline sahiptir. Bir hekim olarak bu uyarımdan yola çıkarak hiç kimse ile maskesiz konuşmadım. Maskesiz hiç kimsenin benimle konuşmasına müsaade etmedim. Çevremdeki arkadaşlarım günün önemli bir kısmını maske ve sosyal mesafe kurallarına dikkat etmelerine rağmen birkaç dakika sohbet nedeniyle bu hastalıkla karşı karşıya kaldılar. Birçok insan çay, kahve, sigara içerken veya yemek esnasında sohbet ederken bu hastalığa yakalandılar. Bu hastalık konusunda özellikle konuşma konusunu vurgulamak istiyorum. Özellikle bir insanı hastalığından, öksürmesinden, hapşırmasından ayırt edebiliriz. Bir insan hasta ise o kişiye mutlaka maske takması gerektiğini hatırlarız. Bu işin kolay tarafıdır. Asıl olan çok sağlıklı görünen insanlarla “birkaç dakika çay veya kahve içelim” denilerek yapılan hatalardır. Zaten bu virüsün konuşma yoluyla nasıl insan vücuduna geçtiği de deneylerle ortaya konmuştur.”

 

14 gün herkes maske takarak birbirleriyle konuşmazsa virüsün etkisi azalır

Virüsün yayılma şekillerine vurgu yapan Bakır, şunları ifade etti:

“İki insanın çok masum bir şekilde sohbet etmesinden sonra bu hastalığın bulaşma riskinin yüksek olduğu bir gerçektir. Virüsü taşıyan mikro partiküllerin çevrelerinde nasıl uçuştuğu görülmektedir. İnsanlarımızın maskesiz hiç kimse ile konuşmamaları konusunda uyarıda bulunuyorum. Devletimizin sokağa çıkmama yasaklarına rağmen insanlarımız bu defa çevrelerindeki insanlarla konuşarak bu uyarılara dikkat etmiyorlar. İnsanlarımız sanki evlerine virüs girmeyecek gibi bir hisse kapılıyorlar. Halbuki evin içinde yapılan maskesiz sohbetlerde oldukça tehlikelidir. Dışarıdan evin içine gelen bir kişinin evinin içerisine virüsü getirip getirmediği belli değildir. Eve gelindiği zamanda maske konusuna çok dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü ev ortamları dar alanlardır. Dar alanda bu virüs kısa paslaşmayı çok kıvrak bir şekilde yapar. Öyle bir çalım atar ki, ancak kendinizi hastanede yüz üstü yatarak görürsünüz. Bu sebeple evlerinizde maskesiz bir şekilde yüz yüze konuşmayın. Sağlığınız için birbirinizi ailece koruyun. Devlet sokağa çıkma kısıtlaması koyuyor ama insanları evinin içerisinde odaya kilitleyemez ki. Bireysel olarak bizlerin kendimizi korumamız lazım. Dolaysıyla virüs gibi bir düşmana karşı bilinçli olmamız lazım. Bizim bu düşmanla mücadele ederken, bu düşmanın zaafını çok iyi bilmemiz gerekir. Eğer düşmanımızın zaafını bilirsek savaşta başarılı olarak çıkarız.

 

10 günden fazla yaşamıyor

Bu virüsün en büyük zaaflarından bir tanesi 10 günden fazla yaşamamasıdır. Bir virüs bir beden de ancak 10 gün yaşayabilir 10. günden sonra yaşamaya devam edebilmesi için başka bir bedene geçmesi gerekiyor. Onuncu gün başka bir bedene girerse yaşama şansı vardır. Bu şekilde yayılmaya devam edecektir. Virüs konusunda kolektif olarak hareket edersek bu virüsü yüzde 90 ile 100 arasında yenebiliriz. 14 gün içerisinde eğer herkes maske takarak birbirleriyle konuşmazsa bu virüs’ün etkisi en aza iner. Koronavirüsü bulunduğu bedene hapsetmek için güzel ülkemin güzel insanlarını 19 Aralık 2020 tarihinden itibaren evleri içerisinde aile bireyleri dahil olmak üzere 14 gün süreyle maskesiz konuşmamaya davet ediyorum. Tünelin ucu göründü, aşılar gelmeye devam ediyor. Toplumun bağışıklığı sağlanıncaya kadar lütfen kurallara uyalım. Bu kadar basit bir önlemle canlarımız ve sevdiklerimiz aramızdan ayrılmayacak, ülke ekonomimiz zarar görmeyecektir. Herkesi bu sorumluluğa uyamaya davet ediyorum.”

 

Prof.Dr.Abdurrahman Bakır Kimdir?

Abdurrahman Bakır, 1961 yılında Adıyaman’ın Kayatepe köyünde onbeş çocuklu yoksul bir ailenin yaşayan altı çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Annesi Güley Hanım, babasının ismi Şeyho Mehmet Bakır’dır. Abdurrahman Bakır, 1,5 yaşında iken aile Kayatepe köyünden Kıvırcık köyüne göç etmiştir. 1973 yılında Adıyaman Merkez Yatılı Bölge İlkokulundan mezun oldu. Ardından 1976 yılında Adıyaman Merkez Yatılı Bölge Ortaokulunu tamamladıktan sonra 1979 yılında Ankara Elektronik Astsubay Hazırlama Okulundan birincilikle mezun oldu. 1980 yılında Adıyaman Lisesi fark derslerini vererek düz lise diplomasını aldı. 1981 yılında ÖSS ve ÖYS Sınavlarında başarılı olarak Ankara Üniversitesi TIP Fakültesi’ne kazandı. 1987 yılında Astsb.Üçvş.rütbesinden Tbp.Teğmenliğe nasbedildi.

Abdurrahman Bakır, 1987-1988 tarihleri arasında GATA Askeri Hastanesinde Stajer Tbp.Tğm. olarak çalıştı. 1988-1990 yılları arasında TSK Mızıka Astsubay Hazırlama Okulunda Sağlık Kısım Amiri olarak Kıta Hizmetinde bulundu.

1990 yılında Tıpta Uzmanlık sınavında (TUS) başarılı olarak birinci tercihi olan GATA Beyin ve Sinir Cerrahi Kliniğinde ihtisasa başladı ve 1996’da Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı oldu. 1996 yılında Diyarbakır Asker Hastanesine Beyin Cerrahi Klinik Şefi olarak atandı.

1996 yılında TSK’nın yaptığı Genel Dil Sınavlarında başarılı olarak ABD’de’ The George Washington Üniversitesinde Prof.Dr.Laligam Shekar’ın yanında 18 ay Research Fellow (araştırma görevlisi) olarak çalıştı.

Amerika Birleşik Devletlerinde bulunduğu süre içerisinde Amerika Birleşik Devletleri Tıp Fakültesi Diplomasolan USMLE (Unıted States Medikal Licenses Examination) ve CSA (Clinic Skill Assesment) sınavlarında başarılı olarak Amerika Birleşik Devletlerinde doktorluk yapma hakkı elde etti. Aynı sene TOFEL İngilizce sınavını başarıyla verdi.

2000 yılında Diyarbakır Asker Hastanesindeki görevine döndü. 2001 yılında Ankara Mevki Asker Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Klinik Şefliğine atandı. 2005 yılında 6 ay süre ile Ankara Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahi Kliniğinde ”Neuronavigation” eğitim programına katıldı. 2007 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme bölümünde Yüksek Lisans yaptı. Temmuz 2010 tarihinde Üniversiteler arası Kurul (DAK) tarafından Ankara Üniversitesinde yapılan Doçentlik sınavında başarılı olarak “Beyin ve Sinir Cerrahisi Doçenti” unvanını aldı. 2010-2012 tarihleri arasında Erzurum Mareşal Çakmak Bölge Asker Hastanesi Baştabibi olarak görev aldı. 2012 – 2014 Kayseri Asker Hastanesi Baştabibi olarak görev yaptı. Ağustos 2015 tarihinde 1 Ordu K.lığı Den.ve Değ.Başkanlığı sağlık üyeliğinden emekli oldu. Abdurrahman Bakır, evli ve üç çocuk babasıdır.

Haber: Mehmet Ünsal

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu