Anasayfa / Genel / “İnsanca Yaşanabilir Bir Ücret İstiyoruz”

“İnsanca Yaşanabilir Bir Ücret İstiyoruz”

Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Dağdeviren:

KESK Adıyaman Meclisi Adına Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, yazılı açıklamasında, toplu sözleşme görüşmelerinin 1 Ağustos Perşembe günü başlayacağını kaydederek, insanca yaşayabilecekleri ücret talebinde bulunduklarını söyledi.

Kamu emekçileri ve emeklikleri olarak önemli bir sürece girildiğini ifade eden Dağdeviren,  “2020-2021 yıllarını kapsayan ‘Toplu Sözleşme’ görüşmeleri 1 Ağustos Perşembe günü başlayacak. 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisinin gözü kulağı 2 hafta sonra kurulacak masada olacak. “dedi.

Dağdeviren, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bilindiği üzere bugüne kadar mevcut iktidar ve bu iktidarın ‘sendikamız’ diye tanımladığı yapı arasında 2012 yılından bugüne tam 4 kez danışıklı dövüş oyunlarına dayalı mutabakatlar imzalanmıştır. Söz konusu mutabakatlarda; insanca yaşamaya yetecek bir ücretten,  güvencesiz, sözleşmeli istihdama son verilmesine, gelir vergisi adaletsizliğinin ve ek gösterge adaletsizliğinin ortadan kaldırılmasından ek ödemelerimizin emekli aylıklarımıza yansıtılmasına kadar hiçbir temel sorunumuz çözülmemiştir. Üstelik ülkemizde bir yıldır devam eden ekonomik kriz,  Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK)  ve bunların kalıcı hale getirildiği düzenlemeler çalışma yaşamımızı daha güvencesiz hale getirmiş, yaşadığımız sorunları daha da derinleştirmiştir. İş güvencemiz fiilen kullanılamaz hale getirilmiştir. Bugün kamuya kadrolu personel alımı durma noktasına gelmiştir. Kamu emekçilerinin sözleşmeli, kadro karşılığı sözleşmeli, geçici sözleşmeli, vekil ve ücretli gibi farklı biçimlerde güvencesiz istihdamı artarak sürmektedir. Hükümet yılardır kadro talep eden sözleşmelilerin sesine kulak tıkamaya, oyalama taktikleri geliştirmeye devam etmektedir.  Nitekim bugünlerde TBMM’de görüşülmesine devam edilen torba yasa sadece 4+2 olarak bilinen sistemle sözleşmeli istihdam edilenleri kapsamaktadır. Buna göre altı yıl boyunca ailesinden koparılanların 3+1 sistemi ile yani ceza indirimi ile yetinmesi beklenmektedir.”

Dağdeviren, “Maaşlarımızdaki erime sürmektedir.  Hedeflenen enflasyon oranlarına,  hatta bazen bunun bile altındaki rakamlara imza atanların ‘tarihi başarıları’ sayesinde maaşlarımız her yıl açlık sınırına daha fazla yaklaşmıştır. Ramazan ayından bugüne et ve et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde yaşanan en az yüzde 20 artış görmezden gelinmiş, ‘meyve ve sebze fiyatlarında yaşanan düşüşün etkisi ile enflasyon düştü’ denilmiştir. Adeta 81 milyonun tamamının vejetaryen ya da vegan olduğu varsayılmıştır. Yine şekerden çaya, akaryakıt ürünlerinden elektriğe uzanan zamlar, alkol ve sigaradaki ÖTV artışları göremezden gelinmektedir. Tüm bunlara rağmen ne yazık ki bir kısım medya, kamuoyunu yanıltıcı haberlere imza atmaya devam etmektedir. “ifadelerini kullandı.

Dağdeviren, 3 Temmuz’da enflasyonun açıklanmasından hemen sonra, bir arada görmediğimiz para destesinin fotoğraflarının yer aldığı haberlerde büyük puntolarla ‘memura 3 zam birden” manşetlerinin atıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“En düşük memur maaşı 3 bin 723 TL oldu, denilmiştir. Dün elimize geçen maaşlar tüm bu haberlerin koca bir palavradan ibaret olduğunu ispatlamaktadır. Bu ülkede yaşayan 81 milyon TÜİK’in resmi enflasyonu ile düşük gösterilmeye çalışılsa da sokakta, pazarda yaşanan gerçek enflasyonun en az yüzde 40 olduğunu biliyor. Buna karşın maaşlarımızda yüzde 5’lik ‘toplu sözleşme’ zammını, yüzde 1,01’lik enflasyon farkını, iki günlük bebek bezi almaya yetmeyen çocuk yardımının üç beş kuruş artırılmasını ‘memura üç zam birden’ diye sunanları, en düşük maaşı hesap oyunları ile 650-700 TL fazla gösterenleri, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğine atananların maaşlarında  yüzde 40 zam yapılmasını görmeyip bizim maaşlarımızdaki sefalet artışını ‘müjde’ diye yutturmaya çalışanları buradan kınıyoruz.”

Dağdeviren sorunları bunlardan ibaret olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

Bugün dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının  6 bin750 TL’yi aştığını kaydeden Dağdeviren, “En düşük ücrette bu yoksulluk sınırının temel alınmasını, eşi çalışmayan iki çocuklu en düşük maaşı alan kamu emekçisinin maaşının buna göre artırılmasını,  eş ve çocuk, kira, yakacak, yemek ve ulaşım yardımları ile cebine giren paranın yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, tüm kamu emekçilerinin maaşlarının bu durum gözetilerek artırılmasını istiyoruz.  Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini,

Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, maaşlarımızın asgari ücret tutarını aşan kısmı için gelir vergisinin ilk dilim olan yüzde15 oranın uygulanmasını, tüm lisans ve ön lisans mezunu kamu emekçilerinin ek göstergesinin 3600’e çıkarılmasını, bunun dışında kalan kamu emekçilerinin mevcut ek göstergelerinin 800’er puan artırılmasını, Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışanların öğrenim durumlarına göre diğer hizmet sınıflarına sınavsız atanmalarını, ek gösterge konusunda en mağdur kesim olan Yardımcı hizmetlilere ek gösterge cetveli çıkarılmasını, hangi ad altında olursa olsun tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını,  mevcut emekli maaşlarının artırılmasını, Emeklilikte Yaşa Takılma (EYT) haksızlığına son verilmesini, işe almada ve görevde yükselmede, unvan değişikliğinde mülakatın güvenlik soruşturması arşiv kaydı araştırmasının kaldırılmasını, mahkeme kararı olmadan, hukuksuz bir şekilde KHK ile ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini, 0-6 yaş grubundaki çocuklarımız için tüm kamu kurumlarında tam gün hizmet veren ücretsiz kreşler açılmasını, maaşlarımızdan isteğimiz dışında  yüzde 3 kesinti yapmaya dayalı zorunlu BES sistemine son verilmesini, kadınların sürekli ve güvenceli işlerde istihdamının sağlanmasını,  ayrımcılığın son bulmasını istiyoruz. “

Güne Bakış Haber Merkezi

Bu Habere de Bakın

Nice Bayramlara…

Yarın bayram! Kurban Bayramı yarın başlıyor. İslam aleminde bugün Arife günü olarak kutlanırken, teşrik tekbirleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir