Anasayfa / Naif Karabatak

Naif Karabatak

Naif Karabatak

Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi

Kadının adama bakarken gözlerindeki ışıltıya hayran olmamak mümkün değildi. Acaba bu gözlerdeki ışıltı tek taraflı mı diye merak ettim, o bir çift ışıldayan gözün tam karşısındaki göze bakınca aynı ışıltıyı, aynı mutluluğu, aynı sevinci gördüm. Beni onlara çeken iki çift gözün sevgiyle bakışması değildi, bir çift minik göz daha vardı. …

Haberi Oku

Robinson Crusoe olamamak

Belki hiçbirimiz Daniel Defoe veya Robinson Crusoe değiliz, hatta içimizde Cuma olan da yoktur ama aynı hayali, aynı yaşamı, aynı kaçışı, aynı gizlenişi, aynı mecburiyeti zaman zaman içimizde taşıyoruz/yaşıyoruz. Büyükşehrin gürültüsü, yoğun koşturma, stres ve sürekli bir aksiyonun yaşandığı yerlerde yaşayanların “kaçış planı” her zaman bir kenarda durur ama nedense …

Haberi Oku

Onlar hep yanlış yapar, biz doğru

Caddeye adımımı atar atmaz, Amerika filmlerindeki gibi “hey taksi” diye bağırdım ve bir çırpıda önümde bir taksi bitiverdi. O anda taksinin nereden geldiğini, nasıl bir anda sesimi duyduğunu analiz edemedim. Hatta gökten mi geldi, yerden mi çıktı, karşı caddeden bu tarafa mı uçtu, sağdan mı geldi, soldan mı geldi çıkartamadım. …

Haberi Oku

DİŞİMDEKİ SANCI

Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı Dayanılması imkânsız bir sancıyla uyandım. Uyanır uyanmaz da, “keşke uyanmasaydım” diye mırıldandım.  Bu ağrı, dayanılmaz hale gelen bu sancı, uyanıkken baş edilecek gibi değildi. 20’lik diş diyorlar ama yaşım kaç diye hiç sormuyorlar. Artık unutmaya yüz tuttuğum o güzelim yılları, dişimdeki sancıyla bir kez daha bana …

Haberi Oku

Öldürmeyen deprem sonrası diyaloglar

Öldürmeyen deprem konuşturur mu bilinmez ama ekranlara baktığınızda, bunun bir varsayımdan çok öte olduğunu anlayabiliriz ama konumuz ekran meraklısı uzmanların(!) konuşmaları değil, bizim gibi sıradan vatandaşların diyalogları… Bu yaşıma kadar çok deprem duydum, çok acıya şahitlik ettim, bazı depremleri bizzat yaşadım. Her deprem kötüdür ama içinde olduğunuz deprem, en kötüsüdür. …

Haberi Oku

Bir tıklanma uğruna ya Rab…

Merhum Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Destanı’nda terennüm ettiği “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.” dizeleri, bir dize olarak kaldı; ne size nede bize doğru bir türlü gelmedi. Şimdi …

Haberi Oku

Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!

Bundan aylar önceydi, hatta neredeyse yıl oluyor. Bir başka tarifle de henüz İstanbul Belediyesinde yönetim el değiştirmemişti.  Eşimle birlikte İstanbul Şehir Tiyatrolarının herhangi birisinde, herhangi bir oyun izlemeye gitmiştik. Güzel bir oyundu, hakkını yememeliyim. 50 yıldır oynanan, artık oyunculara bile bıkkınlık veren bir oyundu, onu da söylemeliyim. Hatta içten içe …

Haberi Oku

Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin

İnanın çok üzülüyorum. Üzüntümden yataklara düştüm, her tarafım zangır zangır titriyor, tiril tiril terliyorum. Gecenin bir yarısı terden sırılsıklam bir şekilde uyanıyorum. Geceleri de kâbus görüyorum, gündüzleri de kâbus peşimi bırakmıyor. Kolay değil, Hollywood’un yakışıklı oyuncusunun hayatı çok sıkıcıymış. GQ dergisine içini dökmüş Pitt, yüreğini açmış Pitt, her bir şeyi …

Haberi Oku

İki kızgın ihtiyar

Tam elimi kapının koluna atıyordum ki, kapının açılmasıyla dengem şaştı. Düşmemek için kendimi zor tuttum. İçeriden bağıra çağıra bir adam çıktı, ardında da kükremiş aslan gibi bizim Abdurrahman… 40 yıllık dostluğum süresince Abdurrahman’ı hiç böyle görmemiştim. Bu ne şiddet, bu ne celal diyesim geldi ama diyemiyorum ki, adam bağırıyor, Abdurrahman …

Haberi Oku

Asayiş Bey Kemal

Anadolu’nun küçük bir şehrinde büyüdüm. O kadar küçüktü ki, şehrin ortasına kurulan yığma kalenin etrafını dönmek, şehrin tamamını turlamak gibiydi. O nedenle bizim şehirde “Git gel Konya altı saat” deyimi yoktu, bunun yerine “Haydi kalkın, şöyle 5-10 dakika şehri gezelim” daveti vardı. En geç 10 dakikada biterdi bu gezi. Kalan …

Haberi Oku

Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı

Rahmetli Barış Manço’nun dillendirdiği Ahmet Beyin Ceketi şarkısının Ahmet Koşar’la ilgisinin olabileceğini pek az kişi bilirdi. Cekete konu edinen Ahmet Beyin de Şaşkın Bakkal olabileceğini belki yine çok az kişi bilirdi. Uzun yıllar Şaşkın Bakkal’da oturan Barış Manço, Ahmet beyi ve Şaşkın Bakkal’ı en iyi tanıyanlardan biriydi. Kimin bilip, kimin …

Haberi Oku

Şiddetli bir toplum

Sorunlarını kaba kuvvetle çözenlerin çoğunluğunun normal hayatında “iyi adam/iyi kadın” olduğunu düşünmesi ve buna inanması, şiddetsiz bir toplum özlemini değil de, şiddetli bir toplum olmamızın asıl nedenini açıklıyor. Şiddetin çok çeşidi ve çok sebebi var. Aslında şiddetin bir veya birden çok sebebi yok, bahanesi var. Şiddet, elindeki gücü bir başkasına …

Haberi Oku