Adıyaman

Vaka sayısında tur atladık

Adıyaman, en riskli illerde 9’dan 8’e çıktı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15-21 Şubat’ta 100 bin kişide görülen Kovid-19 vaka sayılarını iller bazında paylaştı. Bazı illerde belirgin artış gözlendi. Daha hızlı normal hayata dönebilmek için tedbirlere daha çok uyulması gerektiği belirtildi. Vaka sayısında belirgin artış gözlenen illerden birisi de Adıyaman. Geçen hafta 9’uncu sırada yer alan Adıyaman, bu hafta bir sıra daha ilerleyerek 8’inci sırada, en riskli iller arasında yer aldı.

En yüksek risk kategorisinde bulunan iller: Trabzon, Rize, Ordu, Giresun, Samsun, Osmaniye, Konya, Aksaray, Tokat, Karaman, Adıyaman ve Sakarya.

En düşük risk kategorisinde bulunan iller: Şırnak, Hakkari, Batman, Muş ve Iğdır.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, haftalık yüz bin nüfusa karşılığa gelen vaka sayısında bazı illerde belirgin artış oluğu konusunda uyardı.

Bakan Koca sosyal hesabından illere göre haftalık vaka sayısını içeren tabloyu paylaştı. Koca, “Haftalık 100.000 nüfusa karşılık gelen vaka sayısında bazı illerimizde belirgin artış var. Normalleşmeyi konuştuğumuz şu günlerde daha hızlı normal hayata dönebilmek için her birimiz tedbirlere daha çok uymalıyız” ifadelerini kullandı.

 

Corona virüse ‘hava durumu’ gibi takip

Marttan itibaren geçilecek kademeli gevşemede illerdeki vaka sayılarının yanı sıra aşılama oranları ve hastanelerin durumuna bakılacak. Her il için farklı olabilecek uygulamayı vatandaşlar hava durumu gibi takip edecek.

Pandemiyle mücadele kapsamında il il planlanan kademeli yöntemin ayrıntıları belli olmaya başladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 1 Mart’tan itibaren geçileceğini açıkladığı kademeli uygulamaya ilişkin altyapı çalışmaları sürerken, il pandemi kurullarının takip edeceği kriterler de oluşturuluyor. Buna göre, illerin pandemi seviyesini gösteren “Düşük, orta, yüksek ve çok yüksek riskli” kategorilerine geçiş kriterleri oluşturuluyor. Hangi durumda, hangi yasakların kalkacağına ilişkin bu listeler, il hıfzıssıhha kurullarına gönderilecek.

 

İllerde Neye Bakılacak?

Hürriyet gazetesinden Nuray Babacan’ın haberine göre, bu kuralların değişmesi ve bir ilin başka kategoriye geçişi için belirlenen kriterler bulunuyor. 100 bin üzerinden yapılan vaka sayısı hesabının yanı sıra, aşılama oranı, hastanelerin kapasitesi, yoğun bakımların kapasitesi gibi kriterler de göz önünde bulundurulacak.

 

İl İçi Uygulama

İl içi takip ise farklı işleyecek. Her ilçeye yönelik ayrı kararlar alınmayacak. İl, bir bütün olarak değerlendirilecek. İş hareketliliği ve geçirgenlik nedeniyle özellikle metropol ilçeleri birbirinden ayırmak ve farklı kurallar koymanın mümkün olmadığı belirtildi. Ancak vaka patlaması olduğunda bölgesel karantinaya gidilebilecek.

 

Hazirana Kadar Devam

Vatandaşlar, “hava durumu” gibi gidecekleri ilin durumu ile pandemi seviyesini öğrenmek ve yasakları bilmek zorunda olacak. Değişimler, gerekirse bir haftalık, normalde 14 günlük izlemelerden sonra yapılacak. Uzmanlar, yeni uygulanacak sistemin vatandaşlara iyi anlatılması gerektiğini belirtiyor. Yeni sistemin haziran ayına kadar bu şekilde devam etmesi planlanıyor. Gelişmelere bağlı olarak, yaz aylarında yeni bir plan söz konusu olabilecek.

 

Dünyadaki Seyir

Toplantılarda yapılan değerlendirmelerde, dünyadaki vaka sayılarında özellikle son iki haftada düşme eğilimi görüldüğü ancak yine de mutasyonlar nedeniyle belirsizliğin sürdüğü ifade edildi.

 

Karadeniz Vakaları da Konuşuldu

Pandemi nedeniyle yapılan toplantılarda Samsun ayrı bir başlık oldu. Samsun’da mutasyonlu virüse ilişkin verilerin yüksek çıkmasının nedenleri araştırılıyor. Mutasyonlu virüsün, son dönemlerde uçuş olmaması nedeniyle, bu bölgeye yaz aylarında gelen gurbetçilerden kaynaklanmış olabileceği ifade ediliyor. Mutasyonlu virüsün kış ayları boyunca çoğalmış olabileceği yorumları yapılıyor. Türk tipi mutasyonlu virüs olup olmadığı da araştırılıyor.

 

Karadeniz illerindeki vaka sayısının yüksek olması ise hava sıcaklığına bağlanıyor. Geçtiğimiz haftalarda bölgede 20 dereceyi aşan sıcaklık nedeniyle, toplumsal hareketliliğin arttığı ve kış aylarında bunalan Karadenizlilerin kuralları dikkate almadığı yorumları yapılıyor.

 

Kurallar İl Genelini Kapsayacak

-Her ilde sokağa çıkma yasağına ilişkin saatlere, yaşlı ve gençler için olan ayrı uygulamalara, tercihen kafe ve restoranların açık olup olmadığına bakılması gerekecek.

-Bir kişi seyahat etmek istiyorsa, kendi ilindeki kurallara göre takvim belirleyecek ve gideceği yerdeki kurallara tabi olacak. Ancak yaz döneminde ciddi yasaklar olmayacağı hesabıyla, bunun ciddi sorun yaratmayacağı düşünülüyor.

-Bir ilde sadece merkez ilçe değil, diğer ilçelerde de aynı program uygulanacak. Ancak vaka sayısında ciddi artışlar olduğunda bölgesel karantina uygulanacak. O zaman kurallar farklılaşabilecek.

-Bakan Koca’nın açıklamasına göre, 100 binde 10’un altındaki iller (düşük riskli) mavi, 100 binde 11-35 arası (orta riskli) sarı, 100 binde 36-100 arası (yüksek riskli) turuncu ve 100 binde 100’ün üstündeki iller (çok yüksek riskli) kırmızı olarak gösterilecek.

-İl bazında vaka sayıları haftalık olarak yayınlanacak. Böylece o illerde yaşayanlar, açıklanan vaka sayılarına bakarak kısıtlamaların gevşetilip gevşetilmeyeceğini ya da daha da genişletilip genişletilmeyeceğini önceden görecek. Önlemlerdeki değişikliklere 2 haftalık izleme sonrası karar verilecek.

 

Normalleşme için 5 kriter

Corona virüs salgınıyla mücadelede kademeli normalleşme 1 Mart itibarıyla başlıyor. “Yerinde karar” adı verilen yeni dönemde, yerel yönetimler, hıfzıssıhha kurullarının değerlendirmesine göre karar verecek. İllerde kademeli normalleşme için 5 kritere bakılacak. Peki “yerinde karar” döneminde kademeli normalleşme için kriterler ne olacak?

Yerinde karar dönemi kapsamında, iller verilere göre 4 gruba ayrılacak.

100 binde 10’un altında vaka görülen iller düşük riskli

11-35 arası vaka olan iller orta riskli,

36-100 arası vaka olan illerin yüksek riskli

100’ün üstünde vaka görülen iller ise çok yüksek riskli kategoride yer alacak.

Verilere göre, illerdeki kısıtlamalar azaltılacak veya artırılacak.

TRT Haber’e konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemalettin Aydın, kademeli normalleşmede göz önüne alınacak 5 kriteri açıkladı.

 

1- Hastanelerin Durumu

Şehirdeki hastanelerin yatak, yoğun bakım, solunum cihazı kapasitesi ve doluluk oranına bakılacak.

 

2- Vaka Sayısı

İllerin 100 bin kişide görülen vaka sayıları dikkate alınacak.

 

3- Test Sayısı

İllerde corona virüs testi yapılan kişi sayısı kararlarda belirleyici olacak.

 

4- Salgının Seyri

Salgının son 10-14 günlük zaman dilimindeki seyri göz önünde bulundurulacak.

 

5- Aşılama Durumu

Yaş ve demografik durum çerçevesinde şehirde kaç kişinin aşılandığı da kriterler arasında.

 

Restoranlar Açılacak mı?

Restoranların kaç kişiye hizmet verebileceği söz konusu kriterler göz önüne alınarak belirlenecek.

Bununla birlikte restoran girişlerinde HES kodu sisteminin de uygulanması bekleniyor.

 

Yüz Yüze Eğitim

Kademeli normalleşme kapsamında ilk adımın atılması beklenen yüz yüze eğitim için karar illerdeki salgın düzeyine göre verilecek.

 

Sokak Kısıtlamaları

Sokağa çıkma kısıtlamaları da salgının seyrine göre il bazında kademeli olarak kaldırılacak.

Normalleşme yönündeki kararlar sonrası vaka sayılarında artış görülürse yeniden kısıtlamaya gidilecek.

 

Pandemi ne zaman biter?

Bugüne kadar hekimler, uzmanlar, aşı üreticileri “Salgın ne zaman biter?” sorusunun yanıtını hep boş bıraktı. Ta ki düne kadar… Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Müdürü Dr. Hans Kluge, iyimser bir tahminle Covid-19 salgınının 2022 yılının başlarında biteceğini söyledi. Aynı soru bu kez pandeminin başından beri canla başla çalışan Türkiye’deki hekimlere soruldu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınının 2022 yılının başlarında biteceğini söyledi.

Danimarka devlet yayıncısı DR’ye açıklamalarda bulunan Kluge, 2021 yılının da Covid-19 yılı olacağını, ancak 2020 yılına göre daha temkinli ve yönetilebilir olacağını vurguladı.

 

Kaderimiz Aşı Şirketlerine Bağlı

Hürriyet gazetesinden Fulya Soybaş’ın haberinde aynı soru sorulan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, ‘Salgının ne zaman biteceği aşı şirketlerinin ne hızda aşı üreteceğine bağlı’ dedi ve şöyle devam etti: “Pandemi demek ‘küresel sorun’ demektir. Yani bu salgını dünya çapında kontrol altına almadığınız müddetçe ‘Maskeler havaya, hurra!’ diyemezsiniz. Küresel bir sorun sadece ülkesel bazda çözülmez. BM’nin açıklamasına göre dünya genelinde 130 ülkeye aşı gitmiş değil. Daha çok aşıya ve yeni aşılara ihtiyacımız var. Ama şunu söylemeden de geçmeyeyim. Türkiye aşılamayı bugün ki hızla götürebilir, mayıs ayı sonunda Sağlık Bakanlığımızın hedeflediği 100 milyon aşılamayı yakalayabilirsek bizi geçen yıla oranla daha iyi bir yazın beklediğini söyleyebilirim. Maskeyi çıkarmak içinse çok erken. Toplumsal bağışıklığı aşılama ile sağlayabilirsek, maskeleri çıkaramasak da önümüzdeki sonbahar daha medeni bir toplum haline yeniden dönüşebiliriz.”

 

Tarih Vermek Çok İyimserce

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, ‘Zor yerden sordun?’ diyor. Peki, bu soruyu yanıtlamak, net bir tarih vermek neden zor? Prof. Dr. İlhan şöyle özetliyor: “Büyük bir motivasyon ile umut dolu bir açıklama yapmış Dr. Kluge. Bir tarih vererek iyimser davranmış. Bir kere bitecek ne demek? Nasıl bitecek? Burada kasıt günlük-sosyal hayatın bir şekilde devam edeceği ise… Belki bu olabilir ama şahsi fikrim rahatlama demek maske-mesafe-hijyenden uzaklaşmak demek değil. Bu savaşı hayatımızdan 3 temel prensibi; maske-mesafe-hijyeni çıkararak kazanamayız. Çünkü salgın devam ediyor. Virüs mutasyonlara uğruyor. Evet, virüsü artık daha iyi tanıyoruz ama bir tarih vermek çok iddialı olur. Ama şunu diyebilirim: “Bu salgının ne zaman sona ereceği aşılamayla beraber global gelişmelerle de doğru orantılı olacak…”

 

2022’de Ciddi Bir Kırılma Olabilir

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nden enfeksiyon uzmanı Dr. Gökçe İnan: “Net bir tahmin mümkün değil. Hiçbir sağlık otoritesi ‘Kesin şu tarih’ diyemez. Dr. Kluge’de ‘Benim kişisel tahminim’ dedi. Katılıyor muyum? Evet. Açıkçası ben de 2022 başlarında ciddi düzeyde bir kırılma olabileceğini düşünüyorum. Beni endişelendiren şeyse mutasyonlar. Gerçi çok sıkı takip altında. Türkiye’de de Cerrahpaşa’da mutasyonların genetik analizleri yapılıyor. Aşıların mutant virüslere kısmi etkili olacağı öngörüsü de var. Ayrıca aşılar çeşitlenir ve herkes kendi ülkesinde üretmeye başlarsa aşıya ulaşım da kolaylaşacak. Bu çerçeveden bakarsak gelecek yıl, bu yıl ve önceki yıla göre daha rahat olabilir. Kısıtlamalar kalkar mı? Bir süre daha devam edeceği aşikâr. Çünkü şu ana kadar dünya genelinde 100 milyon kişi aşılandı. Toplumun yüzde 60’ı bağışıklık kazanmadan sürü bağışıklığından söz edemeyiz. Herkesin aşıya ulaşabildiği ve belli bir antikor seviyesi yakalandığı gün bu iş biter.”

 

Dünya Ortak Malımız Dersek Biter

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Başkanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, net bir tarih vermekten kaçınıyor ve ‘Bu işin kıstasları var’ diyor. ‘Salgın bitti’ diyebilmenin koşullarını ise şöyle özetliyor: “Ülkeler, insanlar kısaca dünya birlikte yaşamaya karar verirse, zenginler fakirlere yardım ederse, su ve temizlik maddesi ile aşı konusunda destek sağlarsa, bunlarla beraber tedbirlere uymaya devam edersek bu salgın biter. Bunları yapmazsak ne olur? O işte belli olmaz. Çünkü virüs farklı mutasyonlara meyilli. Bir formdan diğerine kolaylıkla geçebiliyor. Burada kilit nokta aşılanma, ‘dünya ortak malımızdır’ diyebilmek ve tedbirleri elden bırakmamak. Dünyada hiçbir salgın yoktur ki onlarca, yüzlerce yıl sürsün. Bu noktalara önem verirsek, gittikçe azalan bir trend oluşacağını ve geçen yıla kıyasla önümüzdeki yıl bir tık daha rahatlayacağımızı ve sonrasında da bir noktada bu işin grip gibi bir enfeksiyona dönüşeceğini düşünüyorum.”

Haber: Mehmet Ünsal

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu