Adıyaman

“İhlaller, adalete olan güveni zedeliyor”

Adıyaman Barosu İnsan Hakları Komisyonundan Açıklama:

Adıyaman Barosu İnsan Hakları Komisyonu, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle bir açıklama yaptı.

Kurul adına açıklamayı okuyan İnsan hakları Komisyon Başkanı Av.İbrahim Polat, Ülkemizdeki temel hak ve özgürlükler konusundaki ihlaller de her geçen gün artmaktadır.  15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşanan süreçteki hak ihlalleri bu durumu somut bir şekilde ortaya koymaktadır. OHAL KHK ları ile yürütülen süreçte birçok insanın temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmiştir. İnsanların birçoğu sebepsiz bir şekilde, savunması alınmadan görevlerinden alınmışlardır. Yine birçok kimse adil yargılanma hakkını ihlal edecek şekilde yargılanmıştır. Devletlerin varlığını sürdürebilmesinin temeli olan ADALET kavramının içi boşaltılmıştır. Ülkemizdeki hak ihlalleri nedeniyle adalete olan güven her geçen gün azalmaktadır. Yargı sistemi üzerinde kurulan siyasi baskılar ve yargı mensuplarının güvenceden yoksun bırakılması bu durumun en temel sebeplerindendir. Yürütme erkinin yasama ve yargı erki üzerinde kurmuş olduğu bu hakimiyetin ülkemizin geleceğine ve temel insan hak ve özgürlüklerine hiçbir katkısı bulunmamaktadır. FETÖ adı altında farklı siyasi düşüncelere sahip binlerce insan meslekten alınmış ve toplum içerisinde itibarsızlaştırma politikaları uygulanmıştır. Adli yargılamalar neticesinde Beraat veya Kovuşturmaya Yer Olmadığına İlişkin Kararlar verilmesine rağmen bu kimseler kamu görevine alınmamıştır. Devlet üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek ülkede yolsuzluk, rüşvet ve iltimas meşru hale dönüştürülmüştür. Özellikle hakim ve savcı alımında mülakat adı altında çok ciddi hak ihlalleri gerçekleştirilmektedir. Adalet temelli bir düzen kurulabilmesi için mülakat uygulamasına son verilmeli ve kamu görevine alım şartları kanun ile düzenlenmelidir. Anayasada belirtilen ve güvence altına alınan yargı bağımsızlığı kavramı sadece kağıt üzerinde kalmıştır. Eşit, özgür, adil bir gelecek için yargı bağımsızlığının sağlanması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.” Dedi.

Polat, “İş kazalarında Avrupa’da ve Dünyada ilk sıralarda yer alan ülkemizde her geçen gün iş cinayetleri artmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2019 yılının ilk 11 ayında toplam 1606 işçi hayatını kaybetmiştir. İşçi cinayetlerini ve işçilerin uğramış olduğu hak ihlallerinin önüne geçmek için bir an önce gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu konuda kalıcı çözümler üretilebilmesi için demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla sorunlar ve çözüm önerileri samimi bir şekilde tartışılmalıdır. Ülkemizin yapı taşı olan işçilerimizin emeği hiçbir kirli çıkarın kurbanı edilmemelidir.  Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet eylemleri her geçen gün artmasına karşın bu konuda hiçbir tedbir alınmaması bu durumun bilinçli politikaların sonucu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Çocuklar bireysel silahlanma, intihar, trafik kazaları, ev kazaları, yangınlar, afetler, toplumsal olaylar, aile içi şiddet, akran şiddeti gibi önlenebilir sebeplerle yaşamlarını kaybetmeye, şiddete, istismara maruz kalmaya devam etmektedir. Yine bugün isimlerini sayamayacağımız sayısız kadın fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmakta, istismara uğramakta ve bunun yanı sıra en temel insan hakkı olan yaşam hakları ihlal edilmektedir. Canice hayatları elinden alınan kadınların bu hak ihlalleri karşısında yetkili makamların tek yaptıkları samimiyetsiz kınama mesajlarından ibarettir. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından yayımlanan raporda erkekler tarafından 2019 yılının ilk 11 ayında 422 kadın cinayetinin işlendiği yayımlanmıştır. Kadın cinayetlerinin ve kadınların yaşadığı hak ihlallerinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması zorunluluk taşımaktadır.” dedi.

Basın özgürlüğüne de değinen Polat, “Basın özgürlüğünün güçlendirilmesi için çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşu Sınır Tanımayan Gazetecilerin yayınladığı 2019 yılı raporuna göre ülkemiz basın özgürlüğünde, 180 ülke arasında 157. Sıraya gerilemiştir. Ülkemizde basın özgürlüğü konusunda çok detaylı çalışmalar ve düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Çünkü basın özgürlüğünün olmadığı bir ortamda hak ihlallerinin yaşanmaması kaçınılmazdır. Özgür düşüncenin önündeki tüm uygulama ve yasal düzenlemelerin kaldırılması gerekmektedir.  Suriye’de yaşanan iç savaş ile birlikte ülkemizde mültecilerin sayısı ve bunların yaşadığı hak ihlalleri de artmıştır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre 2,9 milyon kişiyle dünyada en çok mültecinin bulunduğu ülke Türkiye’dir. Mültecilerin barınma, eğitim, sağlık ihtiyaçları için kalıcı çözüm politikaları üretilmelidir. Mültecilerin ülkemizde yaşadığı sayısız hak ihlallerinin önüne geçmek için imzaladığımız uluslar arası sözleşmelerin derhal uygulanması gerekmektedir. Ülkemizdeki bu hak ihlallerinin dışında da cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlüler sağlıksız ve insani olmayan koşullar altında yaşamaktadırlar. Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminden sonra oluşturulan antidemokratik ortamdaki uygulamalar nedeniyle düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü yok sayılmıştır. Güvenlik politikaları ve siyasi çıkarlar nedeniyle insanların seçme ve seçilme hakkı ihlal edilerek seçilmiş belediye başkanlarının yerine hukuksuz bir şekilde kayyumlar atanmıştır. Yine bu süreçte çıkartılan hukuksuz yasal düzenlemeler nedeniyle insanların toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkı ihlale uğramıştır. Sonuç olarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 71. Yıldönümünü kutladığımız bugünde yukarıda belirttiğimiz ve dahası olan sayısız hak ihlallerinin sona ermesi amacıyla Adıyaman Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak bu yolda mücadeleye devam edeceğimizi ve insan haklarına değer veren bir ülke için çalışacağımızı kamuoyuna beyan ederiz.” dedi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu