Adıyaman

“Ekmeğimiz Her Geçen Gün Küçülüyor”

Emek ve Demokrasi Platformundan 1 Mayıs Açıklaması;

Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu Adına bir açıklama yapan Tarım Orkam Sen İl Temsilcisi Yusuf Demirci, 1 Mayıs Emek ve Demokrasi Günü nedeniyle bir açıklama yaparak, ücretlerin eridiğini, ekmeğin her gün daha da küçüldüğünü söyledi.

Tarım Orkam Sen İl Temsilcisi Yusuf Demirci, “Tüm insanlığın ‘yeni bir başlangıca’ olan ihtiyacının yakıcı hale geldiği bir süreçten geçiyoruz. Yaşadığımız mahalleden şehrimize, çalıştığımız işyerinden ülkemize tüm dünya bir salgınla sarsılıyor.  Savaş ve çatışmalarla. Nükleer, termik, jeotermal santralleri,  siyanürlü maden aramaları ile. Atmosfere, toprağa saldığı zehirli gazları, atıklarıyla.  Ekolojik krizlere, salgın hastalıklara yol açan, Her baktığı yerde sadece doların yeşilini ve petrolün siyahını gören, gölgesini satamayacağı ağacı kesen  kapitalist barbarlığın yarattığı yıkımın faturasını milyonlarca insan canlarıyla, doğa geri dönüşü olmayan tahribatlarla ödüyor.  Gözü doymak bilmeyen barbarlık, pandemi koşullarında bile sömürü çarklarını milyonlarca işçinin, emekçinin canıyla, kanıyla döndürmeye çalışıyor.  İşçiler, emekçiler durduğunda ekonominin duracağını, hayatın duracağını çok iyi biliyor. Bunun için salgın koşullarında işe gitmek zorunda bıraktığı işçilere, emekçilere “vazgeçilmezler” diyor. Ancak kendi varlığını sürdürebilmek için milyonlarca işçiden, emekçiden, sağlıklarından ve canından vazgeçmesini istiyor.” dedi.

Demirci, Bizler; hemşiresinden doktoruna, mühendisinden teknisyenine, öğretmeninden vergi dairesi çalışanına, posta dağıtıcısından makinistine, mübaşirinden zabıt katibine, hizmetlisinden itfaiyecesine bu ülkenin kamu emekçileri olarak “vazgeçilemezler” ordusunun bir parçasıyız. Bizler; adaletin, demokrasinin, barışın, sendikal hakların yok sayıldığı, emeğin hak arama yollarının kapatıldığı bir ülkenin kamu emekçileriyiz. Yıllardır emeğimizle, alın terimizle insanca çalışma, insanca yaşama mücadelesi veriyoruz. Bugün, salgının günde 300’den fazla insanımızı aramızdan kopardığı koşullarda sömürü çarkları tüm emekçiler gibi bizim için de daha acımasız dönüyor. Krizle birleşen pandemide sorunlarımız katlanarak artıyor. Ancak bizi kamu emekçisi olarak değil, kapı kulu olarak görenler dün olduğu gibi bugün de sesimizi duymuyor. Evrensel normlara uygun grev hakkı ile tamamlanmış gerçek toplu pazarlık hakkımız yok sayılıyor. Emeğin saflarında Truva atı görevini yerine getirenlerle yapılan, hiçbir sorunumuzu çözmeyen, mutabakatlarla yetinmemiz isteniyor.” dedi.

Güvenceli çalışma hakkımız yok

Demirci, “Güvenceli-kadrolu çalışma hakkımız yok sayılıp, 4-B’li, 4-C’li, sözleşmeli, ücretli, vekil, taşeron elemanı gibi onlarca parçaya bölünmüş güvencesiz istihdama mahkum olmamız bekleniyor.   TÜİK’in sahte enflasyon rakamlarına endekslenen artışlar sonucunda her yıl açlık sınırına biraz daha fazla yaklaşan maaşlarla yetinmemiz isteniyor.  Ekmeğimizin her geçen gün küçüldüğü, Haklarımızın, özgürlüklerimizin ortadan kaldırıldığı Her seferinde bizim değil, sermayenin, patronların yüzünü güldüren Bu bozuk düzen, bizim düzenimiz değil.” dedi.

Haber: Mehmet Celal Geyik

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu