Adıyaman

“Bütçeler halktan alınıp, sermayeye aktarılıyor”

KESK’ten 2020 Bütçe Değerlendirmesi;

KESK Adıyaman Şubeler Platformu Adına bir açıklama yapan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, 2020 bütçesini eleştirerek, “Bütçeler kaynakların kimlerden toplandığını ve söz konusu kaynakların kimlerin ihtiyaçları için kullanıldığını gösteren belgelerdir. Dolayısıyla bir ülkede mevcut sitemin, iktidarın kimden hangi sosyal sınıf ve tabakadan yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçesine bakmaktır.” dedi.

Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren “Artmaya devam eden hayat pahalılığı sonucunda halk tüketimini alabildiğine kısmıştır.  Hane halklarının toplam nihai tüketim harcamaları da tıpkı büyüme oranları gibi son üççeyrek dönemdir düşmeye devam etmektedir. Diğer taraftan resmi veriler gelir dağılımında yaşanan adaletsizliğin de artmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır. Öte yandan söz konusu TÜİK araştırması %26,5 oranı ile Türkiye’nin Avrupa’da ciddi maddi yoksunluk oranın en yüksek olduğu ülkesi olduğunu göstermektedir.  Yani Türkiye’de her bin kişiden 265’i; çamaşır makinesi-renkli televizyon- telefon-otomobil-beklenmedik harcamalar-evden uzakta bir haftalık tatil -kira, konut kredisi, borç ödemeleri- evin ısınma ihtiyacı- iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemekten oluşan dokuz maddeden en az dördünü ekonomik olarak karşılayamamaktadır.” dedi.  

Dağdeviren, “Bütçeler kaynakların kimlerden toplandığını ve söz konusu kaynakların kimlerin ihtiyaçları için kullanıldığını gösteren belgelerdir. Dolayısıyla bir ülkede mevcut sitemin, iktidarın kimden hangi sosyal sınıf ve tabakadan yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçesine bakmaktır. Ne yazık ki Türkiye’de yıllardır bütçeler ülke kaynaklarının, emekçilerden, halktan alınan vergilerin sermayeye-patronlara, yandaşlara aktarılmasının bir aracı haline dönüşmüştür.” dedi.

Dağdeviren, “Bir ülkede vergide adaletin sağlanması için öncelikle çok kazanandan çok,  az kazanandan az vergi alınmalıdır. Ayrıca vergilerin toplamı içinde gelir-kazanç ve mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yani dolaysız vergilerin tüketim-harcama üzerinden alınan vergilerden yani dolaylı vergilerden fazla olmasını sağlayan düzenlemeler yapılmalıdır.  Oysa Türkiye’de yıllardır tam tersi bir durum vardır.  Adaletsizlik daha baştan vergi kanunları ile yaratılmaktadır. Söz konusu kanunlarda yer alan ‘ayrıcalıklar veya istisna ve muafiyetler’  sonucunda devlet her yıl on milyarlarca vergi gelirinden vazgeçmektedir. Buna da “vergi harcaması” denilmektedir.   Bütçe yasa teklifine göre devletin 2020 yılında 195,6 Milyar,  2021’de 222,7 Milyar, 2022’de ise 251,4 Milyar TL vergi gelirinden vazgeçmesi hedeflenmektedir.  Alınmaktan vazgeçilen bu vergilerin büyük bir çoğunluğu sermaye kesimlerinin ödediği vergilerdir. Dolayısıyla çok kazananlardan, holdinglerden, şirketlerden, patronlardan vergi al(a)mayanlar tüm yükü kamu emekçilerine,  işçilere yıkmaktadır.” dedi.”

Güne Bakış Haber Merkezi

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı