“Kerbela’nın acısı, bütün acıları bastırdı”

05 Kasım 2014 Çarşamba, 10:43

Muharrem Ayı Hoşgörü İftarında Konuşan Belediye Başkanı Kutlu:

“Kerbela’nın acısı, bütün acıları bastırdı”

 

Adıyaman Belediyesi ile İl Müftülüğü tarafından Muharrem ayı dolayısıyla iftar yemeği verildi.

Adıyaman Belediyesi ve İl Müftülüğü’nün Hisar Salonda birlikte düzenledikleri iftar programına toplumun her kesiminden yoğun katılım oldu.

Muharrem iftarına Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş, Belediye Başkanı F. Hüsrev Kutlu, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Talha Gönüllü, İl Genel Meclisi Başkanı Salih Şahan, Vali Yardımcısı Levent Öztin, İl Emniyet Müdürü Fikret Salmaner, İl Müftüsü Mehmet Ali Öztürkçü, Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Bölge Metropoliti Grigoryos Melki Ürek, Baro Başkanı Hasan Demir, Belediye Meclis Üyeleri, Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Ayla Pektaş,  Kamu ve Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, Adıyaman’daki Alevi ve Sünni kanaat önderleri, Alevi dedeleri, köy ve mahalle muhtarları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kur’an-ı Kerim’in okunmasıyla başlayan programda Kerbela şehitleri için dua edildi. Mersiyeler ve muharremiyeler okunduktan sonra ezanın okunmasıyla iftarlar açıldı. Düzenlenen iftarda, Ehl-i beyt inancına göre Muharrem ayında bıçak kullanılmadığı, su içilmediği ve et yenilmediği için bunlar iftar menüsünde yer almadı. İftar öncesi günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan İl Müftüsü Mehmet Ali Öztürkçü; “Her dinin, her milletin kutsal saydığı veya diğer zaman dilimlerinden farklı olarak bir farklılık kabul ettiği kendine has belirli gün ya da ayları vardır. İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı da haram aylarındandır. Mübarek bir aydır. Bu akşam içinde bulunduğumuz Muharrem ayının 10’uncu günü, yani Aşure günüdür. Haram aylar cahiliye devrine göre hürmet edilmesi gereken, savaş yapılması ve kan dökülmesi yasak olan Kameri aylardır.

Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail zamanından beri Araplar bu esasa göre riayet edegelmişlerdir. Haram aylarında savaş yapılmamıştır. Yılın bu dönemi bir barış zamanı olmuştur. İslam’ın gelmesiyle barış genel bir prensip haline gelmiş. Saldırıya maruz kalınmaması ve tebliğe engel olunmamasına has zorunlu bir durum olmadıkça barış her zaman ön planda tutulmuştur.

Haram aylar 4 aydır. Bunlardan biri de Muharrem ayıdır.  Muharrem ayının haram ayları içinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Zira bu ayda cereyan eden çok önemli olaylar, hadiseler olmuştur. Muharrem ayı Kameri yılın ilk ayıdır. Hicri yılbaşıdır. Hicri tarih hazreti Muhammed (sav)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlar. Aşure günü önemli ve kıymetli bir gündür. Hazreti peygamber Medine’ye geldiği zaman Yahudilerin oruç tutuklarını gördü. ‘Bu nedir’ diye sordu. ‘Bu hayırlı bir gündür. Bu Allah’ın İsrailoğulları’nı düşmanlarından kurtardığı bu sebeple de Hazreti Musa’nın oruç tutuğu gündür’ dediler.

Bunun üzerine Hazreti Peygamber (sav.) ‘Ben Musa’ya sizden daha layığım’ buyurdu. Hem kendisi bugünde oruç tuttu, hem de başkanlarına oruç tutmalarını emretti. Çok eskiden beri devam eden Aşure aşı ise Osmanlılar döneminde sarayda pişirilmiş, Aşure testisi denilen özel kaplarla saray dairelerine ve saray halkına birkaç gün süreyle dağıtılmıştır.

Hazreti Nuh’un gemisi tufandan kurtulup Cudi dağına aşure günü oturmuştur. Hazreti İbrahim Nemrut’un ateşinden bugün kurtulmuştur. Hazreti Âdem aleyhi selamın tövbesi de bugünde kabul edilmiştir. Hazreti Yakup aleyhi selam oğlu Hazreti Yusuf’a bugün kavuşmuştur. Bütün bunlarla birlikte Hicri 61, Miladi 687 Muharrem ayının 10’uncu Cuma günü sevgili Peygamberimizin ‘Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım’ dediği cennet bahçelerinin efendisi olarak tabir ettiği Hazreti Aliyül Murtaza’nın Hazreti Fatimatül Zehra’nın ciğerparesi olan Hazreti İmam Hüseyin’in ve pek çoğu ehli beytinden olan 70 kişinin Kerbela çölünde şehadete ulaştıkları gündür.

Yürekleri parçalayan bu acı dünyanın neresinde olursa olsun mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun Resulü Ekrem’e, ashabına ve ehli beyti Mustafa’ya muhabbet besleyen her Mü’min’in ortak acısıdır. Tarihimiz bunun şahididir. Bu duygu ve düşüncelerle ümmeti olmakla şeref duyduğumuz efendimiz Hazreti Muhammed’e, onun alına, ashabına, ehli beytine, salat ve selam ediyor, bütün ehli Mustafa’yı, Hazreti Fatımatül Zehra’yı, Hazreti Hasan, Hazreti Zeyneb’i, hasseten şehadetinin 1371. Yılında şehitlerin serdarı Hazreti Hüseyin efendimizi, Kerbela şehitlerini, bugüne kadar ilayı kelimetunun izzet ve şerefi için can veren bütün şühedayı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum” dedi.

 

Hz.Hüseyin Peygamberimizin ciğerparesiydi

Alevi Dedesi ve Kanaat Önderi Ali Büyükşahin ise;  konuşmasında, Kerbala olayına değinerek; “Bugün Muharrem ayının onuncu günüdür. Hz Hüseyin efendimizin 72 yakını ile birlikte Kerbela çölünde susuz bir şekilde şehit ettirilmesinin yıl dönümüdür. Hz Hüseyin, Peygamber efendimizin ciğerparesi idi. Bu acı yıllardır devam ediyor ve dünyanın sonuna kadar da devam edecektir. Hz Hüseyin, basiretsiz ve basit olan Yezid’e biat etmedi. Hz. Hüseyin insanlık uğruna savaştı. İslam dini, güzelliğin, doğruluğun, hoşgörünün, güzel ahlakın ve barışın simgesidir. Yezid’in iktidar hırsı uğruna Hz. Hüseyin’i ve 72 yakınını katletmesi hiçbir zaman unutulmayacaktır. Gelin birlikte olalım, gelin hoşgörü içerisinde olalım. Birbirimizi yok etmeyelim. Egemen güçlerin oyununa da gelmeyelim. Ama ne yazık ki egemen güçler bizi oyuna getiriyor ve bizi yok etmeye çalışıyorlar. Hz Muhammed efendimiz İslam dinini yaymakla dünyaya huzur ve mutluluk vermiştir. Ne yazık ki biz Peygamber efendimizin yolunu takip edemedik. Gelin kardeşçe birbirimize yaklaşalım ve birbirimizi kucaklayalım” dedi.

 

Kerbela Faciası, bütün acıları bastırdı

Bugünün İslam tarihinde birçok hadisenin yaşandığı Muharrem’in onuncu günü olduğunu belirten Belediye Başkanı Fehmi Hüsrev Kutlu ise; “Kerbela faciası hepsini bastırmış ve o acı bugüne kadar gelmiştir. O gün İslamiyet daha taze iken bir dünya menfaati ve saltanat kavgası ölümle karşı karşıya getirmiştir. O gün iktidarını muhafaza etmek için Resulullah’ın torununu ve yakınlarını yok etmeyi göze alan gözü dönmüş kimseler, bugün de yine iktidarını genişletmek için çeşitli toplumlarda insanların ölmesine göz yumacak şekle dönmüştür.

Bu kavga dünya döndükçe devam edecektir. Bize düşen ise haklının yanında yer almaktır. Hz. Hüseyin efendimiz hakkı güce teslim etmemek için canını ortaya koymuş ve canını feda etmiştir. Ama onu şehit edenler anılmazken veya anıldığı zaman lanetlenirken, orda şehit olanlar minnet ve rahmetle yâd edilmektedir. Muharrem ayının birlik ve beraberliğimize vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

 

Muharrem, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulan gündü

Muharrem ayının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini dileyerek konuşmasına başlayan Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş ise, “Böyle anlamlı bir programı hazırlayan Belediye Başkanlığımıza ve İl Müftülüğümüze teşekkür ediyorum. Adıyaman’da göreve başladığım günden beri mübarek Muharrem ayı dolayısıyla gerek kamu kurumlarımız, gerek çeşitli sivil toplum kuruluşlarımız gerekse de hayırsever vatandaşlarımız tarafından iftar programları düzenlenmektedir. Bu iftarlar ilimizde birlik ve beraberliğin güçlenmesine ve artmasına vesile olmaktadır.

Son günlerde bazı olayları bahane etmek isteyen dış mihraklar ilimize de el attılar. Bir kaç gün ilimizde de bazı huzursuzluklar meydana geldi. Ancak, kanaat önderlerimizin ve sağduyulu vatandaşlarımızın sayesinde bu pek fazla sürmedi. İnşallah bu olaylar mazide kötü bir örnek olarak kalır ve bir daha böyle şeylere tevessül edilmez. Muharrem ayı, ülkemizin her zaman birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyaç duyduğu bir gündür. Kerbela olayı hepimizin içini inciten bir vakadır. Kerbela’da şehit olan başta Hz. Hüseyin efendimiz olmak üzere bütün şehitlerimize rahmet diliyorum” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

Muharrem Ayı Hoşgörü İftarında Konuşan Belediye Başkanı Kutlu:

“Kerbela’nın acısı, bütün acıları bastırdı”

 

Adıyaman Belediyesi ile İl Müftülüğü tarafından Muharrem ayı dolayısıyla iftar yemeği verildi.

Adıyaman Belediyesi ve İl Müftülüğü’nün Hisar Salonda birlikte düzenledikleri iftar programına toplumun her kesiminden yoğun katılım oldu.

Muharrem iftarına Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş, Belediye Başkanı F. Hüsrev Kutlu, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Talha Gönüllü, İl Genel Meclisi Başkanı Salih Şahan, Vali Yardımcısı Levent Öztin, İl Emniyet Müdürü Fikret Salmaner, İl Müftüsü Mehmet Ali Öztürkçü, Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Bölge Metropoliti Grigoryos Melki Ürek, Baro Başkanı Hasan Demir, Belediye Meclis Üyeleri, Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Ayla Pektaş,  Kamu ve Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, Adıyaman’daki Alevi ve Sünni kanaat önderleri, Alevi dedeleri, köy ve mahalle muhtarları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kur’an-ı Kerim’in okunmasıyla başlayan programda Kerbela şehitleri için dua edildi. Mersiyeler ve muharremiyeler okunduktan sonra ezanın okunmasıyla iftarlar açıldı. Düzenlenen iftarda, Ehl-i beyt inancına göre Muharrem ayında bıçak kullanılmadığı, su içilmediği ve et yenilmediği için bunlar iftar menüsünde yer almadı. İftar öncesi günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan İl Müftüsü Mehmet Ali Öztürkçü; “Her dinin, her milletin kutsal saydığı veya diğer zaman dilimlerinden farklı olarak bir farklılık kabul ettiği kendine has belirli gün ya da ayları vardır. İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı da haram aylarındandır. Mübarek bir aydır. Bu akşam içinde bulunduğumuz Muharrem ayının 10’uncu günü, yani Aşure günüdür. Haram aylar cahiliye devrine göre hürmet edilmesi gereken, savaş yapılması ve kan dökülmesi yasak olan Kameri aylardır.

Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail zamanından beri Araplar bu esasa göre riayet edegelmişlerdir. Haram aylarında savaş yapılmamıştır. Yılın bu dönemi bir barış zamanı olmuştur. İslam’ın gelmesiyle barış genel bir prensip haline gelmiş. Saldırıya maruz kalınmaması ve tebliğe engel olunmamasına has zorunlu bir durum olmadıkça barış her zaman ön planda tutulmuştur.

Haram aylar 4 aydır. Bunlardan biri de Muharrem ayıdır.  Muharrem ayının haram ayları içinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Zira bu ayda cereyan eden çok önemli olaylar, hadiseler olmuştur. Muharrem ayı Kameri yılın ilk ayıdır. Hicri yılbaşıdır. Hicri tarih hazreti Muhammed (sav)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlar. Aşure günü önemli ve kıymetli bir gündür. Hazreti peygamber Medine’ye geldiği zaman Yahudilerin oruç tutuklarını gördü. ‘Bu nedir’ diye sordu. ‘Bu hayırlı bir gündür. Bu Allah’ın İsrailoğulları’nı düşmanlarından kurtardığı bu sebeple de Hazreti Musa’nın oruç tutuğu gündür’ dediler.

Bunun üzerine Hazreti Peygamber (sav.) ‘Ben Musa’ya sizden daha layığım’ buyurdu. Hem kendisi bugünde oruç tuttu, hem de başkanlarına oruç tutmalarını emretti. Çok eskiden beri devam eden Aşure aşı ise Osmanlılar döneminde sarayda pişirilmiş, Aşure testisi denilen özel kaplarla saray dairelerine ve saray halkına birkaç gün süreyle dağıtılmıştır.

Hazreti Nuh’un gemisi tufandan kurtulup Cudi dağına aşure günü oturmuştur. Hazreti İbrahim Nemrut’un ateşinden bugün kurtulmuştur. Hazreti Âdem aleyhi selamın tövbesi de bugünde kabul edilmiştir. Hazreti Yakup aleyhi selam oğlu Hazreti Yusuf’a bugün kavuşmuştur. Bütün bunlarla birlikte Hicri 61, Miladi 687 Muharrem ayının 10’uncu Cuma günü sevgili Peygamberimizin ‘Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım’ dediği cennet bahçelerinin efendisi olarak tabir ettiği Hazreti Aliyül Murtaza’nın Hazreti Fatimatül Zehra’nın ciğerparesi olan Hazreti İmam Hüseyin’in ve pek çoğu ehli beytinden olan 70 kişinin Kerbela çölünde şehadete ulaştıkları gündür.

Yürekleri parçalayan bu acı dünyanın neresinde olursa olsun mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun Resulü Ekrem’e, ashabına ve ehli beyti Mustafa’ya muhabbet besleyen her Mü’min’in ortak acısıdır. Tarihimiz bunun şahididir. Bu duygu ve düşüncelerle ümmeti olmakla şeref duyduğumuz efendimiz Hazreti Muhammed’e, onun alına, ashabına, ehli beytine, salat ve selam ediyor, bütün ehli Mustafa’yı, Hazreti Fatımatül Zehra’yı, Hazreti Hasan, Hazreti Zeyneb’i, hasseten şehadetinin 1371. Yılında şehitlerin serdarı Hazreti Hüseyin efendimizi, Kerbela şehitlerini, bugüne kadar ilayı kelimetunun izzet ve şerefi için can veren bütün şühedayı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum” dedi.

 

Hz.Hüseyin Peygamberimizin ciğerparesiydi

Alevi Dedesi ve Kanaat Önderi Ali Büyükşahin ise;  konuşmasında, Kerbala olayına değinerek; “Bugün Muharrem ayının onuncu günüdür. Hz Hüseyin efendimizin 72 yakını ile birlikte Kerbela çölünde susuz bir şekilde şehit ettirilmesinin yıl dönümüdür. Hz Hüseyin, Peygamber efendimizin ciğerparesi idi. Bu acı yıllardır devam ediyor ve dünyanın sonuna kadar da devam edecektir. Hz Hüseyin, basiretsiz ve basit olan Yezid’e biat etmedi. Hz. Hüseyin insanlık uğruna savaştı. İslam dini, güzelliğin, doğruluğun, hoşgörünün, güzel ahlakın ve barışın simgesidir. Yezid’in iktidar hırsı uğruna Hz. Hüseyin’i ve 72 yakınını katletmesi hiçbir zaman unutulmayacaktır. Gelin birlikte olalım, gelin hoşgörü içerisinde olalım. Birbirimizi yok etmeyelim. Egemen güçlerin oyununa da gelmeyelim. Ama ne yazık ki egemen güçler bizi oyuna getiriyor ve bizi yok etmeye çalışıyorlar. Hz Muhammed efendimiz İslam dinini yaymakla dünyaya huzur ve mutluluk vermiştir. Ne yazık ki biz Peygamber efendimizin yolunu takip edemedik. Gelin kardeşçe birbirimize yaklaşalım ve birbirimizi kucaklayalım” dedi.

 

Kerbela Faciası, bütün acıları bastırdı

Bugünün İslam tarihinde birçok hadisenin yaşandığı Muharrem’in onuncu günü olduğunu belirten Belediye Başkanı Fehmi Hüsrev Kutlu ise; “Kerbela faciası hepsini bastırmış ve o acı bugüne kadar gelmiştir. O gün İslamiyet daha taze iken bir dünya menfaati ve saltanat kavgası ölümle karşı karşıya getirmiştir. O gün iktidarını muhafaza etmek için Resulullah’ın torununu ve yakınlarını yok etmeyi göze alan gözü dönmüş kimseler, bugün de yine iktidarını genişletmek için çeşitli toplumlarda insanların ölmesine göz yumacak şekle dönmüştür.

Bu kavga dünya döndükçe devam edecektir. Bize düşen ise haklının yanında yer almaktır. Hz. Hüseyin efendimiz hakkı güce teslim etmemek için canını ortaya koymuş ve canını feda etmiştir. Ama onu şehit edenler anılmazken veya anıldığı zaman lanetlenirken, orda şehit olanlar minnet ve rahmetle yâd edilmektedir. Muharrem ayının birlik ve beraberliğimize vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

 

Muharrem, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulan gündü

Muharrem ayının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini dileyerek konuşmasına başlayan Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş ise, “Böyle anlamlı bir programı hazırlayan Belediye Başkanlığımıza ve İl Müftülüğümüze teşekkür ediyorum. Adıyaman’da göreve başladığım günden beri mübarek Muharrem ayı dolayısıyla gerek kamu kurumlarımız, gerek çeşitli sivil toplum kuruluşlarımız gerekse de hayırsever vatandaşlarımız tarafından iftar programları düzenlenmektedir. Bu iftarlar ilimizde birlik ve beraberliğin güçlenmesine ve artmasına vesile olmaktadır.

Son günlerde bazı olayları bahane etmek isteyen dış mihraklar ilimize de el attılar. Bir kaç gün ilimizde de bazı huzursuzluklar meydana geldi. Ancak, kanaat önderlerimizin ve sağduyulu vatandaşlarımızın sayesinde bu pek fazla sürmedi. İnşallah bu olaylar mazide kötü bir örnek olarak kalır ve bir daha böyle şeylere tevessül edilmez. Muharrem ayı, ülkemizin her zaman birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyaç duyduğu bir gündür. Kerbela olayı hepimizin içini inciten bir vakadır. Kerbela’da şehit olan başta Hz. Hüseyin efendimiz olmak üzere bütün şehitlerimize rahmet diliyorum” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: