Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe

“Uyum ve koordinasyon aynı şekilde sürmeli”

16 Aralık 2014 Salı, 09:39

Cumhurbaşkanlığı Sarayında TOBB üyeleri ağırlandı

“Uyum ve koordinasyon aynı şekilde sürmeli”

 

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Uslu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aksaray’da ağırladığı TOBB heyetindeydi.

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Uslu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Ziyarete katılan ATSO Başkanı Uslu, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, “TOBB camiası olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyaret ederek, hem kendilerine ‘hayırlı olsun’ dedik, hem de istişare toplantısı ile önemli konuları görüşerek kendilerine beklentilerimizi iletme fırsatını bulduk. Sayın Cumhurbaşkanı hepimizle yakın temas kurarak bizleri çok güzel karşılamıştır. Kendisini Adıyaman’a davet ettik. Yakın zamanda geleceğini belirterek halkımıza selamlarını ve muhabbetlerini iletti” dedi.

 

365 oda başkanı Aksaray’da

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 365 oda ve borsa başkanı ile istişare toplantısı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrar adına çok önemli adımlar attığını ve bu kazanımlarını korumakta kararlı olduğunu kaydederek, “Türkiye’nin bağımsızlığına namahrem elin uzanmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Artık dışarıdan kendisine yön çizilen bir Türkiye yok. Ekonomimizle hedeflerimizi, ilke ve ideallerimizle tüm politikalarımızı milletimiz belirler” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’a, 81 ilimiz, 160 ilçemizdeki oda ve borsa başkanlarına Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, refahın ve demokrasinin standartlarının artmasına verdikleri katkıdan dolayı teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 milyona yakın insanımızı istihdam eden, toplam ihracatın yüzde 95’ini gerçekleştiren TOBB’un 1,5 milyon üyesine de şükranlarını sunduğunu ifade etti.

Başbakanlık yaptığı süreçte 12 yıl boyunca, TOBB ile son derece uyumlu ve istişareye dayalı, koordineli bir iş birliği gerçekleştirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her reformu istişare ettik. Atacağımız her adımın öncesinde sizin görüşlerinize, tavsiyelerinizi başvurduk. Önerilerinizi, dertlerinizi, şikâyetlerinizi dinledik ve gerekenleri hep birlikte yaptık. Allah’a hamdolsun bu uyum, bu dayanışma Türkiye ekonomisinin 12 yıllık süreçte büyük bir sıçrama yapmasına, öz güven kazanmasına, adeta şaha kalkmasına zemin hazırladı” dedi.

 

Özel Sektörle Sadece Ekonomik Konularda Değil, Demokratikleşmede De Birlikte Hareket Ettik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektör ile kamunun uyumunun Türkiye’de neleri başarabileceği, Türkiye’yi hangi seviyeleri ulaştıracağının bu 12 yıllık süreçte çok net görüldüğünü söyledi. Bu dayanışma, uyum, koordinasyon ve istişare sürecinin Cumhurbaşkanlığı süresince de aynı biçimde devam etmesi dileğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığında yeni bir teşkilatlanma yapısına gittiklerini dile getirerek şunları söyledi: “Mevcut teşkilatlanma yapısını gerçekten farklı bir Türkiye için yeterli bulmadığımızdan dolayı, bu yeni teşkilatlanma yapısı ile birlikte çok daha farklı bir adımı atalım istiyoruz. Ekonomiyi yakından takip edecek, ekonominin tüm tarafları ile istişarelerimizi eskisi gibi sürdürecek, dertlerinizi, şikâyetlerinizi, öneri ve tavsiyelerinizi yine dinleyecek, bunları istişare edecek ve bunlara yine birlikte çözüm üreteceğiz. Elbette biz, özel sektörümüzle sadece ekonomik konular üzerinde iş birliği yapmakla yetinmedik.” diye konuştu.

 

Operasyonlar Şahsıma Değil, Türkiye’nin Huzur ve İstikrarına Yöneliktir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 1,5 yıldır Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan belli operasyonlarla, girişimlerle hedef alındığını belirterek, “Sanmayın ki bunlar şahsıma yönelik operasyonlardır, sanmayın ki bu operasyonlar, bu girişimler hükümete ya da belli bir partiye yöneliktir. Bu operasyonun veya operasyonların tamamı Türkiye’ye, Türkiye’nin varlığına birliğine, huzur ve istikrarına en önemlisi de Türkiye ekonomisine ve Türkiye’nin bağımsızlığına yönelik operasyonlardır” dedi.

 

Bunların İsteği, Hiçbir Hedefi Olmayan Bir Türkiye

İçeride ve dışarıda bu operasyonları yapanlar için eski Türkiye’nin son derece elverişli bir ülke olduğunu, bu kesimlerin yüksek faizden, yüksek enflasyondan çok iyi kazandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ihracatımızın düşüklüğü sayesinde dünya pazarından daha fazla pay alıyorlardı. Türkiye’nin müteahhitleriyle rekabet etmek zorunda kalmıyorlardı, yatırım yeri bakımından Türkiye’yi bir rakip olarak görmüyorlardı. Bunların isteği, içine kapanık, burnunun ucunu dahi göremeyen, hiçbir ideali, iddiası olmayan, hedefi olmayan bir Türkiye. Bu, onların işine geliyordu” diye konuştu.

 

Krizlere Rağmen Yatırımlara ‘Dur’ Demedik

Devletin, 12 yıl önce borçlanma faizinin yüzde 63, enflasyonun da yüzde 30 civarında olduğu, büyük mücadele, kavga ve gürültüyle bu rakamları tek hanelere indirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Peki şu andaki rakamlar gerek faiz, gerek enflasyon, bunlar bizim için yeterli mi? Asla yeterli değil. Bunun daha da düşmesi lazım. Çünkü eğer ülkemde yatırımlar artarsa bizim için huzur var. Eğer biz bu yatırımları artıramazsak, üretim sağlayamazsak, istihdamı artıramazsak vay halimize. Başbakanlığım döneminde, dünya krizi yaşarken araştırın, inceleyin biz yatırımlara asla ‘dur’ demedik, yatırımlarımıza aynen devam ettirdik. Niye? Çünkü o kriz döneminde siz yatırımları durduracak olursanız orada bitersiniz. Şu anda Türkiye, asla yatırımlarına ‘dur’ demeyecek. ‘Dur’ dememesi için yüksek faizin olmaması gerekir. Yatırımcı, girişimci ancak düşük faizle kredi alacak ki, yatırımını yapsın, üretimini yapsın. Çünkü biz ihracata dayalı bir ekonomiyi baştan itibaren benimsedik.” dedi.

 

Gezi Olaylarındaki Ağacı Bahane Edenler Yalova’ya Neden Gitmediler?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gün terörle mücadele eden, bu konuya milyarlarca dolar akıtan, istikrarı ve huzuru olmayan, yoksul bir Türkiye’nin bazılarının işine geldiğini anlatarak, “Üst akıl diyorum ya, onların işine geliyordu. Bunların benim şahsımdan değil, yeni Türkiye’den rahatsızlıkları var. Bahanelere bakın o bahanelere, maskelere asla aldanmayın, görünüşe sakına ha sakın itibar etmeyin. Gezi olayları dediler. Bahane neydi? Ağaç. Hani Yalova’da bu geziciler neden ortalıkta yoklar. Taksim’de ağaç kesilmedi, 12 tane ağaç bir yerden alınıp, bir yere taşınıyor. Bir tanesi de çıktı ‘Hala anlamadın mı, sorun ağaç değil’ dedi. Sorun başkaydı. ” diye konuştu.

 

Türkiye’nin Bağımsızlığına Namahrem Elin Uzanmasına Asla Müsaade Etmeyeceğiz

Erdoğan, “Sokak eylemleri, terör eylemleri, yazılı ve görsel medya kuruluşları, faiz lobileri, rant merkezleri değil bu ülkenin ve bu milletin rotasını sadece millet tayin eder” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Türkiye’yi diriltme umudu içinde yaşayanların artık bu hayallerinden vazgeçmesi, umutlarını yitirmesi gerektiğini bildirerek, “Eski Türkiye’ye inşallah geri dönüş olmayacak. Dışarıdan belli merkezlerin, içerideki hain taşeronlarıyla istedikleri gibi karıştırdıkları, istikamet çizdikleri bir Türkiye artık yok. Ekonomimizle, hedeflerimizle, ilke ve ideallerimizle tüm politikalarımızı biz, kendimiz belirleriz, yani millet belirler” dedi.

 

17 ve 25 Aralık Bir Darbe Girişimiydi; Ama Biz Sağlam Durduk, Millet Sağlam Durdu

Bir yıl önce, 17 Aralık’ta yargı içindeki bazı odakların harekete geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle söyledi, “Bazı operasyonlar yaptılar. Bahane yolsuzluk iddiasıydı. Maske, ambalaj, kılıf yolsuzluk iddiasıydı. 17 Aralık sabahından itibaren bir kısım ulusal ve uluslararası medya, yargının operasyonuyla eş zamanlı olarak algı operasyonuna başladılar. 17 Aralık’ta eğer bu oyunu görmeseydik, eğer maskelerin altındaki gerçek niyeti görmeseydik, yani dik durmasaydık, 25 Aralık operasyonunu yapacaklardı. Her şey hazırdı, Başbakan nasıl alınacak, bakanlar nasıl alınacak, bürokratlar, iş adamları nasıl alınacak, bunların planı hazırdı. Bizimle ilgili iddianameler dahi hazırdı. Bunların hepsi elimize geçti. Şahsımdan ‘dönemin başbakanı’ diye bahsediyorlardı. İddianameler, İstanbul’da o malum polisler tarafından hazırlanmış, yazılmış, operasyon için bekletiliyordu. Hatta bizim alınmamızdan sonra kurulacak hükümet, Başbakan, bakanlar dahi tek tek hazırlanmıştı. Millete yolsuzluk istilasını gösterecekler, ama aslında bir hükümeti devirecek yerine istedikleri gibi, diledikleri gibi eski Türkiye’de yaptıkları gibi onlara hizmet edecek ulusal ve uluslararası rant çevrelerine çalışacak, bir hükümet kuracaklardı. Bunların bütün belgeleri, delilleri tek tek ortaya çıktı, şu anda elimizde. Şimdi ben Gezi olaylarına, 17 ve 25 Aralık operasyonlarına, ‘darbe girişimi’ dediğimde, bazıları bunu kabul etmek istemiyor, Gezi bir darbe girişimiydi. Burada bu işi başaramadılar. Mısır’da işe yaradı, Ukrayna’da işe yaradı. Türkiye’de bu oyun bozuldu. 17 ve 25 Aralık bir darbe girişimiydi. Ama biz sağlam durduk, millet sağlam durdu. O da işe yaramadı. Yolsuzluk kılıfı, yolsuzluk maskesi darbe niyetinin üzerini örtmeye yetmedi” dedi.

 

Paralel Yapı Hiçbir Zaman Yalnız Hareket Etmedi; Birtakım Çevrelerin Maşalığını Yaptı

Konuşmasında bazı acı gerçekleri hatırlatmak zorunda olduğun belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17 Aralık sonrasında biz ne dedik? ‘İnlerine gireceğiz’ dedik. Aradan yaklaşık bir yıl geçti; Allah’a hamdolsun, milletimizin de desteğiyle inlerine girdik ve giriyoruz. Eğitimden, hizmetten, himmetten bahseden yapının, bir takım kirli cinayetlere, -burası çok önemli- faili meçhul cinayetlere dahi bulaştığını işte bugünlerde görüyoruz. Daha da fazlası çıkacak, zincir bunu gösteriyor. Daha şaşırtıcı şeyler de görecek, duyacaksınız. İnlerine girdikçe de bazı gerçeklerle de karşılaşıyoruz. Nedir bu gerçekler: Bir kere bu paralel yapı hiçbir zaman yalnız hareket etmedi, hiçbir zaman kendi başına hareket etmedi. Zaten tek başına böyle karmaşık bir darbe girişimini planlayacak zekâ ve beceriye de sahip değiller. Paralel yapı bütün bu operasyonlarda sadece ve sadece maşa olarak kullanıldı. Birtakım çevreler, birtakım merkezler, özellikle de güneydeki sevdikleri ülke yönetimi bunları bir maşa olarak kullandı ve bugün hala kullanıyor. Yetmedi, Türkiye içinde muhalefet partileri, yani eski Türkiye’nin aktörleri, bu yapıya destek çıktılar. Bu yapıya hala bugün de destek veriyorlar. Bitmedi, iş dünyasından, medya dünyasından, siyasetten bu yapıya destek verenler oldu. Bugün hala destek verenler var. Kim ne yaparsa yapsın, biz bunların inlerine girdik, daha da gireceğiz. Arkalarında, yanlarında kim olursa olsun, bu ihanet şebekesini çökertecek ve hesabını soracağız. Ama karşımızda sadece basit bir şebeke olmadığını, karşımızda ulusal ve uluslararası şer odaklarının maşası bir şebeke olduğunu da aziz milletimin bilmesini isterim.” dedi.

 

Millet İradesini ve Ekonomiyi, Bu Maşalara ya da Bu Maşaları Tutan Kirli Ellere Teslim Etmeyeceğiz

TOBB’dan, onun 1,5 milyona yakın üyesinden böyle bir şüphesinin bulunmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ama hassasiyetinizi muhafaza etmenizi, bu şebekeyi besleyenlere karşı bağımsızlık mücadelesinde yanımızda durmaya devam etmenizi, sizlerden özellikle rica ediyorum. Verilen himmetlerin, yardımların nerelere gittiğini umuyorum ki esnaf, tüccar, girişimci, sanayici, ihracatçı, yatırımcı kardeşim, çok çok iyi gördü ve görüyor. İnanın bunlara giden her kuruş, bakın açık söylüyorum, maalesef vatana ihanete gitmiştir. Bu mesele sadece paralel yapı meselesi değildir. Bu mesele, o yapıyı bir maşa olarak kullanan ve asıl meselesi de vatanın bağımsızlığına kasteden çevrelerle mücadele meselesidir, bu kadar önemli. Çünkü şu güzel ülkemizin, vatanımızın güçlenmesini, bu milletin güçlenmesini, inanın istemiyorlar. Hele hele 77 milyon nüfusuyla güçlenen bir Türkiye’yi istemiyorlar. Eskiden ayar verilen bir Türkiye vardı. Gündemi belirlenen bir Türkiye vardı. Şimdi ise ayar veren, gündem belirleyen bir Türkiye olduğu için rahatsız oluyorlar.”

 

Umutsuz ve Karamsar Olmayacağız; Türkiye’nin Gücü Ve İtibarı Daha Da Yükseliyor

Ekonomimize ilişkin olarak pompalanan olumsuz haberlere karşı hassas ve dikkatli olmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın 12 yıldır ne söyledilerse, Allah’a hamdolsun tersi oldu, aylardır olumsuz haber yapıyorlar. Peki ne oldu, ihracatta Kasım ayı sonunda 157 milyar dolarla yine rekor bir seviyedeyiz. Dün büyüme açıklandı, 3. çeyrekte, %1,7 oranıyla yine bir pozitif gelişme ortada.” diye konuştu.

 

Kuru Tehditler, Sabotajlar ve Kirli İttifaklar Çözüm Sürecini Rayından Çıkaramaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi ve demokrasi için son derece önemli olan çözüm sürecinde de Türkiye’nin çok önemli bir aşamaya geldiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü, “Artık kuru tehditler, sabotajlar, kirli ittifaklar, hamdolsun çözüm sürecini rayından çıkaramaz. İstikametinden uzaklaştıramaz. Çözüm süreci, artık 77 milyonun umutla sahip çıktığı bir süreç oldu. Ve umutla da filizlenmeyi sürdürüyor. Çözüm sürecini sokakla caddeyle dağ ile tehdit edenler veya tehdit edenler artık Doğu ve Güneydoğudaki vatandaşlarımız nezdinde de itibar görmüyorlar. Bir kere bu kuru tehditleri savunanlar, 6-7 Ekim olaylarında ellerine bulaşan kanı temizleyecekler. Ellerine yüzlerine bulaşan o kanın hesabını verecekler. Göreceksiniz, ucuz ve kuru tehditlerinin altında da kalacaklar. Çözüm sürecine millet sahip çıkmıştır. İnşallah milletin bu süreci hayır dualarıyla desteklemesi neticesinde, bu süreç, bu kanlı elleri inşallah saf dışı edecektir.”

 

TOBB Sadece Ekonomiye Ve Demokrasiye Değil, Kültür Dünyamıza Da Çok Önemli Hizmetler Yaptı

TOBB’un sadece ekonomiye, demokrasiye değil, kültür dünyamıza da çok önemli hizmetler yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Yunus Emre’den, Mehmet Akif’ten, Necip Fazıl’dan sonra Dede Korkut eserini de Türkiye’de ilk kez bu kalitede ve bu kapsamda bastığınızı büyük bir memnuniyetle öğrendim. Bu büyük eserler için de teşekkür ediyorum. TOBB’u inanıyorum ki çok daha kalıcı kılacak bir şey daha var. İstanbul’da, ben yassı demiyorum ‘Yaslı Ada’ diyorum ve yanında Sivri Ada var, burayı demokrasi ve özgürlükler adası yapma kararını almıştık, bu işin sponsorluğuna da TOBB soyundu. İnşallah çok kısa zamanda orası bittiğinde, bu iki adada da uluslararası nice toplantıları yapma imkânını bulacağız. Büyük devletlere gittiğiniz zaman, bakarsınız bu tür toplantıları böyle bu tür adalarda yaparlar. Kapanırlar oraya, 2-3 gün dünyayla ilişkilerini keserler. Ve oradan o önemli kararları çıkartırlar. Şimdi orası başladığı zaman da rahatsız olacaklar, onu da söyleyeyim. Demokrasi karşıtı olanlar, özgürlük karşıtı olanlar rahatsız olacaklar. Ama biz tarihî bir görevi yerine getirmenin bilinciyle inşallah bu adımı attık ve bu adım TOBB ile hükümete nasip olmuş oldu. Ve Cumhurbaşkanlığı Sarayımızı da şöyle bir gezerek bizzat görmenizi bizler de istedik, duyarak olmasın dedik, televizyonlardaki yalanlarla, şunlarla bunlarla olmasın, bizzat görmenizde büyük bir fayda var. Bunlar da inşallah, ‘Bizim hizmetimizin önemli bir, bu andan itibaren bir başlangıcı olur’ diyorum, yeni bir sıçrama olur diyorum. Ve hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: