“Sağlıkta özelleşmeyi meclis araştırsın”

24 Mayıs 2017 Çarşamba, 09:25

HDP’li Yıldırım Meclis Araştırması İstedi

“Sağlıkta özelleşmeyi meclis araştırsın”

 

HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, sağlıkta özelleşme için meclis araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

Yıldırım, “Türkiye’de sağlık alanında, sağlığa ayrılan bütçe, pirim ücretleri, sağlık çalışanlarının ihraç edilmesi, atanmaması, atananların iş yükü, taşeronlaşma, giderek artan hastalıklar, esnek çalışma zorunluluğu gibi birçok hak ihlali yaşanmaktadır. Bu uygulamaların neden olduğu ve olacağı sorunların tüm boyutları ile araştırılması ve gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını” istedi.

Yıldırım, Meclis Araştırma gerekçesini de şöyle açıkladı;

Sağlık, tüm birey ve toplumlar için büyük öneme sahip temel bir ihtiyaçtır. Sağlık kavramı “İnsanların ruhsal, sosyal ve bedenen tam bir iyilik hali” olarak tanımlanmaktadır. Bu iyilik durumunu sağlayan örgütler ise sağlık kurumlarıdır.  AKP hükümeti iktidara geldiğinde sağlık hizmetleriyle ilgili “SGK kuyruklarında beklenmeyecek”, “herkes istediği hastaneye gidebilecek”, “herkes her türlü sağlık hizmetine ulaşabilecek” , “hastanede rehin kalmaya son” gibi vaatlerde bulunmuştur.

Ancak parası olmayan yurttaşlar hastaneye bile gidememekte, hastaneye gitmek zorunda kalanlar ise günlerce, haftalarca sıra beklemek zorunda kalmaktadır. Devlet hastaneleri şirketleşirken, özel hastanelerin sayısı her geçen gün artmaktadır.

Yurttaşlar sigorta primi, katkı-katılım payı, ilave ücret, fark ücreti gibi on ayrı kalemde ödeme yapmaktadır. Sağlığa ayrılan bütçenin %45 ‘i kamu hastaneleri kurumuna yani sağlık hizmeti üretmeyen yöneticilere verilirken sağlık hizmeti alımında vatandaşın cebinden %75 çıkmaktadır.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamuda yaşanan açığa alma ve ihraçlar KHK ile tam bir cadı avına dönüşmüş, OHAL’de askıya alınan tüm haklar gibi sağlık hakkı da askıya alınmış binlerce sağlık çalışanı hukuksuz bir şekilde ihraç edilmiştir.

Sağlık bakanlığı bünyesinde 4/A’lı 4/B’li, 4/C’li, 4924’lü, aile hekimliği sözleşmesi, Kamu Hastane Birliklerinde sözleşmeli, taşeron personeli gibi farklı mali ve sosyal haklara sahip istihdam modelleri uygulanmaktadır. Bu farklı istihdam modelleri nedeniyle çalışanlar arasında idari, mali ve sosyal haklar yönünden birçok sorun yaşanmaktadır. Sağlıkta, temizlikle başlayan taşeronlaşma süreci sağlığın her alanına sirayet etmiştir. Taşeronlaşmanın en fazla olduğu bakanlık Sağlık Bakanlığı olmuştur.

Ataması yapılmamış yüzlerce sağlık yüksekokulu mezunu atama beklerken aynı işi daha ucuza yaptırmak adına ehil olmayan kişiler ameliyathanede bile çalıştırılmaya başlanmıştır. Taşeron alımı çok fazla, bakanlığın yaptığı atama sayısı az ve bunun üzerine binlerce sağlık çalışanı ihraç edildiği için çalışan sağlıkçıların iş yükü büyük bir oranda artmıştır.

Sosyal devlet olmanın gereği olarak, sağlık hizmetleri başta olmak üzere tüm kamusal hizmetlerin ülkede yaşayan her bir yurttaşa eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve anadilinde sunulması gerekmektedir. Anti demokratik bir uygulama olan anadili üzerindeki yasaklar ve engellemeler, başta Kürt yurttaşlarımız olmak üzere, anadili Türkçe olmayan milyonlarca yurttaşın anadilinde sağlık hizmeti alması engellenmiş, etkin ve nitelikli kamu hizmetlerinden mahrum bırakılarak, sağlık hakkı gaspına maruz bırakılmıştır. Bunun yanında tek dil politikası, anadilinden kopuk yaşamak zorunda kalan milyonlarca insanı, yabancı ve ötekileştirilmiş ruh haline iterek ayrı bir hastalık kaynağı olmuştur.

Bu nedenlerle Sağlık Bakanlığı bünyesinde yaşanan tüm hukuksuzluk ve hak kayıplarının tüm boyutları ile araştırılması ve hukuksuzlukların önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması amacı ile bir meclis komisyonun kurulması elzem hale gelmiştir.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: