Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi

“Maraş katliamı gizlenmesin”

20 Aralık 2014 Cumartesi, 09:24

İHD: Maraş Katliamı 12 Eylül’ün Kilometre Taşıdır

“Maraş katliamı gizlenmesin”

 

İHD Adıyaman Şube Başkanı Av. Osman Süzen, “Maraş Katliamını Hatırlamak Değil; Gizlemek Suçtur. Katliam 12 Eylül Darbesinin Kilometre Taşıdır ve İnsanlığa Karşı İşlenmiş Bir Suçtur.”

İHD Adıyaman Şube Başkanı Av. Osman Süzen, “Maraş Katliamının üzerinden 36 yıl geçti. 19 Aralık 1978’de başlayıp, 26 Aralık 1978’de biten Maraş Katliamında resmi açıklamalara göre 111 kişi öldürüldü, binin üzerinde insan yaralandı, 552 ev yakılarak tahrip edildi, 289 işyeri yağmalandı. Katliamın bitmesi ile birlikte aynı gün 26 Aralık 1978’de 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Maraş katliamının yıldönümünde katliamda yaşamını yitiren yurttaşları anmak amacıyla Maraş’taki sivil toplum örgütleri ve Alevi derneklerinin düzenlemek istedikleri etkinlikler bundan önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Maraş Valiliği tarafından güvenlik gerekçesiyle yasaklanmıştır. Maraş katliamı 12 Eylül darbesine giden yolda önemli bir kilometre taşıdır. Darbelerle yüzleşmekte olduğunu sık sık ifade eden iktidarın 12 Eylül darbesine giden ve darbeye meşruluk kazandırma hesabı ile yapılan bu katliamı anmak isteyen örgütlere, mağdurlara karşı yasaklama kararı vermesi darbelerle yüzleşmeyi zorlaştıran, hakikatlerin ortaya çıkmasına, sorumluların yargılanmasına imkan vermeyen bir durumdur. Her yıl verilen yasaklama kararı bunun hükümetin bir politikası olduğunu göstermektedir.” dedi.

Süzen, “Bir kez daha hükümete hatırlatmak isteriz ki; barış ve çözüm sürecinin başarıya ulaşmasının yolu geçmişle yüzleşmeden geçmektedir. Geçmişte yaşanan soykırımlar, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları aydınlanmadan ve bu suçlar nedeni ile resmi özür dilenmeden toplumsal barışın kurulması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenledir ki, Maraş katliamı aydınlatılmalı, mağdurlarından özür dilenmeli, sorumluları yargı önünde hesap vermelidir. Maraş Valiliğinin etkinlikleri yasaklaması ve kente giriş çıkışları engelleme kararı, hükümetin Maraş katliamını gerçekleştiren darbeci zihniyetle ve geçmişle yüzleşmeden ne kadar uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Aynı zamanda bu karar, hükümetin ‘Alevi Açılımı’ adı altında yürüttüğü çalışmanın da bir oyalama sürecine dönüştüğünün kanıtı olmuştur. Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası hukuksal mevzuatta ve insan hakları belgelerinde demokratik yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan toplantı ve gösteri yapma hakkı fütursuzca defaten gasp edilmekte ve çokça bahsi edilen “kamu düzeni” bizzat devlet tarafından ihlal edilmektedir.” dedi.

Süzen, “Hükümetin kente girişi yasaklayan bu karar aynı zamanda Maraş’ta ırkçı söylemlerle çağrılar yaparak demokratik gösterileri tehdit eden gruplara cesaret vermektedir. Maraş’ta ırkçı söylemlerle, nefret dili ve suçu işleyen bu grup gruplar tespit edilerek gerekli yasal önlemler alınmalı, Maraş’ta nefret söyleminin kullanılması engellenmelidir. Hükümetin görevi barışçıl, demokratik toplantı ve gösteri yapan grupların bu haklarını kullanmaları için gerekli tedbirleri almak olmalıdır. Maraş Katliamının yıldönümünde bu katliamların mağdurlarının mağduriyetlerine son verilmesi için Hakikat ve adalet için mutlaka bir komisyon kurulmalı ve böylece dünyada onlarca ülkede yapıldığı gibi Türkiye’de de gerçekler halka açıklanmalıdır. İnsan hakları savunucuları olarak ceza adaleti istiyoruz. İşlenen insanlığa karşı suçlar başta olmak üzere tüm suçlar ile ilgili yaşayan faillerin yargı önüne çıkarılmasını ve hesap sorulmasını istiyoruz. Ülkedeki barışın geçmişle cesaretle yüzleşmekten, mağdur olan kesimlerden özür dilemekten geçtiğini hepimizin görme vaktidir.” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: