Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi

“Hani silahtan medet ummayacaktınız”

13 Nisan 2015 Pazartesi, 08:37

AK Parti Adıyaman Milletvekili Metiner:

“Hani silahtan medet ummayacaktınız”

 

Ağrı’da PKK’nın desteklediği adayları seçmene dayatmak için Bahar şenliklerine katılan PKK’lı teröristler, önlem alan askeri birliklere saldırması ve 4 askerimizi yaralamasının yankıları sürüyor. Yıllardır barış konusunda yaptığı çalışmalarla adını duyuran AK Parti Adıyaman Milletvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Adayı Mehmet Metiner saldırı hakkında Sabah Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Kandil’in Ağrı’daki silah konuşturması, çözüm sürecine yönelik bir sabotaj girişimidir. Kandil gerçek niyetini ortaya koymuş bulunmaktadır. İmralı’daki Öcalan’ın silah bırak çağrısına sözde olumlu yanıt verdiğini açıklayan Kandil’deki savaş baronları, gerçekte Öcalan’ın çağrısına karşı olduklarını bu vesileyle ortaya koymuş oldular. HDP ise çözüm sürecine kurşun sıkan ve Öcalan’ı boşa çıkartarak tehlikeli bir çatışma oyunu başlatan Kandil’e tek ses etmeyerek gerçekte Kandil’in silahlarından medet umman bir parti olduğunu göstermiş oldu.

 

HDP’nin Türkiyelilik İddiası Da Kürtlük İddiası Da İçi Boş!

Kandil, çözüm istemiyor. Özellikle de AK Parti eliyle çözüm gerçekleştirilsin istemiyor. Çünkü Kandil’in iplerini elinde tutan güç odakları PKK’yı AK Parti hükümetiyle savaşan bir güç olarak tutmak istiyor. Kandil de o üst aklın küresel ve bölgesel aktörlerini memnun etmek için üstüne düşeni yapıyor. HDP’nin Türkiyelilik iddiası da, Kürtlük iddiası bomboş bir içeriğe sahip. HDP asla Kandil’in silahları olmadan siyaseten ayakta duramaz. HDP her seçimde Kandil’in silahları üzerinden devşirdiği haram oylarla boyundan büyük laflar etmekte ve en kötüsü de Kandil’in silahları üzerinden Kürt halkı üzerinde bir korku imparatorluğu oluşturarak kendini siyaseten bir dev gibi göstermeye çalışıyor.

 

Kürtlerin Siyasi Tercihlerini Silahla Bastırıyorlar

Kürtlerin siyasi tercihlerini silahla sindiren ve Kürtler üzerinde silahlı bir baskı rejimi kurmaya çalışan Kandil’in siyasi aparatı olan bir partinin Öcalan’ın “silah bırakın!” çağrısını boşa çıkartan Kandil’e laf söylemek yerine AK Parti hükümetini ve TSK’yı suçlar bir dil kullanması manidardır. Bir siyasal parti düşününüz ki terörden/silahtan medet umuyor ve silah yoluyla adına hareket ettiğini söylediği Kürt halkı üzerinde bir baskı mekanizması oluşturmaya çalışıyor ve sonra da kalkıp “demokrasi” ve “barış” diyor, “Türkiyelilik” iddiasında bulunuyor, “Kürtlük” üzerinden siyaset yapıyor, e pes vallahi!…

 

HDP Türkiye’nin Değil Kandil’in Partisidir

HDP ne Türkiye partisi olabilir, ne de Kürt davasını güden bir parti… HDP hala silahı bir siyasal sonuç devşirme aracı olarak gören Kandil’in partisi olduğunu göstermekle Türkiyelilik iddiasını boşa çıkarttığı gibi, Kürtler üzerinden silahlı baskı rejimi oluşturma yönüne gittiği için de Kürtlük vadisinde yeri olmayan bir parti olduğunu apaçık ortaya koymuştur.

 

HDP Kandil’in Silahları Olmadan Seçime Giremez

HDP seçime Kandil’in silahları olmadan giremez. HDP silahların olmadığı özgür bir seçim ortamından korkar. Çünkü Kürt halkının asıl özgürlüğü ve refahı için çalışan AK Parti’ye Kürtlerin daha fazla teveccüh göstereceğini bilir. O yüzden Kandil şu mesajı vermek istiyor: “Çözüm süreci var diye silahlarımızı bıraktığımızı sanmayın. Biz silahlarımızla buradayız ve HDP yerine AK Parti’ye oy verirseniz hakkınızdan geliriz.” Evet, HDP’nin Kandil’in silahları üzerinden Kürtlere yönelttiği bu tehdit, ne demokratik siyasetle bağdaşır, ne de Kürtlük iddiasıyla… Kürtleri silahla tehdit eden ve boyunduruk altına altına almaya çalışan HDP’nin Kürtlerin yararına çalışan bir Kürt partisi olduğunu iddia etmek, tıpkı Türkiyelilik iddiası gibi kocaman bir yalandan ibarettir.

 

Barajı Geçemeyeceğini Anlayınca Kandil’i Devreye Soktu

Takke düşmüş kel görünmüştür… Görünen o ki HDP’nin barajı aşamayacağı görüldüğü için Kandil silahlarını tekrar devreye sokma ihtiyacı duymuştur. HDP Eşbaşkanının demokratik siyaseti ve çözüm sürecini zehirleyen Kandil’in silah siyasetine karşı çıkma yerine Genel kurmayı AK Parti’nin ordusu gibi davranmakla suçlaması yavuz hırsız misaline çok benziyor.

 

TSK AK Parti’nin Ordusu Değildir, Hükümetin Emrindedir

TSK AK Parti’nin ordusu değildir, ama o eşbaşkan bilsin ki TSK AK Parti hükümetinin emrindeki bir ordudur. Demokrasilerde ordu hükümetin emrinde olur. O eşbaşkanın demokrasi anlayışı bu kadar işte… Ayrıca kırsal ve dağlık kesimde millete korka salmak amacıyla Kandil’in silahlı unsurlarının dolaşıyor olması da hiçbir şekilde kabul edilemez. Çözüm sürecinin ruhuyla bağdaşmayan bu tavrı HDP’nin onaylıyor olması demokratik siyaset açısından zinhar kabul edilemez. TSK kendisine saldıran silahlı unsurlara karşı gerekeni yapmıştır.

 

Halk HDP’ye Dersini Sandıkta Verecek!

HDP ateşle oynuyor. O ateş en başta kendisini yakar. HDP Kürtlerin kanı üzerinden kendine iktidar arayan ve en fenası da varlık nedenini çözüm sürecinin mimarı olan AK Parti’yi iktidardan düşürmeye endeksleyen bir partiye dönüşmüş durumda. HDP’nin iplerini elinde tutanlar, Kürtlerin kanı üzerinden tehlikeli bir oyun sergiliyorlar ve ne yazık ki HDP bu oyunun sadece figüranlığını yapıyor. Türkiye Kürtlerinin bu seçimde HDP’ye hakettiği dersi sandıkta vermesi gerekiyor. Bu HDP’den Kürtlere sadece zarar gelir.

Hani silahlı mücadele dönemi bitti diyorsunuz. Hani silah yerine siyasi mücadele diyordunuz. Yalancının mumu buraya kadar…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: