“Gazze Yeniden Ayağa Kalkacak”

28 Haziran 2016 Salı, 09:00

Türkiye’nin üç şartı da kabul edildi

“Gazze Yeniden Ayağa Kalkacak”

 

Adıyamanlı Şehit Fahri Yaldız’ın da aralarında bulunduğu Mavi Marmara saldırısından bu yana bozulan Türkiye-İsrail ilişkilerinde uzlaşmaya varıldı.  İtalya’nın başkenti Roma’da görüşen Türk ve İsrail müzakere heyetleri anlaşma metni üzerinde mutabık kaldı. “Türkiye’nin tüm şartları kabul edilmiş; Filistin halkının koşullarının iyileştirilmesi için tarihi bir adım atılmıştır. Mavi Marmara şehitlerimizin arzuladığı şekilde Gazze’ye insani yardım yapılmasının yolu açılmıştır. Bu süreçte Filistin hükümeti ve Hamas, İsrail ile yürütülen görüşmeler bağlamında Türkiye’ye destek verdiklerini ifade etti.” Ayrıca, gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile telefonla bir görüşme gerçekleştirdi. Başbakan Binali Yıldırım da dün yaptığı açıklamada, anlaşmanın detaylarını anlattı.

İtalya’nın başkenti Roma’da görüşen Türk ve İsrail müzakere heyetleri anlaşma metni üzerinde mutabık kaldı. Mutabakatın detayları ortaya çıktı.

Önemli bir üst düzey Türk yetkiliden alınan bilgiye göre, İtalya’da gerçekleştirilen görüşmelerde ortaya çıkan detaylar şu şekilde:

“İsrail ile ikili ilişkilerimizin normale dönmesi hakkında mutabakat, 26 Haziran Pazar günü Roma’da sonuçlandırıldı. İsrail, Mart 2013’te Türkiye’nin ilk talebini karşılayarak tarihte ilk kez yabancı bir devletten özür dilemişti. Mutabakat kapsamında Türkiye’nin diğer iki şartı da kabul edildi. İsrail, Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödemeyi ve Türkiye’nin Gazze’deki insani duruma müdahalesini kabul etti. Mutabakat çerçevesinde Türkiye, Gazze’ye insani yardım dahil sivil amaçlı malzemelerin girişini sağlayacak ve altyapı yatırımlarını gerçekleştirecek. Gazze halkının kullanımı için konutlar inşa edilecek ve 200 yataklı Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi en kısa zamanda hizmete alınacak. Gazze halkının en acil ihtiyaçları olan elektrik ve içme suyu sorunu çözülüyor. Gazze’ye verilen elektrik ve su miktarı artırılacak. Yeni santraller yapılacak. Tabiatıyla, Gazze’ye ilaveten Batı Şeria’ya yönelik öngördüğümüz Cenin Sanayi Bölgesi gibi kapsamlı projelerin hayata geçirilmesi kolaylaşmaktadır. İddiaların aksine mutabakatta Hamas ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Filistin devletine ve halkına güçlü desteğimiz aynı şekilde sürecek. İsrail ile sağlanan uzlaşma, 31 Mayıs 2010’dan beri sergilediğimiz ilkeli ve kararlı tutum sayesinde kazanılmış bir diplomatik başarıdır.

 

İsrail Basını Anlaşmaya Tepkili

Pazar günü Roma’da sonuçlandıran Türkiye-İsrail mutabakatı, İsrail basınında rahatsızlık oluşturdu.

Dün Jerusalem Post gazetesinde Ariel Ben Solomon imzasıyla yayımlanan analizde “Anlaşmanın kazananı Hamas ve Türkiye oldu” ifadesi yer aldı. Haaretz gazetesi “Altı yıl geç kalınmış bir anlaşma. İsrail aynı koşulları Mavi Marmara saldırısından hemen sonra yerine getirebilirdi. Türkiye’nin İsrail’e eskisi kadar ihtiyacı yok. Son derece gerekli bir anlaşmaydı” yorumunu yaptı. Ülkenin etkili gazetelerinden Times of Israel, mutabakatı “Türkiye diplomatik zafer kazandı” başlığıyla okuyucularına duyurdu. Haber sitesi Ynet ise “Teslim Koşulları” başlıklı yazıda “İsrail hükumetinin Türkiye’ye teslimiyet anlaşmasını onaylaması üzüntü verici. Bir devletten özür dileyip, tazminat ödemeyi kabul ediyorsanız suçlu olduğunuz anlamına gelir. Türkiye ile ilişkilerimiz önemli ama ulusal haysiyetimiz de önemli. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin onurunu birinci önceliği olarak belirledi” ifadelerini kullandı.

 

Türkiye’nin Tüm Şartları Kabul Edilmiş; Filistin Halkının Koşullarının İyileştirilmesi İçin Tarihi Bir Adım Atılmıştır

Türkiye’nin tüm şartlarının kabul edildiği belirtilen detaylarda şunlar yer aldı:

“Türkiye’nin tüm şartları kabul edilmiş; Filistin halkının koşullarının iyileştirilmesi için tarihi bir adım atılmıştır. Mavi Marmara şehitlerimizin arzuladığı şekilde Gazze’ye insani yardım yapılmasının yolu açılmıştır. Bu süreçte Filistin hükümeti ve Hamas, İsrail ile yürütülen görüşmeler bağlamında Türkiye’ye destek verdiklerini ifade etti.”

Ayrıca, gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile telefonla bir görüşme gerçekleştirdi.

 

Erdoğan, Abbas’la Telefonda Görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bu akşam telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, Mahmud Abbas’a Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmeye yönelik müzakerelere ilişkin bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede, Gazze’deki insani durumun iyileştirilmesi hususunda İsrail’le mutabakat sağlandığını da belirttiği öğrenildi. Filistin Devlet Başkanı Abbas’ın da gelişmeleri memnuniyetle karşıladıklarını ifade ettiği bildirildi. Erdoğan ve Abbas’ın, Filistinliler arası uzlaşı konusuna da değindikleri görüşmede, gelişmelerle ilgili sürekli irtibat halinde olma konusunda da mutabık kaldıkları kaydedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen Cuma, İstanbul’da kabul ettiği Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal’e gelişmeler hakkında bilgi vermişti.

 

İşte anlaşmanın detayları

Başbakan Binali Yıldırım, İsrail mutabakatına ilişkin, “Mutabakat metni iki tarafça uzlaşıldı ve parafe edildi. Böylece ilişkilerin normale döndürülmesiyle ilgili süreç başlamış oldu. Bu mutabakatla birlikte İsrail ile ilişkiler normalleşmiş oluyor. Mavi Marmara ile Gazze bölgesi başta olmak üzere Filistin’e topyekun uygulanan ambargo Türkiye’nin öncülüğünde büyük ölçüde kalkmış oluyor” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde İsrail ile yürütülen müzakerelerde varılan aşamaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Başbakan Yıldırım, dün itibariyle bir mutabakat metninde iki tarafça uzlaşıldığını belirterek, “Mutabakat metni iki tarafça uzlaşıldı ve parafe edildi. Böylece ilişkilerin normale döndürülmesiyle ilgili süreç başlamış oldu. Bu mutabakat metni yarın Dışişleri Müsteşarımız Türkiye tarafından ve İsrail tarafından da muhatabı ile imzalanacak. O imzadan sonra onay süreçleri var. İsrail’de onay Bakanlar Kurulu’nda kabinede bizde ise Meclis’te tamamlanmış olacak. Akabinde de en kısa sürede karşılıklı büyükelçilikler faal hale getirilecekler. Büyükelçilerin ataması yapılmış olacak” diye konuştu.

 

“ÖNÜMÜZDEKİ CUMA GÜNÜ İLK GEMİMİZ İSRAİL’İN AŞDOD LİMANINA 10 BİN TONU AŞKIN İNSANİ YARDIMLA BİRLİKTE HAREKET EDECEKTİR”

Süreç hakkında bilgi veren Yıldırım, şunları kaydetti:

“31 Mayıs 2010 tarihinde insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisine yapılan baskın sonucu diplomatik ilişkilerimizi İsrail ile askıya almıştık. İlaven 2013 Mart ayında İsrail Başbakanı Netanyahu Cumhurbaşkanımıza o dönemde Başbakanımızı telefonla arayarak bu olaydan dolayı özür dilemişti. Böylece bu anlaşmaya giden yolda ilk adımı atmış idik. Ancak Türkiye’nin şartları sadece özürle sınırlı değil. İki tane daha önemli şartı vardı. Bunlardan bir tanesi özellikle Filistin’e Gazze’ye uygulanan ambargoların hafifletilmesi ve buraya insani yardımların yapılacak yatırımların önünün açılması. Diğer konu da bu Mavi Marmara baskınında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın tazminat ödenmesi. Bu iki hususta bu mutabakat metninde karar altına alınmıştır. Buna göre Mavi Marmara olayında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına tazminat ödenecektir. Bu tazminat da 20 milyon dolar tutarındadır. Mutabakatın bu kadar uzun sürmesinin asıl maddesi ise Filistin’de Gazze’de yaşayan Filistinlilerin günlük yaşamında karşı karşıya kaldıkları zorluklardır, izolasyondur ve dış dünyadan gerekli yardımları, desteği İsrail’in engellemesinden dolayı elde edememeleridir. Bu hususta uzun uzun görüşmeler yapıldı. Nihayet burada bir karara varılmış durumda. Bu amaca yönelik olarak önümüzdeki Cuma günü ilk gemimiz İsrail’in Aşdod Limanına 10 bin tonu aşkın insani yardımla birlikte hareket edecektir. Dolayısıyla oradaki ambargo da Türkiye’nin öncülüğünde ortadan kalkmış oluyor.”

 

Elektrik Su İhtiyacının Karşılanması İçin Hemen Çalışmalara Başlanacak

Yapılacak işlerin bunlarla sınırlı olmadığını söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, “Gazze bölgesi başta olmak üzere elektrik su ihtiyacının karşılanması için hemen çalışmalara başlanacak. Ayrıca Gazze’de kaba inşaatı tamamlanan 200 yataklı Filistin Türkiye dostluk hastanesinin de iç donanımlarının yapılarak biran önce hizmete alınması bu mutabakatta anlaşılan diğer bir husus. Ayrıca TOKİ’nin Gazze’de konut projesi var. Bunun da önünü bu şekilde açmış oluyoruz. Cenin bölgesindeki Erez sanayi bölgesinin yapımına hız verilmesi konusu da bu mutabakat çerçevesinde mümkün hale geliyor. Varılan mutabakatın ülkemize Filistinli kardeşlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Bu Mutabakatla Birlikte İsrail İle İlişkiler Normalleşmiş Oluyor

“Özellikle Gazze’de Filistinli kardeşlerimiz çok sıkıntı, çok çile çektiler” ifadesini kullanan Yıldırım, “Böylece onlara nefes alma imkanını da bu mutabakatla sağlamış oluyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi Türkiye, Filistin’in haklı davasının sonuna kadar arkasında olacak ve her platformda Filistinlilerin haklarını, devlet olma haklarını da dahil savunmaya devam edecek. Bunun bilinmesinde fayda var. Bu mutabakatla birlikte İsrail ile ilişkiler normalleşmiş oluyor. Mavi Marmara ile Gazze bölgesi başta olmak üzere Filistin’e topyekun uygulanan ambargo Türkiye’nin öncülüğünde büyük ölçüde kalkmış oluyor. Diğer yandan da Mavi Marmara’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tazminat ödenmesi şartı yerine gelmiş oluyor. En önemlisi de İsrail’in 2010’da gerçekleşen bu baskından dolayı Türkiye’den özür dilemesi sağlanmış oluyor. Hayırlı uğurlu olsun” açıklamasında bulundu.

 

Başbakan Binali Yıldırım, İsrail ile varılan mutabakatı önemsediklerini belirterek, anlaşmanın detaylarını aktardı. Başbakan Yıldırım, “Tazminatı anlaşma yürürlüğe girdikten sonra İsrail tarafı toptan yatıracak ve hak sahiplerine ulaştırılması Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin teminatı altında olacaktır. Bu ikili bir anlaşmadır. İkili anlaşmanın diğer anlaşmaların üzerinde bir statüsü vardır. Geçerli olan anlaşma bu olacaktır” dedi.

Başbakan Yıldırım, İsrail ile varılan anlaşmayla ilgili basın mensuplarının sorularını cevapladı. 10 bin tonluk bir yardım yapılacağını belirten Yıldırım, yardımın AFAD Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleşeceğini ve birçok kurumun da buna katkı sağlayacağını söyledi. Anlaşmanın yarın imzalanacağını ifade eden Yıldırım, “Bakanlar Kurulu TBMM’ye havale edecek ve TBMM onayı da hemen onun arkasından gerçekleşecek” dedi.

Normalleşmenin her alanı kapsadığını ifade eden Başbakan Yıldırım, ekonomik ilişkiler ve bölgesel iş birliklerinin önde geldiğini söyledi.

Elçilerin atanmasına ilişkin de bilgi veren Yıldırım, “En kısa sürede atanacak. Bu mutabakat metinlerinin iki tarafça onay sürecinin tamamlanması ile takvim başlar. Ondan sonraki süre artık haftalar anlamına gelir. Dışişleri Bakanlığı en uygun bir ismi atar” diye konuştu.

 

Bu Noktaya Gelmek Yıllar Aldı

Başbakan Yıldırım, bir gazetecinin “Sizce ilişkiler gerçekten normale dönecek mi? Yoksa sadece kağıt üzerinde mi kalacak?” sorusu üzerine “Anladığım kadarıyla sen bu mutabakattan emin değilsin. Bu noktaya gelmek yıllar aldı. Önemli bir adımdır. Bundan sonrası gelişmelere göre değerlendirilecek bir husustur. Bu mutabakatı en iyi şekilde işletmek için İsrail ve Türk hükümetine görevler düşmektedir. Bu mutabakatı en iyi şekilde işletmek, bölgede ilişkileri normalleştirmek hem Türk halkının hem de İsrail halkının yararınadır. Bu konuda gereken gayretin gösterileceğine inanıyorum” dedi.

“Türkiye’de Hamas ofisi var mı” sorusuna ise Yıldırım, “Türkiye’de Filistin ile Türkiye Cumhuriyeti ilişkilerini takip edilmesi için gerekli diplomatik mekanizmalar olmaya devam edecektir” cevabını verdi.

 

Tazminatı Anlaşma Yürürlüğe Girdikten Sonra İsrail Tarafı Toptan YatıracakGazze-Yeniden-Ayaga-Kalkacak-(6)

Mavi Marmara olayında hayatını kaybeden vatandaşların aileleri ile bir görüşme gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda ise Yıldırım şu bilgileri verdi:

“Tazminatı anlaşma yürürlüğe girdikten sonra İsrail tarafı toptan yatıracak ve hak sahiplerine ulaştırılması Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin teminatı altında olacaktır. Bu ikili bir anlaşmadır. İkili anlaşmanın diğer anlaşmaların üzerinde bir statüsü vardır. Geçerli olan anlaşma bu olacaktır. Şehit olan vatandaşlarımızın yakınlarıyla da görüşmeler öncesinde yapılmıştır. Gerekirse tekrar bu görüşmeler yapılabilecektir.”

Bir gazetecinin “İsrail’den sonra Rusya ile normalleşme süreci olur mu?” sorusu üzerine Başbakan Yıldırım şu yanıtı verdi:

“Niye olmasın. Türk milleti de Rus milleti de bu krizin ortadan kalkmasını istiyor. Bize düşen de bir an önce vatandaşlarımızın bu beklentilerini karşılamak olmalıdır. Bu yönde de güzel gelişmeler var. Yakın zaman da paylaşacağız.”

lektrik ve su konusunun acil bir konu olduğunu dile getiren Başbakan Yıldırım, “Bunun için gereken her türlü çalışma yapılacak. Bu konuda katılmak isteyenler varsa memnuniyetle bunu da kabul edeceğiz” dedi.

 

Almanya Savunma Bakanlığı İncirlik’i Rahatlıkla Ziyaret Edebilir

Alman Savunma Bakanlığının İncirlik ziyareti talebine ilişkin ise Yıldırım, “Türkiye izin verecek. Almanya Savunma Bakanlığı İncirlik’i rahatlıkla ziyaret edebilir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Gazze’ye ambargoyu kısmen de olsa tanıdığına yönelik görüşlere katılmadığını belirten Yıldırım, “Orada bir fiili durum var. Oradaki insanların dünya ile ilişkisi yok. Gayri insani şartlarda ölüm kalım mücadelesi veriyorlar. Biz insani ve milli bir görev yapıyoruz. Bu insanları dünyaya açmak, en temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Türkiye burada bir kez daha bölgede mazlum, mağdur ve ezilen halkların hamisi olduğunu ortaya koymuştur. O bakımdan bu mutabakatı önemsiyoruz kim ne derse desin” açıklamasında bulundu.

Gazze’nin yeniden inşası için götürülecek inşaat malzemelerine yönelik ise Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

“Her şey Türkiye’nin gözetiminde ve kontrolünde. Amaç her türlü insani yardımın ve orada tahrip olmuş alt yapının yeniden yapılması, oradaki insanların nefes almasının, hayata dönmesinin sağlanmasıdır.  Bu amaca yönelik her türlü faaliyet tarafımızdan koordine edilecek. İsrail hükümetinin de iş birliğiyle kolaylaştırılacaktır. İşin özü budur.”

 

Söylenen Ne Olursa Olsun Amaç Filistin Ve Gazze’de Sıkıntı Yaşayan Kardeşlerimize Erişimin Sağlanmasıdır

Başbakan Yıldırım bir gazetecinin ise “Doğalgaz anlaşmaları da bu anlaşmanın içerisinde mi? İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, ‘Denizden Gazze’ye abluka bundan sonra da devam edecektir’ diye bir açıklaması var. Bununla ilgili bir değerlendirme de bulunabilir misiniz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Biz ilişkilerin normale dönüştürülmesini konuşuyoruz. Normalleşme başlasın ondan sonra hangi konuda ne kadar iş birliği yapacağımız iki ülkenin gayretleriyle doğru orantılıdır. Bu detayları şimdiden konuşmanın bir anlamı yok. Mutabakatın içeriği bellidir. Söylenen ne olursa olsun amaç Filistin ve Gazze’de sıkıntı yaşayan kardeşlerimize erişimin sağlanmasıdır.”

Bir basın mensubunun “İsrail’in Hamas’a, Gazze’ye ve Filistin’e bir saldırı gerçekleştirmeyeceğine  yönelik taahhüt istendi mi?” sorusu üzerine Yıldırım, “Biz bir ateşkes anlaşması imzalamıyoruz. Türkiye ile İsrail arasında ilişkilerin normale dönüştürülmesi hususunda mutabakata vardık. Burada savaşı tetikleyen, savaşı durduran, konumuzla ilgisi olmayan hiçbir hüküm yok. 3 tane husus var. Birincisi, Türkiye’den özür dilenmesi. İkincisi, Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlere tazminat ödenmesi. Üçüncüsü, Filistin ve Gazze’ye erişimdeki zorlukların ortadan kaldırılmasıydı ve anlaşıldı” açıklamasını yaptı.

Başbakan Yıldırım, yardımın Mersin’den hareket edeceğini söyledi.

 

İsrail’le Mutabakata Varılması Domino Etkisi Yapacak

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye ve İsrail arasında, Mavi Marmara olayı sonrasında kopan ilişkileri normalleşme sürecine sokacak ikili anlaşmanın karşılıklı açıklanmasını çok olumlu karşıladıklarını söyledi. Palandöken, “İsrail ile mutabakata varılarak ilişkilerin normalleşmeye başlaması domino etkisi yapacağına inanıyorum. Aramızda soğuk rüzgârlar esen diğer ülkelerle de, Rusya başta olmak üzere aramızda yakınlaşma sinyalleri var. İsrail ile normalleşme her alanı kapsıyor ancak ekonomik ilişkiler ve bölgesel iş birliği öncelikli olacak gözüküyor” dedi.

 

Yakın İlişkiler Ekonomiyi Olumlu Etkiler

Küreselleşen ekonomik ilişkilerde hiçbir ülke dış ticaretini geliştirmeden büyüyemeyeceğini belirten Bendevi Palandöken, “İsrail ve Rusya’yla düzelen ilişkiler, Türk ekonomisinde son derece olumlu gelişmelere neden olacaktır. En başta bacasız sanayimiz olan turizmde büyüdükçe ülkemize döviz girişi artacak, bu da cari açığı ve ekonomik büyümeyi olumlu etkileyecektir” diye konuştu.

 

Anlaşmanın İki Ülkeye Olumlu Katkı Sağlayacağını Ümit Ediyoruz

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmanın ticaret ve yatırım ilişkisine olumlu katkı sağlayacağını ümit ettiğini söyledi.

Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye ile İsrail arasında bugün varılan anlaşmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Vardan, anlaşmanın iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkisine olumlu katkı sağlayacağını ümit ettiğini söyledi.

Türkiye ve İsrail’in, Batı ittifakının önemli iki ülkesi olduğunu ve her ikisinin de bölgede serbest piyasa ekonomisinin ve çok partili demokrasinin hakim olduğu nadir ülkeler arasında bulunduğunu belirterek “Elbette İsrail’in kuruluşundan bugüne kadar, uygulanan politikalar nedeniyle komşu ve bölge ülkeleriyle yaşadığı sorunlar Türkiye’yi de olumsuz etkilemiştir. Özellikle 2010 yılında Mavi Marmara krizi sebebiyle ilişkiler, neredeyse durma noktasına gelmişti. Ancak Türkiye, İsrail ile yaşadığı siyasi sorunları, ekonomik ilişkilere yansıtmama konusunda azami çabayı da göstermiştir” dedi.

Vardan, bölgenin iki önemli ülkesinin aradaki sorunların halline yönelik bir anlaşmaya varmış olmalarının, bilhassa bölgenin siyasi ve ekonomik geleceği açısından çok önemli bir gelişme olduğunu söyleyerek ”Her ne kadar bu anlaşmanın, yaşamını yitirmiş olan insanlarımızı geri getirmeyecek olduğunu bilsek de, Filistin halkının insani durumunu iyileştirme yönünde, yaşama muslukları yıllardır kesilmiş olan Gazze’de enerji ve su ile ilgili yapılacak yatırımların ve insanı yardımların ulaştırılması için yapıcı düzenlemelerin bu anlaşmada yer alması memnuniyet vericidir. Anlaşmanın bundan sonra iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerine olumlu katkı sağlayacağını ümit ediyorum. Özellikle ekonomik çerçevede, enerji arz güvenliği ve enerji kaynak çeşitliliği adına bölgedeki dengeler açısından önemli fırsatlar oluşacaktır. Ayrıca başta enerji, inşaat, altyapı ve turizm olmak üzere farklı sektörlerde ekonomik işbirlikleri de gündeme gelecektir” şeklinde konuştu.

Vardan açıklamalarını şu şekilde sonlandırdı: “DEİK bünyesinde 133 İş Konseyimizden birisi Türkiye-İsrail İş Konseyidir ve 1993 yılında kurulmuştur. Konseyimiz, bugüne kadar iki ülke arasındaki potansiyel yatırım ve ticaret alanlarını tespit ederek, iş adamlarımıza yol gösterme misyonunu yerine getirmeye çalışmıştır. Bu kapsamda, anlaşma sonrası oluşacak sıcak iklimde önümüzdeki dönemde de taraflar arasında ekonomik işbirliğinin artırılması konusunda İş Konseyimiz çalışmalarına devam edecektir”.(İHA9

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: