Son Dakika
14 Aralık 2017 Perşembe

“Başkanlık, Gündemi Manipüle Etmeye Yönelik”

24 Ekim 2016 Pazartesi, 08:56

CHP Merkez İlçe Başkanı Çavuş:

“Başkanlık, Gündemi Manipüle Etmeye Yönelik”

 

CHP Merkez İlçe Başkanı Hanifi Çavuş, Başkanlık sistemi tartışmalarının gündemi manipüle etmeye yönelik olduğunu söyledi.

Çavuş, yaptığı açıklamada, herhangi bir meclise gelmiş taslak olmadığı için bu çalışmanın ve bu söylemin biraz daha hayalci bir söylem olduğunu, gündemi manipüle etmeye yönelik bir eylem olduğu yönünde olduğunu ifade etti.

Anayasa değişikliği gerçekleşmeden referandumun konuşulmasının çok da doğru bir davranış olmadığını dile getiren Çavuş, “Ama buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi olası bir erken seçime hazırlanıyor. Genel merkezimizden aldığımız talimat doğrultusunda, sandık, çevre örgütlenme çalışmalarımıza hız kazandırdık. Hafta sonu Adıyaman ve Şanlıurfa illerini kapsayan, Adıyaman’da gerçekleştirdiğimiz Üye Temel Siyasi Eğitimi programımızı yaptık. Bir önceki haftada sandık görevlilerimizi Adıyaman’da parti binamızda bir eğitim çalıştayından geçirdik. Merkez ilçe kadın kollarımızın, kadın mahalle temsilcilerimizi partimizde toplayıp bir eğitim toplantısı düzenledik. Hafta sonuna kadar da bu çalışmalarımız devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi Adıyaman’da olası bir erken seçim veya referanduma tam hazırlıklı olmak için sandık örgütlenme, çevre sorunlarını büyük bir hızla bütün Adıyaman’da ve bütün Türkiye’de tamamlama yoluna gidiyor”dedi.

 

Bir Seçim Şart

Bir seçimin şart olduğunu belirten Çavuş, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin aslında bir referandumdan ziyade artık hükümetin yönetme kabiliyetini yitirdiği bir ortamdan geçiyoruz. Her gün şehit cenazeleri haberlerini duyduğumuz, içimizin burkulduğu, dışarıda ise yalnızlaşan bir Türkiye konumuna, ne yazık ki, düştük. Örneklemek gerekirse, biliyorsunuz en son Musul operasyonu sebebiyle, 36 ülke Musul’un IŞİD’den temizlenmesi için bir operasyona girişti. Lozan ve Misak-ı Milli’yi ele alacak olursak Musul Operasyonu’nda olması gereken birinci ülke, Irak’ın kendisidir. İkinci ülke de Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla Türkiye bu anlamda yalnızlaşmıştır, yalnız bırakılmıştır. Bu anlamda da içimiz kan ağlamaktadır. Dış politikamızın geldiği noktada yalnızlaşan bir Türkiye portresi bizleri rahatsız etmektedir, üzmektedir. Türkiye’nin gelmesi gereken nokta bu değildi.  Aynı şekilde Suriye’de biliyorsunuz, askerlerimiz şu anda Fırat Kalkanı Operasyonu’nda, IŞİD’İ temizleme operasyonuna devam ediyor. Burada da özellikle koalisyon güçlerinin Türkiye’yle ilgili rahatsızlıklarını dile getiriyor olmaları, bizi rahatsız etmektedir. Büyük bir ülkeyiz. Büyük bir ülke olmanın gereği de içte ve dışta saygınlıktır. Ne yazık ki dışta bu saygınlığı yeterince görmemekteyiz. Bu da bizleri üzmektedir. İçeride ise dolar aldı başını gitti, 3.1’lere varmak üzere şu anda dolar Euro aldı başını gitti. Altın piyasası kontrol edemez duruma gelmiştir. Bu anlamda ekonomik ciddi anlamda sıkıntı vermektedir. Aynı zamanda enflasyon, işsizlik rakamları ürpertici noktaya gelmiştir.

Türkiye’de resmi olarak her 8 kişiden 1’i, gayri resmi 4 kişiden 1’i şu anda işsizlik, iş arıyor. En ufak bir işçi alımında bakıyorsunuz, binlerce insan iş kurumuna, İŞKUR’a yada sınavın yapılacağı yere hücum ediyor. Bu da Türkiye’nin ekonomik anlamda geldiği noktayı çok açık bir şekilde bize göstermektedir. İş adamlarımız bankalardan kredi kullanamıyor pozisyonuna gelmiştir. Yatırımlar durma noktasına gelmiştir. Çok daha vahim bir şey de, özellikle OHAL kapsamında KYK’larla biliyorsunuz, kamunun içerisindeki Fetullahçı yapının temizlenmesi adı altında kamu personeli KYK’larla işten el çektiriliyor. Açığa alınıyor ya da ihraç ettiriliyor. Bu da şu anda çalışan, özellikle kamu personelinde tedirginlik yaratmış durumda… “Ben ne zaman alınacağım?” korkusu yaratmış durumda. Maaşlarını alan memur, işçilerimiz paralarını piyasaya aktarmak yerine, bankalara yatırmak yerine, bankadaki paralarını da çekerek ya döviz alarak ya da altın alarak bankaların içinde ekonomi değişimini boşaltıyorlar. O parayı yastık altı şekline dönüştürüyorlar. Bu da ekonomiyi vuruyor, ciddi anlamda vuruyor. Ne iş adamımız ne memurumuz ne esnafımız ne de köylümüz önünü göremez duruma gelmiştir”

 

Türkiye Gittikçe Yalnızlaşıyor

Türkiye’nin gittikçe yalnızlaştığını savunan Çavuş, “Biliyorsunuz, en son Ordu’da üretilen fındığımız Avrupa ülkelerinde “kanserojen madde var” diye tehlikeli ürünler sınıfına konuldu. Türkiye dünyada gittikçe yalnızlaştırılan, derin bir yalnızlığa itilen bir ülke konumuna gelmiştir. Bu da bizleri üzmektedir. Hem ekonomik yapının nefes alması için hem de işsizliğin bu anlamda bitirilmesi noktasında hükümet üzerine düşeni, ne yazık ki, artık yapamıyor. Suni gündemlerle olayı götürmeye çalışıyor. Musul’da harekat başlamış, 36 tane ülke harekatın içine katılmış, Türkiye’nin harekatta olmamasına rağmen sayın yetkililerimiz çıkıp televizyonlarda “biz Musul harekatında olacağız” diyorlar. Ama yokuz.  Aynı şekilde, ekonomik rakamlar ortadayken biz referandum gibi başkanlık gibi, aslında konuşmamamız gereken bir gündemi konuşuyoruz. Bütün bunların çözümü aslında, yeni bir meclis aritmetiğinin oluşturulmasıdır. Yeni bir sandığın konulmasıdır. Bu sandığında bence yerel ve genel seçimlerin bir arada en geç Nisan ayı içerisinde yapılmasını, biz görüyoruz. Böyle bir öngörümüz var. Genel başkanımız da bunu telaffuz etti, zaten… Bence başkanlığı ya da referandumu konuşmak yerine, ülkenin normalleşmesi adına bizim, Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekillerini yani, bir de yerelde belediyeleri, halkın yeniden güvenoyuna sunmak adına bir erken yerel ve genel seçimin kaçınılmaz olduğu, noktasındayız. Bu anlamda biz suni gündemlere takılmak yerine sandık görevlerimizi hem referanduma, olası bir referanduma hazırlık anlamında, hem de olası bir erken seçime hazırlık yönünde çalışmalarımızı bu anlamda hem mahalle görevlilerimizi hem sandık görevlilerimizi hem de ilçe örgütlerimizle birlikte bu çalışmayı bu yöne doğru, hızlı bir şekilde kaydırdık. Bu çalışmalara bu şekilde, devam ediyoruz.” diye konuştu.

 

Türkiye’nin CHP İktidarına İhtiyacı Var

Türkiye’nin CHP iktidarına ihtiyacı olduğunu anlatan Çavuş, şunları söyledi:

“Biz Türkiye’nin normalleşmesi anlamında bir Cumhuriyet Halk Parti iktidarına ihtiyaç olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Çünkü toplumun büyük bir katmanı, hükümet tarafından deyim yerindeyse, “tu kaka” ilan edilmiş “öteki” ilan edilmiş, bunu doğru bulmuyoruz. Biz toplumun bütün katmanlarının artık devletin kendi devleti olduğunu hissettirmek anlamında bir Cumhuriyet Halk Parti iktidarını birlikte görmek istiyoruz. Hayatın normalleşmesi, siyasal yaşantının normalleşmesi ve bütün halk kitlelerinin Kürdiyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle ta Edirne’den tutun da Kars’a kadar, Hakkari’den tutun da İzmir’e kadar bütün vatandaşlarımızın kendini devletin birer, milletin ferdi olarak görmelerini, mutlu hissetmelerini, mutlak olası bir erken seçimden geçtiğini görüyoruz. Bu anlamda seçimlere, Adıyaman örgütü olarak Adıyaman’da, Türkiye’de de bütün örgütlerimiz tam hız hazırlanıyorlar”(PHA)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: