Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi

Okul Çağındaki Çocukların Beslenmesine Dikkat

12 Eylül 2014 Cuma, 08:00

Okul Çağındaki Çocukların Beslenmesine Dikkat

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Beslenme Ve Diyet Uzmanı Gülen Mavi: “Çocuğun Doğru Beslenme Alışkanlığı Kazanmasında Büyüklerinin Tutumu Çok Önemlidir. Yedirmede Çocuğun Seçme Arzusu Ve Kararları Da Göz Önüne Alınmalıdır”

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülen Mavi, çocukların doğru beslenme alışkanlığı kazanmasında büyüklerin tutumunun çok önemli olduğunu belirtti.

Okul çağındaki çocukların beslenme alışkanlıklarıyla ilgili açıklamada bulunan Mavi, okulların açılmasıyla birlikte çocukların beslenme düzeninin de değişmeye başladığını ifade ederek, yaşadıkları tempo ve yeni çalışma düzeninin beraberinde beslenme sorunlarını da getirebileceğini söyledi.

Okul çağında kazanılan beslenme alışkanlıklarının, yetişkinlik dönemindeki beslenme alışkanlıklarını da etkilediğine işaret eden Mavi, ‘’Ebeveynlerin, çocuklarının bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları edinmesine yardımcı olmaları gerek” dedi.

Çocuğun doğru beslenme alışkanlığı kazanmasında büyüklerinin tutumunun çok önemli olduğunu vurgulayan Mavi, şunları anlattı:

“Herhangi bir hastalık olmadan çocuğun yemek yemede güçlük yaratmasının nedenleri; yaşından dolayı fizyolojik durumunun gerektirdiği enerji ve besin gereksinimlerinin ne kadar olduğunun bilinememesi ve çocuğun seçme arzusuna yer verilmemiş olmasıdır. Yedirmede çocuğun seçme arzusu ve kararları da göz önüne alınmalıdır.”

Çocuğun almayı reddettiği yiyeceği vermekte ısrar etmenin doğru bir davranış olmayacağına dikkati çeken Mavi, şu uyarılarda bulundu:

“Yemek yeme hususunda çocuk ile büyük arasında meydana gelen anlaşmazlık, annelerin belli saatlerde ve fazla miktarda yiyecek vermedeki ısrarlarından kaynaklanabilmektedir. Anneler kendi çocuklarını başkalarıyla kıyaslayarak az yediğini söylerler. Her çocuğun metabolizma hızı, vücut yapısı aynı olmadığına göre, aynı miktarda yiyecek alması da beklenilmemelidir. Çocuklar seçmekte serbest bırakılırsa daha iyi bir beslenme alışkanlığı kazanabilmektedirler.”

 

Çocuğun Açlık Hissi Rehber Olarak Alınmalı

Yiyeceklerin midede kalma süresinin her çocukta aynı olmadığını, bu bakımdan öğün aralarındaki sürenin her çocuk için aynı olamayacağının altını çizen Mavi, çocuğun gösterdiği açlık hissinin rehber olarak alınmasının daha doğru olacağına vurgu yaptı. Mavi, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yetersiz yedirme, çocuğu doyurmadığı gibi, zorlayarak yedirme de, beslenme hususunda olumsuzluklara neden olmaktadır. Besin miktarları normalin altında veya üstünde olmayıp, yeterli ve mümkün olduğu kadar çeşitli olmalıdır. En iyi rehber, büyüme durumunun izlenmesidir. Büyümesi normal olan çocuklara yedikleri yeterlidir.

Araştırmalar kahvaltı yapan çocukların okuldaki başarılarının ve konsantrasyonlarının, yapmayanlara oranla daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle aileler, çocuklarının kahvaltı alışkınlığı kazanmasına gayret göstermelidirler. Kahvaltı menüsü besin içeriği zengin, doğal besinlerden (yumurta, peynir süt, bal, pekmez, ekmek, domates) oluşmalıdır.

Çocukların 3-4 saatte bir; süt, meyve, taze sıkılmış meyve suyu, sandviç, ayran gibi ara öğün tüketmelerine özen gösterilmeli. Bilgisayar ve televizyon başında çok vakit geçiren çocuklarda hareketin azalmasına bağlı olarak obezite riski artıyor. Bu nedenle de çocukların spora teşvik edilerek, uygun spor dallarına eğilimi sağlanmalı.”

 

Her Besin Grubundan Dengeli Tüketilmeli

Sağlıklı bir öğün hakkında da bilgiler veren Mavi, “Sağlıklı bir öğün et, süt, sebze, tahıl, meyve gruplarından hepsini içermelidir. Çocukların kemik ve diş gelişimi için günde en az 2-3 porsiyon süt grubu besinlerden tüketmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

Protein, demir ve B grubu vitaminlerinin karşılanması için kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, peynir, kurubaklagil tüketilmesini öneren Mavi, şöyle devam etti:

“Günlük enerjinin yüzde 50-55’ini karşılayan karbonhidrat grubu besinlerde (ekmek, pilav, makarna) ölçüsüne dikkat ederek mutlaka tüketilmelidir. Hamur işi ve çok yağlı besinler (kızartmalar, cips) kalp-damar hastalıkları ve obezite riskini arttırır. Çocuklar günde en az 5-6 porsiyon meyve tüketmelidir. Çocuklar gelişimlerinde önemli olan bazı besinleri almak istemiyor ve reddedebiliyorlar.

İstenmeyen besinlerin başlıcası sebzedir. Sebze yemekleri çocukların sevebileceği şekilde hazırlanıp sunulmalıdır. Mümkünse bu yemekleri birlikte hazırlayın, kendi hazırladığı yemeği daha severek yiyecektir. Çocuğun hala bu yemeği tüketmemekte ısrar etmesi halinde bir beslenme uzmanına danışıp, o besinin yerine tüketebileceği besinler öğrenilmeli.”

 

Beslenme Alışkanlıkları

Mavi, beslenme alışkanlıklarıyla ilgili olarak şu uyarılarda bulundu:

“Eve cips, asitli içecekler gibi zararlı besinler almayın ve bu tip besinlerin zararlarını uygun bir dille çocuğunuza anlatın. Sabah kahvaltısını kesinlikle atlamayın ve kahvaltıda çeşitliliğe özen gösterin. Çocuğunuza beslenme çantası haz ırlayın, bisküvi, kek, poğaça hazır meyve suları yerine kendi hazırladığınız sandviç ve ayran\süt tercih edin. Beslenme çantalarına meyve, kurutulmuş meyve, ceviz gibi besinler eklemeyi ihmal etmeyin. Hamur işleri ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlı ve meyveli tatlılar tüketmelerine özen gösterin. Çay, kola, kahve yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, bitki çayları tüketmelerine özen gösterin.”

 

Adölesan Beslenmesi (12-19 Yaş)

Adölesan (ergenlik) çağının, fiziksel, biyokimyasal, ruhsal ve sosyal yönden hızlı büyüme gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi olduğunu ifade eden Mavi, “Bu dönemde kazanılan doğru veya yanlış alışkanlıklar, bireyin yaşam boyu sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle adölesanların beslenmesi önemle üzerinde durulması gereken bir konudur” dedi.

Bu dönemde hızlı büyüme ve gelişmenin, kemik kütlesinin artışının günlük enerji gereksinimini ve bazı besin öğelerinin (kalsiyum, demir) gereksinimini arttırdığını anımsatan Mavi, sağlıksız beslenmenin büyüme – gelişme geriliği yanında dikkat dağınıklığı, kansızlık, baş dönmesi, saçların zayıflaması ya da dökülmesi, halsizlik başta olmak üzere birçok sağlık problemine de sebep olduğunu vurguladı.

Mavi, “Bu dönemde yapılan beslenme yanlışlarının başlıcası, kahvaltı yapmama ve açlık duygusunun tatmin için besin içeriği olarak kalorisi yüksek hazır besinlerin (hamburger pizza, patates, kola) tercih edilmesidir” diyerek beslenmedeki yanlışlara dikkat çekti.

 

Dikkat edilecek noktalar:

Günlük alınacak besinlerin üç öğüne dengeli dağıtılması gerektiğinin özellikle altını çizen Mavi, “Gençler arasında sıklıkla atlanan öğün kahvaltıdır. Halbuki, bütün gece a ç kaldıktan sonra güne zihinsel ve fiziksel olarak güçlü başlamak ve verimliliği arttırmak için kahvaltı şarttır. Öğünlerde 4 besin grubundan (et, süt, sebze, tahıl) mutlaka bulunmalıdır” şeklinde konuştu.

Yemeklerin yanında içecek olarak kola ya da diğer asitli içecekler yerine ayran, kahvaltıda demir emilimini azaltan çay, kahve yerine süt ya da taze sıkılmış meyve suyunun tercih edilme gerektiğini vurgulayan Mavi, sözlerini şöyle tamamladı:

‘Çay tüketilecekse de açık ve limonlu tercih edilmelidir. Özellikle öğle vakti eve gitme olanağı bulunmadığında okula veya iş yerine uygun yiyecekler götürülebilir. Dışardan yemek zorunluluğu olduğunda en başta temizlik ve sağlık kurallarına uygun yerler tercih edilmelidir. Eller yıkanmadan yemeğe başlanmamalıdır. Açıkta satılan yiyeceklerin hastalık etkeni taşıyabilecekleri unutulmamalıdır.”

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: