Son Dakika
17 Ağustos 2017 Perşembe
31 Ağustos 2016 Çarşamba, 07:20
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Yıllar Değişse de Olgular Değişmiyor

Yıllar Değişse de Olgular Değişmiyor Yıllar değişse bile bazı olgular hiç değişmiyor. İnsanlar, iki yüzlülüğüne, sinsi tavırlarına, menfaatcı şahsiyetsizliklerine aynen devam ediyorlar. Çevremizde yaşayan bazı bukalemun kıllıklı insanlar dün ışığı gördükleri yere doğru hızla koşarken, bu gün ışığın kaybolma riskini sezdiklerinde, anında menavra değiştiriyorlar. Dün savundukları, değerleri, yere göğe sığdıramadıkları insanların etrafında kelebekler gibi uçuşurken, […]

Yıllar Değişse de Olgular Değişmiyor

Yıllar değişse bile bazı olgular hiç değişmiyor. İnsanlar, iki yüzlülüğüne, sinsi tavırlarına, menfaatcı şahsiyetsizliklerine aynen devam ediyorlar.

Çevremizde yaşayan bazı bukalemun kıllıklı insanlar dün ışığı gördükleri yere doğru hızla koşarken, bu gün ışığın kaybolma riskini sezdiklerinde, anında menavra değiştiriyorlar.

Dün savundukları, değerleri, yere göğe sığdıramadıkları insanların etrafında kelebekler gibi uçuşurken, bu gün o insanları galiz ifadelerle itham edebiliyorlar.

Dün ak dediklerine bu gün kara diyen bu tayfa ne yazık ki, gittikleri her yerde el üstünde tutulmayı, baş köşede oturacak minder bulmayı beceriyorlar.

Zaman aynı zaman, mekan aynı mekan ama sürekli değişkenlik gösteren insanlar, bir türlü düzen tutmuyor, bir kararda kalmıyorlar.

Acılar da hayat tecrübesinin bir parçasıdır, acılar var diye korkmamak gerekir. Faaliyetin olduğu her yerde ufak tefek arızalar, aksaklıklar kaçınılmazdır.

Gündüz geceye, bahar kışa muhtaçtır. İnsan, hayatın çeşitli serüvenleriyle, çektiği acılarla, katlandığı sıkıntılarla olgunlaşır, saflaşır, duru hale gelir .

Hayatta acı çekmeyen, ızdırap duymayan ham ruhlar yaşamın tadına varamazlar. Hayat üniversitesini başarıyla tamamlayanlar çile çekip, yokuşlarda susayanlardır.

İcap ettiği zaman dert ortağı bulmak için, başkalarının dertlerine ortak olmak lazım. Başkalarının derdiyle dertlenmeyenler derdine ortak bulamazlar.

Müslüman, başkalarının elinden ve dilinden selamette olduğu kimsedir. Başkalarına faydalı olamayanlar hiç değilse zarar da vermemelidirler.

Hiçbir dereceye , makama mevkiye layık olmadıkları halde birilerinin başına amir olanlar, kendi dünyalarında saltanat sürerken, emri altındakilere köle muamelesi yapmamalıdırlar.

Hayat imtihan dünyasıdır. Kader bu gün yüzüne güler, yarın yaptıklarının cezası olarak yüz tokat vurur. Kaderin acı sillesine maruz kalmamak için muhasebeyi iyi yapmak lazım.

Hayatın kıymetini bilmeden yaşayanlar, sayılı günleri har vurup harman savuranlar, büyük bir nedamet ve gafletle uyanırlar ama yapılacak bir şey kalmamıştır.

Yaptıkları yanlışlara, işledikleri hatalara, yedikleri nanelere rağmen göğsünü gere gere , kibir ve gururla hala insanlar arasında dolaşanları, ancak teneşir temizler.

İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Kimse yaptığının yanlış olduğunu kabul etmiyor. Hakperestlikten uzaklaştık, realiteyi unuttuk.

Aile bireylerinin her birinin farklı kulvarlarda koşuşturduğu hayat yolunda, kimin nerede duracağı belli değil. Birinin yanlışını diğeri düzeltmek yerine, o da farklı yanlış peşinde koşturuyor.

Eski , bir yerden sonra artık eskimez.(klâsik olur) Yeni ise her gün biraz daha eskir!… Modanın peşinde koşanlar yüzyıllardan beri bir türlü bir yerde karar kılmadılar.

Her şart altında sevmek ve sevilebilir biri olmaya çalışmak, daha güzel bir hayata ulaşmayı sağlar. İnsanları sevmeyen insanlardan merhamet beklemek safdillik olur.

İnsanlara acımayan, merhamet etmeyen insanlar sevilmez ve merhamet görmezler.  Yaratılanları Yaratan’dan ötürü sevmek, insanlığımızın ve inancımızın gereğidir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: