Son Dakika
14 Aralık 2017 Perşembe
20 Temmuz 2016 Çarşamba, 08:53
Hikmet Kızıl
Hikmet Kızıl [email protected] Tüm Yazılar

Yiğit adamlar oradaydı,

Yiğit adamlar oradaydı,

Yiğit kadınlar oradaydı,

Yiğit gençler oradaydı,

Bir destanı yürekleriyle ilmek ilmek yazıyorlardı..

Bir kez daha dünyaya gösterdiler ki ;

Bu millet, destanı kalemle değil yürekleriyle yazar…

Tanklara karşı göğüslerini siper ettiler,

Namlulara karşı pervasızca bedenlerini koydular..

Alçak, aşağılık, paralel ihanet şebekesini cani piyonları halka ateş etmekten çekinmedi,

darbeye karşı oyunlarını bozan kahraman halka kinlerini kustular…

Şehitler verildi…

Kan, ter, gözyaşı…

Bu üç damla azizdir, bu üç damlanın karıştığı şey de azizdir.

Kan, toprağın; ter, ekmeğin; gözyaşı, yüreğin bereketidir.

 

Yiğit Kahta halkı da darbecilere, cuntacılara karşı tek yürek oldu…

Kutlu bir nöbet tuttular…

Canlarını vermeye hazırdı gençler, kadınlar, Kahtalılar…

Ve hakırıyordular:

“Reis seninleyiz, hepimiz Recep Tayyip Erdoğan’ız.

Onu almanız için cestelerimizi çiğnemeniz lazım…”

Yiğit Kahta halkı oradaydı…

Yiğit erkekler,

Yiğit kadınlar,

Çocuklar, gençler…

Sabah namazına kadar meydanlarda,

Sabah, görevlerinin başında yiğit insanlarımız oradaydı…

Bu saatten sonra bir an durmak yok, bir an gaflete düşmek yok,

Kahpeliğe, ihanete, satılmışlığa geçit yok artık…

Ey cesur yürekli kardeşim,

Ey yüreğini ortaya koyan kadın,

Bir an duramayız artık,

Çok çalışmak,

çok okumak,

çok düşünmek,

çok koşmak gerek…

Asrın liderine sahip çıkmak zamanı,

Çocuklarınızın yarınlarına ipotek koyan darbeci, cuntacı, hain köpeklere hadlerini bildirme zamanı…

Yiğit Kahtalılar  darbeye karşı, cesaret, feraset ve siyasi şuurlarıyla gösterdiler ki halkın iradesine kimse karşı koyamayacak…

Ey hayatın yağız çocukları…

Asi ruhlar…

Yiğit erkekler…

Cesur Kadınlar…

Bize şah damarımızdan daha yakın olana iman ettik sadece ve gözümüzü kırpmadan vurduk şah damarımızı..

Ve şah damarından vurduk  paralel ihanet şebekesini, cuntacıları…

Biz yüreksiz yaşayamayız.

Ve düşmanın göğsündeki boşluğa bakarak atarız zafer çığlıklarını.

Damarlarında kan dolaşmayanlar ve gözlerini soğutmuş olanlar ihanet çemberinde, düşmanımızdır bizim.

Bayram ilan ediyorum senin iki ayağın üzerinde doğrulduğun bu kutlu günü…

Dilimiz ve sesimizdir meydanlara düpedüz çıkan ve meydanlarda dimdik duran çocuklar.

Onlar ki bayrak yerine yüreklerini taşırlar.  En cesur türkülerini dillendirirler yürekleriyle..

İşte biz böyleyiz…

Biz doğduğumuz gün öğreniriz aşkı ve durulmaz önümüzde bir şeye yürek düşürürsek.

Masaya yumruk vurur gibi ilan-ı aşk ederiz ve gerekirse gideriz masaya aklımızı koyarak.

Başkasının aklına yer yok hayatımızda.

Başkasının sözcükleriyle konuşma bizimle.

Dümdüz ve dolambaçsız ve dar ve alt yazısız konuş.

Ölmeye gidiyoruz çünkü.

Fazla vaktimiz yok seni dinlemeye.

Ya sen de gel, ya ebediyyen sus!

Ya bizimle ol ya da ebediyen sus!

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: