Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi
11 Aralık 2014 Perşembe, 10:32

Yetmez ama evet

 

Milli Eğitim Şurası’nda Osmanlı Türkçesinin, Anadolu İmam Hatip Liseleri’nde zorunlu, diğer okullarda ise seçmeli olması yönünde tavsiye kararı alındı. Bu konuda başlayan tartışma, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son açıklamasıyla daha da alevlendi. Osmanlıca ile birlikte mecburi din derslerinin ilkokul 1,2 ve 3 sınıflarda mecburi okutulması, karma eğitimin kaldırılması gibi konuların konuşulması muhalefet parti yetkililerinin büyük tepkisine yol açmıştır.

Bilindiği gibi harf devrimi ile birlikte Türkiye halkı yüzlerce yıllık kültürel mirasından bir anda koparılmıştır. Harf devrimi ve devam eden tek parti döneminde bırakın eski eserlerin okunmasını, dinlerini, yerleşik kültürlerini yaşama noktasında büyük engeller konulmuş, batı kültürü ve değerleri tepeden inmeci bir şekilde halka empoze edilmeye çalışılmıştır.

Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan toplumsal sıkıntıların birçoğunun temelinde bu politikaların etkisi vardır diyebiliriz. Kendi kaynaklarına ulaşamayan yeni nesil ideolojik arayışlara girdiğinden enfekte düşünce akımlarının kurbanı olmuştur.

Milletler, kültürler, dinler, mezhepler, cemaatler topluluğu olan Osmanlı yönetimi bu mozayiği yüzyıllar boyunca uyum içinde barındırmayı başarmıştır. Bugün ülkemizde ve Ortadoğu coğrafyasını kasıp kavuşturan çatışmalar yüzyıllarca Osmanlı coğrafyasında görmediğimiz çatışmalardır.

Osmanlı Türkçesinin okullarda okutulup yazılması elbette Osmanlıcığın yeniden canlandırılması gibi bir düşüncenin ürünü değildir. Sembolik bir uygulamadan öteye gideceğini sanmıyorum. Okullarımızda İngilizce eğitimin düzeyini hepimiz biliyoruz. Liseden hatta üniversiteden mezun bir kişinin İngilizce veya diğer yabancı dil düzeyi eğer ek bir hazırlık sınıfı eğitimi almamışsa komik düzeydir. Mevcut eğitim şekliyle Osmanlıcanın öğrenciler tarafından yazılıp, okunacağını beklemek saflıktır.

Keşke bu konudaki Milli Eğitimin yaklaşımı yalnız Osmanlıca eğitiminin verilmesi ile kalmasa, Osmanlı yaşantı tarzını, yönetim anlayışını, insanların, toplumların birbirleriyle olan ilişkilerini, hoşgörüsünü, bakış açılarını, farklılıkların gözetilmediği yaşam şekillerini irdeleyen ders konuları olarak okutulsa. Yalnız bu eğitim mevcut tarih derslerinde olduğu gibi hikaye anlatır gibi değil, özümsenerek verilse. Mutlaka bu tarih deryasından alınacak dersler vardır. Yeni nesil günümüz toplumsal görüş ayrılıklarının ve çatışmaların çözüm yollarını oralarda bulabilir, çağdaş yöntemlerle sentez yoluna gidebilir. Tarihi kaynaklara kolay ulaşılması, kültürel temellerin sağlamlığı insanlara gelecek için daha iyi projeksiyonlar sunması bakımından önemlidir. Bu bakımdan Osmanlıcanın okullarda okutulmasına yetmez ama evet denilebilir.

Yalnız hükümet daha çok muhafazakar kesime hitap eden bu uygulamayı hayata geçirirken seküler hayat tarzını benimseyen kesimlerin de endişelerini giderip, onlarında başka beklentilerini karşılama konusunda hassas olmalı. Osmanlıca eğitimini istemeyen kesimlere dayatma ile mecburi eğitim verilmemeli. İdeolojik devlet görüntüsü her kesimi rahatsız edecektir. Nitekim yalnızca imam hatip okullarında mecburi olması diğer okullarda isteğe bağlı seçmeli olarak okutulması önemlidir. Rahmetli Turgut Özal meşhur TCK’daki 163. Maddeyi kaldırırken aynı anda 141-142. maddeleri de kaldırarak sol kesimdeki insanların beklentilerini karşılayarak bu sorunu halletmiştir. Aynı şekilde okullarda daha önce de gündeme gelen seçmeli alevilik dersleri hayata geçirilebilir. Gerçi bazı alevi kesimlerinin bu konuda ciddi çekinceleri var. Bu hassasiyetler göz önünde tutularak bu kesimlerin istediği şekilde düzenlemeler yapılabilir.

Yine çözün süreci içerisinde görüşülen ‘anadilde eğitim’ önündeki engeller bir an önce kaldırılarak bu alanda bir devrime imza atılması, toplumsal barışı sağlama büyük katkı sağlayacağı kesindir.

Osmanlıca eğitimine itiraz eden muhalefet parti yetkililerinin argümanları ideolojik reflekslerden kaynaklamaktadır. Konu kültürel restorasyon çalışılması olarak ele alınırsa daha mantıklı itiraz noktaları ortaya çıkabilir. Yoksa eskiye dönüşüm, Osmanlıcılığın canlandırılması iddiaları boş bir safsatadan öteye gitmeyecektir.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: