15 Temmuz 2015 Çarşamba, 08:49
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Yeni Şehir Otagarı’nı ‘UTANÇ MÜZESİ’ Yapalım…

Yeni Şehir Otagarı’nı ‘UTANÇ MÜZESİ’ Yapalım…   Şehrin otogar özelinde tartışmaya başladığı aslında geçmişten kopuşun bizleri ne tür felaketlere sürüklediğinin özetidir. Geçmiş sağlam kurulmuşsa eğer ileriki yıllarda da çimento görevi görmeğe devam eder. Yeter ki siz geçmişe sırtınızı dönmeyiniz. Onu yok sayarak bir işe girişmeyiniz. Şehirlerde insan toplulukları gibidir. Kökleri vardır. Her şehrin hikâyesi birbirinden […]

Yeni Şehir Otagarı’nı ‘UTANÇ MÜZESİ’ Yapalım…

 

Şehrin otogar özelinde tartışmaya başladığı aslında geçmişten kopuşun bizleri ne tür felaketlere sürüklediğinin özetidir. Geçmiş sağlam kurulmuşsa eğer ileriki yıllarda da çimento görevi görmeğe devam eder. Yeter ki siz geçmişe sırtınızı dönmeyiniz. Onu yok sayarak bir işe girişmeyiniz.

Şehirlerde insan toplulukları gibidir. Kökleri vardır. Her şehrin hikâyesi birbirinden farklıdır. Şehirlerin kendine özgü yapıları ve yerleşkeleri vardır. Şehri günün koşullarına göre yeniden yapılandırmak isterseniz de, yeni binalarda inşa etmek isterseniz de eskinin rehberliğinde hareket etmeniz gerekir.

İşin felsefi boyutundan hareketle sanal âlemde sahibinden “satılık sıfır otogar” capsleri ile dolaşmaya başlayan meseleye gelelim. Açılışı birkaç kez yapılan ama gerçek açılışı bir türlü yapılamayan Adıyaman Yeni Şehir Otogarına. Yakında açılacak dendi. Yılın başında açılacak dendi. Yılın ikinci ya da üçüncü ayında açılacak dendi. Nitekim açılmadı. Açılmadığı ile de kalmadı; açılmadan satılığa çıkartılacağına dair haberler dolaşmaya başladı.

Belediye Başkanı Hüsrev KUTLU halk arasında dolaşan söylentinin gerçek olduğunu ve alıcısı çıktığı takdirde otogarın satılacağını söyledi. Hayırlı olsun mu diyelim yoksa büyük bir geçmiş olsun mu demek daha doğru olur bilemiyorum.  Ortada bir doğru varsa oda yapılan otogar israftan başka bir işe yaramamıştır. Evet, otogarın arsasının tanziminden tutunda yapımına harcanan paranın haddi hesabı yoktur.

  1. Yüzyılın belediyecilik anlayışı yurttaşlarına daha iyi hizmet vermek üzerine kuruludur. Yurttaşların zamanı her zamankinden daha çok kıymete binmiş durumdadır. Halka hizmet noktasından yapılacak her iş ve yapı bu zamanın nasıl doğru kullanılacağı üzerine kurulu olmalıdır. Şehrin doğu kısmında yapılan otogar ne yazık ki zaman konusundan olması gerekenlerin tam zıttını hayata geçirecek şekilde planlanmış. Yurttaşların zaman kaybını nasıl en aza indireceğiz yerine nasıl yükseltebiliriz hesabı üzerinden yapılmış gibi. Şehir merkezinden otogara gitmeniz için en az 15 dakikanızın gittiğini düşünürseniz aynı yolu bir daha geri döneceğinizi de eklerseniz 30 dakikalık bir zaman kaybına uğramış olacaksınız.

Otogarın kullanılamayacağı ta başından beri belliydi. Yapılış amacının halka hizmet değil eziyet olduğunu yerel yönetimden anlamayan kişiler bile biliyorlardır. Ama nedense işin uzmanları sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi bu işe girişmişler. Ve sonrası da hepimizin tanıklık ettiği şeyler.

Geçmiş tarihi ev sahipliğinde doğu ve batının en güzel buluşmasına tanıklık eden şehrin torunları ne yazık ki doğu ve batı kavramlarının tanımlamasını yapamadıklarından telafisi zor hatalar yapmaktalar. Mesele yalnızca bir otogar ve Eski Belediye Başkanı Necip Büyükaslan meselesi değildir. Mesele bir otogardan daha büyük mesele, bir şahıstan çok daha fazlasıdır.

Şehirler batıya doğru genişler. Bu birkaç şehir dışından tüm şehirler için geçerlidir. Elbette ki batısında genişleyebileceği olanakları olsun. Ama iyi bir yönetici yalnızca şehrin batısını görüp doğusunu yok sayamaz. Elinden geldiğince bazı yatırımları şehrin doğusuna kaydırır. Bireysel yatırımların batıya yapılacağına kesin gözü ile bakılacağından kamu tarafından yapılacak olan üniversiteler, havaalanları, sanayi tesisleri şehrin doğusuna yapılmalıdırlar.

Yerel yöneticilik bir sanat işidir. Adıyaman ilinin yerel yönetimine seçilen kişilerin sanırsam en büyük eksiği bu. Bugün üniversite şehrin ortasında kalmıştır. Oto alım satım tesisleri şehrin ortasındadır. Küçük sanayi sitesi ve büyük organize sitesi şehre karışmış durumda. Tıp fakültesi olarak düşünülen yerin tıp fakültesi için uygun olmadığını birkaç yıl içinde anlamış olduk.

Coğrafya olarak Adıyaman yerleşkesi yatırım yapmak isteyen kamu kurum ve özel teşebbüsler için masraf çıkartmayacak bir konumdadır. Ancak bizler coğrafyanın çıkartmadığı masrafları üzerlerine yapmaya çalıştığımız yapıların kullanılmayarak çöpe atılması ile çıkartmış oluyoruz.

Yeni Şehir Otagarı’nın bu hali ile alacak biri ya da birileri çıkar mı bilmem. Gerçekten işi yaramasını istiyorsak daha mantıklı şeyler düşünmemiz gerekiyor. Ben olsam Yeni Şehir Otogarını satmam, “Utanç Müzesi” yaparım. Ve yeni kuşakların ders çıkartacağı bir yapı haline getirtirim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: