Son Dakika
19 Ağustos 2017 Cumartesi
21 Haziran 2016 Salı, 08:01
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

YENİ HOCALAR ÇIKARILACAK… ARANIYOR…-1-

YENİ HOCALAR ÇIKARILACAK… ARANIYOR…-1- *Hadis ve bazı dinin hükümlerini inkar edenler, mensublarını bu hareketleriyle pervasızlaştırıyorlar. Cahil cesur olur, kabilinden cesaret veriyorlar. Ahmak cesareti. Kartal yavrusunu kartal gösteriyor. Benim ondan ne farkım varmış, deyip adeta civciv iken kendisini aynada şahin görüyor. Zira onun sahip olduğu kanat gibi organlara ben de sahibim, diyor. * Hadislerin anlaşılıp da […]

YENİ HOCALAR ÇIKARILACAK… ARANIYOR…-1-

*Hadis ve bazı dinin hükümlerini inkar edenler, mensublarını bu hareketleriyle pervasızlaştırıyorlar.

Cahil cesur olur, kabilinden cesaret veriyorlar.

Ahmak cesareti.

Kartal yavrusunu kartal gösteriyor. Benim ondan ne farkım varmış, deyip adeta civciv iken kendisini aynada şahin görüyor. Zira onun sahip olduğu kanat gibi organlara ben de sahibim, diyor.

* Hadislerin anlaşılıp da tahlil edilmesi yoluna gidilmeden direkmen akla sığmadığı sığlığı ve seviyesizliğiyle direkmen inkar yoluna gidilmektedir.

Güzel olan husus ise, bütün bu redlere rağmen, doktora tezleri olarak bu konularda araştırmalar yapılmış ve de yapılmaktadır.

 

*********************  

Şefaatı inkar edenlerin delil olarak ileri sürdükleri ayetlerden mesela, Bakara 48, 123. Ayetler Yahudiler hakkındadır.

Şuara. 100-101.ayetler kafirler hakkındadır.

Müddessir.42-48. Ayetler ahireti inkar edenler hakkındadır.

Oysa şefaat ehli iman hakkındadır.

O ayetler ise; Bakara.255, Meryem.87, Taha.109, Enbiya.28.

Şefaat konusu ile ilgili hadisler ise gayet çoktur.

-Şefaat yok diyene, şefaat yok.Risale-i Nurlarda da bu konuya değinilmiştir.[1]

*Ebu Bekir El Beyhaki (384-458 h/994-1066 m) “Şuabul İman” adlı eserinde Ebu Harb El Hilali kanalıyla bu bedevinin kıssasını zikreder:

“Ebu Ali Er Ruzberi- Amr bin Muhammed bin Amr bin El Huseyn bin Bekiyye -Şükr El Herevi – Yezid Rekkaşi – Muhammed bin Revh bin Yezid El Basri kanalıyla Ebu Harb El Hilali şöyle demiştir: Bir bedevi haccetti daha sonra Resulullah’ın – sallallahu aleyhi ve sellem -mescidinin kapısına geldiği zaman hayvanını çöktürüp  bağladı. Sonra Mescide girdi, kabre yürüdü. Resulullah’ın – sallallahu aleyhi ve sellem – Yüzü hizasında durdu ve dedi: Babam anam sana feda olsun ya Resulullah. Günah ve hatalarımla sana geldim. Senden Rabbin katında şefaat etmeni istiyorum. Çünkü Yüce Allah kitabının açık ayetinde buyurur: “…Eğer onlar nefislerine zülüm ettikleri zaman, senin yanına gelip Allah’tan bağışlanma dileseydiler ve resul da onlar için bağışlanma dileseydi. Allah’ı tövbeleri kabul eden, merhametli olarak görürdüler.” (En-Nisa: 4/64) Babam anam sana feda olsun, sana günah ve hatalarımla geldim. Senden Rabbin katında benim günahlarımı bağışlaması ve hakkımdaki şefaatini kabul etmesi için şefaat etmeni istiyorum. Sonra şöyle diye diye insanların arasına karıştı: Ey kemikleri bu ovada defnedilenlerin en hayırlısı Onların güzel kokusundan ova ve tepeler hep güzelleşmiştir Senin bulunduğun kabre benim canım feda olsun Orada iffet, cömertlik ve şeref vardır.”[2]

*“Emîrü’l-Mü’minîn Ebû Ca’fer Mansûr, Hz. Peygamber’in Mescidinde İmâm Mâlik ile tartışmıştı, İmâm Mâlik, Halîfe Mansûr’a: “Bu Mescid’de yüksek perdeden konuşma. Çünkü Allahu teala:

“Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp-söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa çıkar-gider.” (49 Hucurât 2) buyurarak bir grubu te’dîb etmiş, diğer bir zümreyi: “Şüphesiz, peygamberin yanında seslerini alçak tutmakta olanlar; işte onlar (var ya), Allah onların kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.” (49 Hucurât 3) diyerek överken bir başka topluluğu da: “Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de (var ya), onların çoğu aklını kullanmıyorlar.” (49 Hucurât 4) diye zemmetmişti. Şüphesiz Hz. Peygamber’e vefatından sonra yapılacak hürmet, aynen sağlığında yapılan gibidir”. Ebû Ca’fer, bunları kabul edip sordu: “Ey Ebâ Abdillâh, Kabe’ye yönelerek mi, yoksa Resûlüllah’a yönelerek mi dua edeyim?” İmâm Mâlik cevap verdi: “Resûlüllah Efendimiz kıyamet gününde Allah’a senin ve ceddin Âdem’in vesilesi iken niçin O’ndan yüzünü çevirecekmişsin?! Hayır, Resûlüllah’a yönel ve O’ndan şefaat talep et ki, Allahu teala O’nu sana şefaatçi kılsın. Zâten Allahu teala da şöyle buyurur: “Biz her rasulü ancak Allah’ın izni ile kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan hemen bağışlanma dileseler, rasul de onlar için istiğfar etseydi Allah’ı ziyadesiyle affedici ve esirgeyici bulurlardı.” (4 Nisa 64)”

************************

İnsanların tek bir nefisten yaratıldığına dair ayetlerde;

-“Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah’tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah’a şöyle dua ettiler: “Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız.” (A’raf, 7/189)

-“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının…” (Nisâ, 4/1)

-“Bütün çiftleri yaratan Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.” (Yasin, 36/36)

“Şüphesiz Allah Âdem’i seçerek üstün kıldı.” (Âli İmran, 3/33).

“Allah Ademi topraktan yarattı. Sonra ona ‘ol’ dedi ve o da oluverdi.” (Âli imran, 3/59)

-“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın.” (Bakara, 2/35; A’raf, 7/19)

***************  

Giden hocaların yerine yeni hocalar aranıyor.

Aman dikkat.

-Deşifre olan veya falsoları ortaya çıkıp, tabiri caizse ne mal oldukları anlaşılanların yerine yenileri bulunup devreye konulmaktadır.

*Bazen Adem-e baba aranırken, bazen de insanların toplu olarak yaratıldığından dem vurulmaktadır.

Hz. Ademin babasız olduğunun bir delili de;” Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi.” ALİ İMRAN-59, derken, İsanın babasız olduğuna işaret ettiği gibi, Hz. Ademin de İsa gibi babasız hatta aynı zamanda annesiz olarak da yaratılmış olduğunu ifade etmektedir.

Ve aynı zamanda Hz. Âdemin bir babadan değil, topraktan yaratıldığını ifade etmektedir.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: