Son Dakika
21 Ağustos 2017 Pazartesi
01 Aralık 2014 Pazartesi, 09:46
Hamza Çelenk
Hamza Çelenk [email protected] Tüm Yazılar

Yeni Bir Hayat İçin

Yeni Bir Hayat İçin   İnsanlar vicdanlarıyla yorumlarken iktidarlarını, barış ve kardeşlik adına bir şeyi içlerinde bırakmadıklarını kavrıyorlardı. Yaşadıkları son zamanları yorumlamaktan ziyade, ağlayış ve sızlayışın peşine düşmüşler. Oysa varolan hallerinin, düşünülmesi gereken an, durulması gereken son şekilleri olduğundan haberdar olmaları lazımdı. Son verilen eserlerinde kardeşlik kavramına yine sürgün biçmişler. Daha çok yabancı kalacak mıyız […]

Yeni Bir Hayat İçin

 

İnsanlar vicdanlarıyla yorumlarken iktidarlarını, barış ve kardeşlik adına bir şeyi içlerinde bırakmadıklarını kavrıyorlardı. Yaşadıkları son zamanları yorumlamaktan ziyade, ağlayış ve sızlayışın peşine düşmüşler. Oysa varolan hallerinin, düşünülmesi gereken an, durulması gereken son şekilleri olduğundan haberdar olmaları lazımdı. Son verilen eserlerinde kardeşlik kavramına yine sürgün biçmişler.

Daha çok yabancı kalacak mıyız kendi ellerimizin sürgünü olan yüreğimize? Nedendir bağrımıza zehirlediğimiz hançeri saplayışımız?   Kendi sürgünü olan yüreğimiz yaşamımızın teselli ve umudu değil miydi? Nedendir hayatı yaşanmaz kıldığımız ve anılarımızı kavram kargaşasıyla bulandırdığımız?

Bugüne kadar hangi yol kavram kargaşasıyla aydınlanmış bilmiyorum ama nefret sevginin, düşmanlık kardeşliğin, yılgınlık didinmenin, tasa umudun şekillenmesi için vardı onun elçilerinin felsefesinde. O mukaddes duygular ki bade niyetine sunuluyordu bize, biz badeyi yudumlar gibi yudumluyorduk hayatı.

Tabiatın uçsuz bucaksız alanlarına dalarken istemeden itiraz edebiliriz yılışıklık zarlarını bahşeden tüm tezlere. Tüm tezleri bir tarafa bırakıp başka nehirlerin akışına teslim edebiliriz kendimizi. Fakat görünürdeki durumumuz sevgiliye varan kapıya çoktandır esaret zincirlerini vurmuş bile. Sevgili bir tez değil, hayatın kendisidir.

Her gece bunları düşündükçe gerçekliğimize ve yasaksı tüm duygularımızın suratına sövgüler savuruyoruz ama gündüzleri işlevsiz bir sosyal bunaltıyla geçiriyoruz anlarımızı. Bize rağmen erdem surlarının müdafaasını yapanları surların dibine atma yollarını arıyoruz günümüzün her saatinde. Zaten “Birbirinizi sevmedikçe iman edemezsiniz” öğretisini eskisi gibi yorumlamaktan kaçınırken bir şeylerin eksikliği yansıyordu yüzümüze. Her birimiz vicdana dayalı bir yorumlama peşindeydik dostlarımızla geçirdiğimiz zamanlarımızda. Anlaşılmaz kriterler koyuyorduk dost olarak seçtiğimiz insanlara. Bizim için ondan daha doğru bir yargı da yoktu zaten doğru bilinenler arasında.

İşte bu noktadan sonra dizildi yola tüm kelimeler. Kimileri neme lazımcılığa sarıldı en bedbaht haliyle; kimileri de her şeye rağmen varım demenin uğraşını verdi gündüz ve gecelerinde. Bir hayata tabi olundu. Vicdana dayalı ve sevgi hamuruyla yoğrulan bir hayata .

Doğrudur. Farklı bir hayattır bu. Çetin savaşlarda kılıç kuşanacaksın, aç kalacaksın, susuz kalacaksın, her günün imtihan olacak. Yalnız sevgiliye ihanet yok., yani bir avuç su içecek, Talut’la derinleşeceksin. Biz yardımcıyız diyecek, kutlu yolun takipçisi olacaksın. Hayatına yeni kavramlar oturacak… varoluş ve aşk… Belki defalarca okumuşsun kavramların felsefesini.. Yalnız kendini bambaşka bir halde bulacaksın. Anlamlı ve anlaşılması gerekeni defalarca yorumlayacaksınız. Biliyorum uykuların kaçacak; sen yine de sabra yeminli olacaksın. Birileri egolarını tatmin etmenin peşinden koşarken sen değerleri inşa etmenin teminatı olacaksın. Kafan allak bullak olacak, umulmadık yerde hiç ummadığın insandan ihanet göreceksin. Canan taşlanacak sen onun önünde kalkan olacaksın. Neme lazımcılığın sığlığına gülecek sana anlamsızca bakan yüzlere yeni bir hayatın olduğunu haykıracaksın. Yazdığın her yazıda, haykırdığın her bağırışta, çizdiğin her resimde, mırıldandığın her ezgide umutsuzluğun değil anlayışın dili olacaksın.

Yeni başlanan heyecanların ve aşkların mahrem yanları ümitsizliğe dayalı mektupları taşıyan ulaklara teslim edilmeyecek.

O ümitsizliğe dayalı mektuplardı yeni bir hayat için uğraş verenlere  kötü roller biçen. Sen aldanma hayattan uzak basın bültenlerine. Avazın çıktığı kadar haykır onlara yeni bir hayatın olduğunu.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: