19 Eylül 2016 Pazartesi, 09:41
Hamza Çelenk
Hamza Çelenk hamzacelenk02@gmail.com Tüm Yazılar

Yeni Bir Eğitim Öğretim Yılına Başlarken

Yeni Bir Eğitim Öğretim Yılına Başlarken   Yeni bir eğitim öğretim yılı daha başlıyor. Yarın milyonlarca öğrenci, yüzbinlerce öğretmen okulun yolunu tutacak. Kimisinde yeni bir şevk ve kimisinde ağır gündemin yıpranmışlığı olacak. Yıpranmışlığın olması doğal çünkü her şekilde ülkedeki gündem bir şekil eğitim öğretime de yansıyacaktır. Yoğun günler yaşadık ve yaşıyoruz,  bu yoğunluğun içinde eğitimin […]

Yeni Bir Eğitim Öğretim Yılına Başlarken

 

Yeni bir eğitim öğretim yılı daha başlıyor. Yarın milyonlarca öğrenci, yüzbinlerce öğretmen okulun yolunu tutacak. Kimisinde yeni bir şevk ve kimisinde ağır gündemin yıpranmışlığı olacak.

Yıpranmışlığın olması doğal çünkü her şekilde ülkedeki gündem bir şekil eğitim öğretime de yansıyacaktır. Yoğun günler yaşadık ve yaşıyoruz,  bu yoğunluğun içinde eğitimin çok istisnai bir yeri var olacak ve oluyor.

Bu toprakların çocukları uzun yıllardır erdemli insan yerine sanki daha fazla at yarışına tabi tutulan bir konuma getirildi. Hayatları çoktan seçmeli bir hal. O çoktan seçmeli hale çocukları motive etmek için yoğun uğraş veriyoruz. Uğraşların sonunda insanı erdemlerden ziyade birbirlerini geçmeye kurgulanmış canavarlar meydana çıkıyor. Öğretim hayatın merkezine alındığından da öğretmen de yerine getirmesi gereken rolü tam icra edemiyor.

Bu şekilde kurguladığımız çocuklardan mutlu yarınlar icra etmelerini bekliyoruz. Merhametten, asgari ahlaktan, adaletten, paylaşımdan mahrum ettiğimiz çocuklardan bunu ne yüzle istiyorsak o da ayrı bir muamma.

Belki de eğitimcilerin üzerinde daha fazla  duracakları şey eğitim müfredatının içinde de yoğun olarak yer alan erdemli insan  ile ilgili etkinliklere biraz daha yer vermek ve o davranışları öğretimin önüne alabilmektir.

Eğitim, öğretime yem olarak kullanıldığı sürece bunun aşılması zor olacaktır. Birkaç yılda bir eğitim düzeni ile oynandığı bir ortamda uygun bir düzenleme olabilir mi bunun üzerinde kafa yorulması gerekiyor.

Eğitim mutlaka yenilenmeli ve yeni duruma göre içerik eklenmelidir. İçerik geliştirme eğitimin en önemli hususlarından bir tanesidir. Statik bir eğitim yarını inşa edemez. Bunu yaparken derli toplu yapabilmeliyiz. Bizim belki de uygulamada sıkıntı çektiğimiz hususlardan bir tanesi budur.

Aslında bunu aşmak için elde yeterince malzeme de var. O malzeme her eğitim metodu için uygun araç üretebilecek öğretmendir.

Donanımlı öğretmen iyi okuyan ve yarın için endişe sahibi olan öğretmendir. Yarını inşa endişesi olan öğretmen yarına anlam da katabilen kişidir. Onun için bu meziyetlere sahip öğretmen desteklenmeli ve diğerlerinin de bu noktada ki eksikliklerinin tamamlanması için uygun koşullar hazırlanmalıdır.

Tabi ödüllenirken de uyarıcı bir şekilde yaklaşılırken de en büyük dinamiğimizin öğretmen olduğu unutulmamalıdır. Çok sesli bir toplum istiyorsak (ki istemeliyiz) öğretmenin çok sesliliğine  değer vermeliyiz.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: