Son Dakika
17 Ekim 2017 Salı
29 Mayıs 2017 Pazartesi, 11:30
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu orhansamsatlioglu0022@gmail.com Tüm Yazılar

Yaşam, Yaşantı

Yaşam, Yaşantı   Birbirleriyle karıştırılan sözcüklerden ikisi de “yaşam„ ve “yaşantı„ sözcükleri. Bundan on beş, yirmi yıl öncesine kadar (henüz yaşam ve yaşantı sözcükleri işlerlik kazanmamışken) ömür ve hayat sözcükleri yaygın olarak kullanılıyordu. Kültürümüzde, günlük hayatımızda, folklorümüzde bu sözcükler gayet yaygındı. Yazılışları, telaffuzları bakımından da hiçbir sorun ve sıkıntımız yoktu. Şarkılarımızda, türkülerimizde, deyim ve atasözlerimizde […]

Yaşam, Yaşantı

 

Birbirleriyle karıştırılan sözcüklerden ikisi de “yaşam„ ve “yaşantı„ sözcükleri. Bundan on beş, yirmi yıl öncesine kadar (henüz yaşam ve yaşantı sözcükleri işlerlik kazanmamışken) ömür ve hayat sözcükleri yaygın olarak kullanılıyordu. Kültürümüzde, günlük hayatımızda, folklorümüzde bu sözcükler gayet yaygındı. Yazılışları, telaffuzları bakımından da hiçbir sorun ve sıkıntımız yoktu. Şarkılarımızda, türkülerimizde, deyim ve atasözlerimizde zevkle ve bolca kullanıyorduk.

Örneğin; “Hayat„ sözcüğünü içeren şu deyimlerin güzelliğine bakınız: “Hayat geçirmek, hayat memat meselesi, hayata atılmak, hayata gözlerini yummak, hayata küsmek, hayatı kaymak, hayatını kazanmak, hayatın baharında olmak…„

Hepsi o kadar güzel, o kadar akıcı ve o kadar tatlı ki… Anamızın ak sütü gibi… Şimdi bu deyimlerdeki “hayat„ sözcüğünü kaldırıp yerine “yaşam„ sözcüğünü koymak mümkün mü?..

Keza; Muazzez Ersoy’un okuduğu “Hayat Sen Ne Çabuk Harcadın Beni„ şarkısının ses ve anlam ahengine bakınız. Ne kadar duygu ve anlam yüklü değil mi?

Bir de “ömür„ sözcüğünü içeren bazı atasözü ve deyimlere bakalım: “Yırtıcı kuşun ömrü az olur. Leyleğin ömrü laklakla geçer. Ömür Biter Yol Bitmez.„ Ve daha niceleri… Ya deyimler: “Ömre bedel. Ömrüne bereket. Ömrü vefa etmemek. Ömür çürütmek. Ömür geçirmek. Sizlere ömür. Üç günlük ömür„ ve benzerleri… “Yaşam„ sözcüğü ne kadar Türkçe olursa olsun, ne kadar güzel ve kolay söylenirse söylensin, bu atasözü ve deyimlerdeki “ömür„ sözcüğünü kaldırıp yerine “yaşam„ı koyabilir misiniz? Buna imkân var mıdır?.. Eminim bugüne kadar hiç kimse (Nurullah ataç ve Agop Dilaçar da dahil) bu iki sözcüğün (ömür-hayat) Türkçe olup olmadığını Arapça kökenli olduğunu araştırmamıştır. Zira bu sözcükler yazılı ve sözlü anlatımda o kadar yaygınlaşmış, o kadar kullanılmıştır ki artık öz be öz Türkçeleşmişlerdir. İşte biz zaman zaman dilde ifrat ve tefritten kaçınılmalı derken bunu kastediyoruz.

Şimdi gelelim “yaşam„ ve “yaşantı„ sözcüklerine: Bir canlının doğumundan ölümüne kadar geçen yaşama sürecine yaşam denir. Eski söylemiyle ömür veya hayat… Yahut, dünyada var olma süresi… Demek ki yaşam, ömür, hayat, dirim gibi sözcükler, anlamdaş sözcükler olup yerine göre birbirlerinin yerine kullanılabilirler. “Yaşantı„ sözcüğü ise; hayat tecrübesi, hayat tarzı, yaşama biçimi gibi anlamlarda kullandığımız bir sözcük olup, sözlük anlamı; yaşananlardan, görülenlerden, duyulanlardan, edinilenlerden sonra kişide kalan nitelikler demek. Tavır ve beceri anlamına da gelen bir sözcük. Ancak ne var ki günlük hayatta (yazılı ve sözlü anlatımda) zaman zaman bu iki sözcük (yaşam-yaşantı) birbirlerinin yerine kullanılmakta. Oysa bu sözcükler, anlam bakımından tamamen farklı olup birbirlerinin yerine kullanılamayan sözcüklerdir. Sadece ses veya yazılış benzerliğine bakarak bunları birbirlerinin yerine kullanmak yanlış olur. Hele hele bir radyo veya tv. sunucusunun bu yanlışı yapması, bir köşe yazarının bu hataya düşmesi, hiç de doğru olmayan bir davranıştır. Zira bunların, dilimizi doğru ve düzgün konuşup yazma gibi bir görev ve sorumlulukları vardır. Sade bir vatandaş yapsa neyse… Ama sorumluların böyle bir lüksü ve şansı yoktur ve olamaz.

Sonuç olarak; yaşam da bizim, ömür ve hayat da… Yaşantı da bizim. Canımız hangisini kullanmak isterse onu kullanalım. Yalnız bir şartla: Birbirleriyle karıştırmamak üzere…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: