Son Dakika
17 Ekim 2017 Salı
11 Şubat 2015 Çarşamba, 10:27
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

“Yarın “ Ve “Sonra” Hiç Gelmez

“Yarın “ Ve  “Sonra” Hiç Gelmez Adamın biri hocaya danışmış; “Hocaefendi Ramazan yakın mı?” “Evet” demiş hoca, “yarın Ramazan.” Adam hemen kalem kağıt çıkarıp not düşmüş; “yarın Ramazan” Notu cebine koymuş. Her sabah yataktan kalkar kalkmaz kağıdı çıkarıp bakıyor, “hımmm, demek yarın Ramazan” diye başını sallıyormuş. Tabii “ Yarın” hiç olmamış…Ve adam hiç oruç tutmamış. […]

“Yarın “ Ve  “Sonra” Hiç Gelmez

Adamın biri hocaya danışmış;

“Hocaefendi Ramazan yakın mı?”

“Evet” demiş hoca, “yarın Ramazan.”

Adam hemen kalem kağıt çıkarıp not düşmüş; “yarın Ramazan” Notu cebine koymuş.

Her sabah yataktan kalkar kalkmaz kağıdı çıkarıp bakıyor, “hımmm, demek yarın Ramazan” diye başını sallıyormuş. Tabii “ Yarın” hiç olmamış…Ve adam hiç oruç tutmamış.

Biz de hayatımız boyunca çok fazla “yarın” deriz…”yarın yaparım”, “yarın yazarım”, “yarın çözerim”… “Sabah ola hayrola, hele bi yarın olsun da bakarız.” Fakat “Yarın” hiç olmaz. “Yarın”a ertelediğimiz sorunların çoğu da hiç bir zaman çözülmez.

“Yarın yazarım” dediğimiz hiç bir yazıyı, o gün yazabileceğimiz güzelikte yazamayız…”Yarın yaparım” diye ertelediğimiz işleri doğru düzgün yapamayız…”Yarın bırakırım” diye diye otuz kırk sene içtiğimiz sigarayı bir türlü bırakamayız. Sonraya bıraktıklarımızın birçoğu bir daha kolay kolay gündemimize girmez. “Sonra” ların sonu hiç gelmez.

Rahmetli Abuzer usta, sık sık “Yaz var kış var, acele ne iş var” der, hayatı hep ertelerdi. Öldüğünde içim acıdı, zira arkasında yaşanmamış bir hayat bırakmıştı.

Bunların ışığında otuzlu yaşlarda bir karar verdim, dedim ki; “Hayatın yarını yoktur, yarın bugündür.”

Hep “yarın”’a, “sonra”ya ertelemem yüzünden bir çok konularda aksamaların olduğunu gördüm. Bir türlü içinden çıkamadığım İngilizce dilini o gün öğrenmeye başladım. Yıllar sonra toprağa ilk kez bastım, “elalem ne der” sendromuna kapılmadan çocukluğuma doğru koştum, koştum.

O gün tüm sevdiklerimi aradım “seni seviyorum” demek için…O gün hayatın ertelenmeyecek kadar değerli olduğunu öğrendim. O gün çok mutlu oldum anlayacağınız. O gün, benim için Milad oldu.

Sizin de bir Milad’ınız olsun, istemez misiniz? O zaman hayatı “sonra”ya erteleme alışkanlığını bir tarafa bırakın; “yarın”’sız yaşamayı öğrenin. “Sonra giderim” dediğiniz akrabanıza şimdi gidin. “Yarın söylerim” dediğiniz içinizde tuttuğunuz sevgi sözcüğünü sevdiğiniz insana bu gün söyleyin…

“Sonra”’ya bırakırsanız, gittiğinizde onu bulamayabilir, sevginizi sevdiğiniz insana söylemek için “yarın “ hayatta olmayabilirsiniz.

Yaşadığımız gün, beklediğimiz gündür. “Yarın”’a sarılıp günü kaçırmayın. Günü kaçırırsanız, “keşke”ler başlar: “Keşke gitseydim”…”Keşke yapsaydım…” Keşke söyleseydim…” Pişmanlıkların hiçbiri yaşanmışların yerini tutamaz.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: