Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba
15 Temmuz 2016 Cuma, 08:24
Naif Karabatak
Naif Karabatak [email protected] Tüm Yazılar

Yanlış taşa basmak yasak

Yanlış taşa basmak yasak

 

Dün, İstanbul Polenezköy’de, oğlum Fatih ile ailemize yeni katılan kızım Ceren’in düğünü vardı. Allah’tan bir ömür mutluluklar diliyorum. Konuklardan, koşturmadan yazıyla uğraşacak halim kalmadı ama bu köşeyi boş bırakacak da değilim. Size çok güzel bir hikâye anlatayım, belki ibret alan olur. Yanlış Taşa basmak yasak başlıklı bu eski hikâyeyi, bir kez daha okumanızı tavsiye ederim.

***

Efendime söyleyeyim, zamanın birinde ülkenin en ücra köşesinde bir vali varmış.

Vali, yaptığı işlerle değil, yasaklarıyla meşhurmuş. O kentin halkını canından bezdirmiş. Her gün bir yeni yasak çıkar, halk kazandığı bütün parayı ceza olarak öder, parası olmayanlarda hapsi boylarmış. Çoğu da zindanlarda çürümeye terk edilirmiş.

Bu yasaklar o kadar komik, o kadar safsata, o kadar akıl dışıymış ki anlatılmaz.

Mesela, valinin konağında beslediği kuşlar uçup bir evin damına konduğunda valinin adamları gelir ev sahibine sorarmış;

-Şu damdaki kuşlar senin mi?

-Yooo…

-Ee, ne diye senin damındalar, şimdi sen hırsızlık mı yapıyorsun?

-Ya ne hırsızlığı, kuş işte uçmuş gelmiş.

-Şimdi sen valinin kuşlarına “sadece kuş” mu dedin.

-İstersen bir de aslan diyeyim.

-Hele sen öde şu kadar parayı, hem hırsızlıktan, hem valinin kuşuna kuş dediğinden…

Zavallı adam, parası varsa ödermiş, yoksa zindana…

Konuştun suç, konuşmadın suçmuş.

Yazdın suç, yazmadın suçmuş.

Güldün suç, gülmedin suçmuş.

Evden çıksan suç, evde kalsan suçmuş.

Yemek yesen suç, yemezsen suçmuş.

Tarlaya gitsen suç, gitmezsen suçmuş.

Derken o kentte Hasan isminde 12-13 yaşlarında bir çocuğun babasını tutuklamışlar. Hasan’ın babası saçma bir suça ödeyecek parası olmayınca zindanı boylamış.

Suçu neymiş biliyor musunuz, yolda yürürken “yanlış taşa basmak

Şimdi yanlış taşa basmak nasıl olur demeyin, o ülkede gıcık gidilen kişi zaten hangi taşa bassa yanlıştır, suçtur ve ceza gerektirir.

Küçük Hasan, babasının haksız yere zindanda çürümesine gönlü razı gelmemiş. Evlat işte, baba sevgisi gönlünde yer etmiş bir kere.

Sonunda küçük Hasan dayanamamış ve kentten gizlice kaçarak Padişah’ın yaşadığı memlekete gitmiş, amacı tüm olan bitenleri padişaha anlatmakmış elbet.

Günlerce yürümüş, yorulunca dinlenmiş, acıkınca heybesindeki bir parça ekmekle karnını doyurmuş.

Ve derken bir gün padişahın yaşadığı memlekete gelmiş.

Padişahla görüşmek ayrı bir dert. Öyle her isteyen zırt-pırt makamına gidemez ya ama küçük Hasan allem etmiş, kallem etmiş sonunda huzura çıkmayı başarmış.

-Derdin nedir küçük? demiş padişah. Hasan anlatmaya başlamış.

-Bizi oralara valiyi siz mi görevlendirdiniz?

-Her yere valiyi ben görevlendiririm ama sizin orası neresi?

-Mutlu belde, ama gönderdiğiniz vali yüzünden hepimiz mutsuz olduk.

-Orası ülkemin en uzak yeri, oraya benden korkan bir vali görevlendirdim ki, benden korksun, düzgün işler yapsın diye. Hele söyle bakalım vali sizi neden mutsuz ediyormuş?

-Her şey yasak, her şey suç, her şey ceza. Artık illallah dedik. Kazandığımızı valiye ceza olarak ödüyoruz. En son vali babamı zindana attırdı.

-Suçu neymiş küçük?

-Yolda yürürken yanlış taşa basmak.

-O nasıl suçmuş öyle?

-Padişahım, bizim oralarda bütün taşlar yanlıştır, hangisine bassan suç. Gülsen suç, gülmezsen suç. Dışları çıksan suç, çıkmazsan suç…

-Tamam sen git, ben gerekeni yaparım. Bir daha böyle bir şey olursa tiz bana gel.

-Padişahım ben günlerdir yollardayım, bu vali her zaman yanlış şeyler yapıyor, ben nasıl size gelirim?

-Tamam küçük, dedim ya orası ülkemin en uzak yeri, oraya benden korkan bir vali yolladım. Ne yaparsın bakacağız bir çaresine.

-Padişahım, bir şey diyebilir miyim?

-Söyle küçük!

-Siz bizim oraya sizden korkan bir vali değil, Allah’tan korkan bir vali yollayın, deyince padişah hatasını anlar ve o beldeye Allah’tan korkan, çalışkan, dürüst, hiç kimsenin hakkını yemeyen, kanunlara bağlı bir vali atar.

Bundan sonra da “kendisinden korkan” değil, “Allah’tan korkan” valileri görevlendirir…

 

Tweetimden Seçmeler

Zalimi değil mazlumu suçlamaya başlamışsanız, zalimlik yolunda en önemli merhaleyi geçmişsiniz demektir, sevinebilirsiniz…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: