21 Haziran 2017 Çarşamba, 09:29
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu o[email protected] Tüm Yazılar

Yanlış Hesap Bağdat’tan Döner

Yanlış Hesap Bağdat’tan Döner Yazılı ve görsel basından öğrendiğimize göre Milli Eğitim Bakanlığı, 2005’ten  beri ilkokullarda öğretilen “bitişik eğik el yazısı„ uygulamasından vazgeçip “dik temel harfler„ e geri dönmüş. Güzel, isabetli ve beklenen bir durum. Aslında bu uygulamanın bugüne kadar bile uzamaması gerekiyordu. Her neyse, biz de; “Zararın neresinden dönülürse kârdır„ diyerek ilgilileri kutluyoruz. Bilindiği […]

Yanlış Hesap Bağdat’tan Döner

Yazılı ve görsel basından öğrendiğimize göre Milli Eğitim Bakanlığı, 2005’ten  beri ilkokullarda öğretilen “bitişik eğik el yazısı„ uygulamasından vazgeçip “dik temel harfler„ e geri dönmüş. Güzel, isabetli ve beklenen bir durum. Aslında bu uygulamanın bugüne kadar bile uzamaması gerekiyordu. Her neyse, biz de; “Zararın neresinden dönülürse kârdır„ diyerek ilgilileri kutluyoruz.

Bilindiği gibi “okuma ve yazma„ eğitimin temelini teşkil eder. Öğrenim hayatının ilk basamağında, çocuklara okuma-yazmayı sevdirmek gerekir. Bıktırmak, usandırmak, soğutmak değil… Peki; 1924’ten beri onlarca defa değiştirilen bu gel-gitlerden memnun olan var mıydı? Yok. Bitişik eğik el yazısı ile dik temel harfler arasındaki bu gel-gitler bir türlü oturmamıştı. Mecbur kalmadıkça çok geç değiştirilmesi ve belki de oturtulup hiç değiştirilmemesi gereken uygulamaların sık sık değiştirilmesi, eğitim-öğretimde istenen sonuçların alınmamasındaki en büyük etkenlerin başında gelir.

Bitişik el yazısı, çocukların hem psikolojik hem de fiziksel yapılarını zorluyor ve olumsuz etkiliyordu. Onların öğrenme zevkini engelliyordu. Çocuklar için adeta bir işkenceye dönüşmüştü. Bu yazıyı ne öğrenciler, ne öğretmenler, ne de veliler benimsememişlerdi bir türlü. İstemeyenlerin oranı defalarca yapılan anketlerde hep yüzde 99’lardaydı. Çocuklar, fiziksel olarak yıllardır hep zorlanmaktaydılar. Zira günlük hayatlarında bu yazı tipi ile hemen hemen hiç karşılaşmıyorlardı. Her şey, hep dik yazıyla çıkıyordu karşılarına: Ders kitapları, okudukları hikâye ve masallar, sınav kitapçıkları, gazeteler, dergiler vesaire… Durum böyle olunca bitişik eğik el yazı uygulaması, bir dayatmadan öteye geçmiyordu.

İlkokul 1. ve 2. sınıf programlarının amacı; okuma-yazmayı “öğretmek„ değil, “özendirmek„ olmalı: Hepimiz biliyoruz ki güzel yazı, çocuğun öz güvenini artırır, geliştirir. Amaç, hedef bu olunca bitişik eğik el yazısında ısrar etmenin bir anlamı yoktu. İlgililer ve yetkililer de bunu fark etmiş olacaklar ki bu yararsız uygulamadan vazgeçilmiş bulunuyor. Milli Eğitim’deki bu yaz-bozlar, kökleşmiş ve oturmuş değişmez bir eğitim politikasının gerçekleşmesine yıllardır engel olagelmektedir. Bunun bir başka örneğini de öğrenciliğimizden beri sık sık tekrarlanageldiği için görmekteyiz. O da şudur: Bir ara okuma-yazma öğretiminde önce seslerden (harflerden) hecelere, hecelerden sözcüklere, sözcüklerden cümlelere geçildi (tümevarım). Arkasından o uygulama bırakıldı ve bu kez tam tersi yapıldı: Önce cümleler, cümlelerden kelimelere, kelimelerden de hecelere geçme uygulaması denendi (tümdengelim). Bir ara cümleleri fişlere yazarak bir sürü “fişleme„ yaptık. Daha sonra bu fişlemeden de vazgeçildi. Müfredatından tutunuz, bakanına kadar en geç değişmesi gereken, hatta bilimsel ve teknolojik eklemeler dışında hiç değişmemesi gereken bir bakanlık varsa o da Millî Eğitim Bakanlığı’dır. Ancak pratikte durum hiç de böyle olmuyor, olamıyor nedense…  Bırakınız hükûmet ve iktidar değişikliklerini, aynı hükûmet döneminde bile sık sık değişen Millî Eğitim bakanlarını hep gördük ve görmekteyiz. Oysa  ülkenin sabit oturmuş, köklü bir Millî Eğitim politikası olmalı ve bu politika, hükûmet ve iktidar değişikliklerinden mümkün mertebe etkilenmemeli. Değişiklik; sadece teknolojik araç-gereçlerde, yol ve yöntemlerde olmalı. Sayın Cumhurbaşkanımız da zaman zaman yaptıkları değerlendirmelerde Millî Eğitim’de hâlâ istenen seviyede olmadığımızı vurgulamaktadır.

Bir süreden beri müfredatlar bazında ele alınan yenilik ve değişiklik çalışmalarına umutla bakmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın şu sözleri, bu umudumuzu artırmaktadır: “Müfredatı anlı şanlı tarihimizle yeniden düzenleyeceğiz.„ diyor. Bir kararlılık ve güven ifadesi… Biz de inşallah diyoruz.

Önümüzdeki ders yılından itibaren artık ilkokul 1. ve 2. sınıflarda bitişik eğik el yazısı olmayacak. Üçüncü ve dördüncü sınıflarda Türkçe dersinin içinde 2 saatlik bir dik temel harfler yazı öğretimi olacak. Çok güzel!.. Hayırlı olsun. Aklın yolu bir… Su tersine akıtabilir mi? Hayır. Yanlış hesap Bağdat’tan döner. Tekrar, verdikleri bu isabetli karardan dolayı Millî Eğitim’in bütün yetkililerini kutluyor, teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: