Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba
10 Eylül 2014 Çarşamba, 07:46
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Yahudilik Ve İsrailoğulları (2)

Yahudilik Ve İsrailoğulları (2)   Kur’an-ı Kerim’in çok yerlerinde Yahudiler’in karakterleri ve vasıfları zikredilerek, bu kötülüklerinden dolayı tehdit edilmekte, azarlanmakta ve tahkir edilmektedirler. Mesela kendilerine verilen nimetlerin karşılığında şükürsüzlüklerinden, Allah’a ortak koştuklarından, kendilerini yeryüzünde üstün ırk olarak gördükleri için gurur sahibi olduklarından, çirkin hasletler olan hırs ve tamâh ile zillet içinde kaldıklarından bahsedilmektedir. Tevrat’ta ise […]

Yahudilik Ve İsrailoğulları (2)

 

Kur’an-ı Kerim’in çok yerlerinde Yahudiler’in karakterleri ve vasıfları zikredilerek, bu kötülüklerinden dolayı tehdit edilmekte, azarlanmakta ve tahkir edilmektedirler. Mesela kendilerine verilen nimetlerin karşılığında şükürsüzlüklerinden, Allah’a ortak koştuklarından, kendilerini yeryüzünde üstün ırk olarak gördükleri için gurur sahibi olduklarından, çirkin hasletler olan hırs ve tamâh ile zillet içinde kaldıklarından bahsedilmektedir.

Tevrat’ta ise İsrailoğulları bir taraftan “Tanrı’nın (seçkin) kavmi”, “mukaddes millet” olarak takdim edilirken; diğer taraftan kötü davranışları sebebiyle de tenkit edilmektedirler.  Çünkü onlar Musa ve Harun’a karşı gelmiş, Rabb’in gözünde kötü olanı yapmış, Baal ve Molok (İlahlaştırılan hükümdarların putları) gibi ilahlara ve altın buzağıya tapmışlardır. Böylece Allah’a verdikleri sözü tutmamış sözlerini bozmuş, ahlaksızlık, zina etmiş, ibadethaneleri yıkmış, peygamberlerini öldürmeye çalışmışlardır. Allah’ın nizamını bırakıp diğer milletlerin kanunlarını benimsemişlerdir.

Yahudiler’in kutsal kitabı; İsrailoğullarının doğru yoldan sapmaları ve başka İlâhlara kulluk etmeleri sebebiyle peygamberleri tarafından kınandıkları ve azapla tehdit edildiklerini gösteren örneklerle doludur.

Kur’an-ı Kerim’de ise Yahudilerin sahip oldukları vasıflar öz olarak zikredildikten sonra, kötü yanlarının onları hangi felaketlere sürükledikleri nazara verilirken aslında bütün insanlıkta nefs-i emmareye uymanın sonuçları külli düsturlar olarak ortaya konmakadır.

Hüda yerine hevaya uymanın bütün müşahhas sonıuçları İsrailoğulları aynasında nazara verilmiş, insanoğlunun yeryüzünde tâbi tutulduğu imtihanın şiddeti ortaya konulmuştur. Kur’an-ı Kerim’in tehditleri ve hiddeti, yapılan yanlışlıkların ve işlenen cinayetlerin büyüklüğünü nazara vermesi açısından önem taşımaktadır.

İnsanlık tarihinde mal sevgisiyle şöhret bulmuş ve malı elde etmek için çok fazla çaba sarfedip, hırs gösteren millet Yahudiler olmuştur. Onların bu tavırlarındaki en büyük etken, dünyaya tapar derecede bağlanmalarıdır. Nitekim onların inançlarına göre cennete girecek olan tek kavim kendileridir. Dolayısıyla bu şekilde bir ahiret anlayışına sahip olan bir toplum için dünyadaki emellerine ulaşmada bütün yollar meşrû olmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de onların dünyaya taptıkları, çok yaşamak istedikleri, mal-mülk elde emek için her yolu meşrû gördüklerinden dolayı alçaltıcı bir azaba müstehak oldukları zikredilmektedir.

Yine Kur’an’da Yahudilerin maddeyi elde etme hususunda çok aşırıya gitmelerinden dolayı onlara önceden helâl olan şeylerin, sonradan haram kılındığı ifade edilmektedir. (Nisa : 160-161) Bediüzzaman Yahudi milletinin hayatı ve dünyayı çok sevmekte aşırı dercede ileri gitmede ifrat ettiklerinden dolayı zillet ve meskenet tokadı yediğini belirtmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de yahudiler’in sözünde durmamak ve anlaşmaları bozmak gibi kötü bir adetlerinin de olduğu, “ Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir gurup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez (Bakara: 100) ayetiyle anlatılmaktadır. Yine Kur’an’da, onların Allah’ın emirlerine karşı geldikleri ve meleklere, peygamberlere düşman olduklaerından dolayı inkârcı bir topluluk olduğu ifade edilmekte ve Allah’ın onlara şiddetli azabının olduğu ve onların varacağı yerin Cehennem ateşi olduğu zikredilmektedir.

Hz. Peygamber döneminde de Yahudiler O’na sorular sormakta ve iman edecklerini  söylemekte idiler. Fakat kendi anlayışlarına ve nefislerine muhalif cevaplar aldıklarında ise Peygamber’i inkâr emeke idiler. Yahudiler’in şiddetli bir düşmanlıkla hareket ettikleri ve kalpleri katı olduğu için nasihatlerin ve ibretlerin onlara ulaşamayacağı da onların diğer vasıfları arrasında zikredilmektedir. (Devam edecek)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: