18 Haziran 2016 Cumartesi, 08:03

VALİLİK

Sahiplik, velayet, velilik, veli, dost manalarınadır.

Bir beldenin halkına, halkın da kendisine sahip olduğu kimsedir.

Bu günlerde geniş çaplı olduğu gibi, belirli zamanlarda valiler kararnamesi ile bir çok valinin yeri değişir.

Bunun bir statüsü, değerlendirmesi olması gerekir.

Mutlaka bir hesap vardır ancak genelde bu hesaplar siyasi olur.

Amaç kapsamlı ve çok yönlü olması gerekir. Nasıl mı;

-Valilerde Başbakanlar gibi kendi çalışma gurubu, kabinesi olmalı.

Bir yere atanmadan önce bu grubun projesi olmalı.

Bu grup içerisinde; -gideceği bölgeye göre- Tarım alanında mühendisler, hayvancılık, madencilik, eğitim, arge, çevre, mimar, dini temsilci, örnekler çoğaltılarak adeta küçük bir devlet projesi oluşturanlar içerisinden seçilmelidir.

Gittiği beldeye körlemesine değil, bir proje ve hesap ile gitmelidir.

Projelerini bir an önce faaliyete geçirerek, yeni istihdam alanları oluşturmalıdır.

Projenin uygulanabilirliliğine göre, dört artı dört şeklinde sekiz sene , ihtiyaca göre bir devre daha verilmelidir.

Başka bir beldeye gideceği zaman, gideceği yerin araştırmasını heyetiyle birlikte yapmalı, bunu devlete sunarak kabul görmesi halinde yönlendirmelidir.

O beldeyi bilen birkaç kişi de o heyete dahil edilmelidir.

Bu durum o beldenin halkı içerisinden de oluşturularak, seçimle de seçilme yoluna gidilebilir.

Ancak şimdiye kadar bir asırdır yapılan uygulamalarda valilik siyasi bir temsilci olarak atanmıştır.

Tek parti döneminde seçilen valiler, Chp temsilcilerinden seçilir, o partinin aldığı kararlar despot bir şekilde baskı aracı olarak uygulanırdı.

Halka hizmet değil, bir baskı unsuru ve tehdit olarak oluşturulurdu.

-Valilerin yetkileri devletin kontrolünde arttırılmalıdır.

Halkın taleblerini hızla yerine getirebilmeli, yapılacak işleri bürokrasiye takılmadan hızla sürdürülmelidir.

Valiler siyasi temsilci değil, halkın temsilcileri olmalılar.

İcraatın başı olmalılar.

Toplumun değerlerinden kopuk, su-i istimale açık, pasif olanlar asla bu göreve atanmamalıdır.

Maddi manevi kriterleri açık ve net bir şekilde belirlenmelidir.

Müslim gayrı müslim ayırmadan herkese hizmet götürmelidir.

Halk temsilcileriyle sürekli halkın içerisinde gezerek problemleri tesbit edip, hızla çözümüne gidilmelidir.

Valilik amirlik değil, hizmet makamı olmalıdır.

-Bir kavmin efendisi, o kavme hizmet edendir.- hakikatını kendine rehber edinmelidir.

Göreve geldiği zamanla, gittiği zaman arasında büyük fark oluşturulmalıdır.

Bu puanlama sistemiyle terfi ettirilmeli ve ödüllendirilmelidir.

Valilerin sürekli proje üreten birimleri olmalıdır.

Ne yapalım değil, şunu da yapalım içerisinde olmalıdır.

Özetle Valiler o şehre maddi manevi nefes aldırmalı, oranın nefesi ve sesi olmalıdır.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: