Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi
03 Temmuz 2017 Pazartesi, 07:04
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Uyuşturucu İle Mücadelenin Neresindeyiz?

Uyuşturucu İle Mücadelenin Neresindeyiz? Geçtiğimiz günlerde basın’da okuduğumuz bir site’nin bahçesinde yetiştirilen hint keneviri haberi, uyuşturucu maddelerin bünyemizi ne kadar sardığını açıkça ortaya kaymakla beraber tüylerimizi diken diken yaptı. Uyuşturucu kullanım yaşının her gün biraz daha düştüğünü, ilk okullara kadar yaygınlaştığını anlatan haberlere sık sık tanık oluyoruz. Önce sigara içmekle başlayan sonrasında adeta bir özgürlük […]

Uyuşturucu İle Mücadelenin Neresindeyiz?

Geçtiğimiz günlerde basın’da okuduğumuz bir site’nin bahçesinde yetiştirilen hint keneviri haberi, uyuşturucu maddelerin bünyemizi ne kadar sardığını açıkça ortaya kaymakla beraber tüylerimizi diken diken yaptı.

Uyuşturucu kullanım yaşının her gün biraz daha düştüğünü, ilk okullara kadar yaygınlaştığını anlatan haberlere sık sık tanık oluyoruz.

Önce sigara içmekle başlayan sonrasında adeta bir özgürlük sembolü haline gelen alkol ve madde bağımlılığının hızla yayıldığı ülkemizde, Adıyaman gibi mazbut bir memlekette köylerde, kayalıklarda, tarlalarda yetiştirilen uyuşturucu madde kaynaklarını duymuştuk ama şehir merkezinde hem de bir site’nin bahçesinde böyle bir aymazlığa cesaret edilebileceğini hiç düşünmemiştik.

Bazıları ticaretini yapıyor, kimileri hem kullanıyor hem de ticaretini yapıyor, dolayısıyla gelinen noktanın oldukça korkutucu olduğunu gösteriyor.

Önceleri uyuşturucu maddelerin çok daha pahalı olduğunu, fakat şimdilerde daha ucuz olduğunu ve öğrencilerin bile harçlıklarıyla bu maddeyi alıp kullanabildiklerini yine medyadan öğreniyoruz.

Hatta kulağımıza gelen bazı iddialara göre büyük şehirlerde olduğu gibi ilimizde de sigara alır gibi dışarı çıkıp esrar almanın, uyuşturucu almanın mümkün olduğu söyleniyor.

Uyuşturucu maddeleri kullanma yaşının oldukça düştüğü ülkemizde, daha çok üniversite gençliğinin uyuşturucu mübtelası olduğu ve genel olarak da her yüz kişiden beş kişinin uyuşturucu kullandığı raporlara yansımaktadır.

Köylerimizde bile daha 10 yaşındaki çocukların zevk için kullandıkları tiner’le başlayan zevk ü sefa, esrar ve  eroinle noktalanırken, nice canlar yanmakta ve nice yuvalar yıkılmaktadır.

Şu anda genç kitle arasında hızla yayılan uyuşturucu ve madde bağımlılığı pek çok hayatları mahvetmekte, anaların gözyaşlarına sebep olmaktadır.

Uyuşturucu dünyasının acıması yoktur. Yere düşünce kimse sana bakmaz. Nice servetler kaybolmakta, nice canlar yanmakta ve ne yazık ki bu yangın etrafımızı çepeçevre sarmaktadır.

Bu zehir kullanan çocuklar ebeveynlerine evlatlık yapmadıkları gibi, babalar da çocuklarına babalık yapmamaktadırlar. Hepsi kendini kaybediyor ve bu meretin pençesinde inim inim inliyorlar.

Eşinin kulağındaki küpelerini bile satarak uyuşturucu alan bu neslin, daha fazla yanmaması için millet ve devlet olarak yapılması gereken ne varsa tez elden yapmalıdır.

İlk aşamada ucuz maliyetle elde edilen ve kolay ulaşılabilen tiner ve bally zehirine alıştıktan sonra çocuklar, sonraki aşamada esrar ve eroinle tanışıyor.

Mahalle arasında , çarşı-pazarda tek kullanımlık sigarayı temin eden gençler tek kullanımlık esrarı da çok ucuz fiyata elde edebiliyorsa artık bu iş çığırından çıkmış demektir.

Günümüz gençliğinin karşı karşıya olduğu en önemli sınavlardan biri madde bağımlılığı. Kullanma yaşı 10’a kadar düşen uyuşturucu  maddeler ekmek ve su kadar ucuzlayınca, ulaşımı da o kadar kolay oluyor.

Bütün dünyada uyuşturucu maddelerin ne kadar insanlığı tehdit ettiğini gören Birleşmiş Milletler, 1987 yılında aldığı kararla 26 Haziran’ı uyuşturucu ile mücadele günü olarak ilan etmesine rağmen, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve memleketimizde de bu sinsi dram hızla yayılmaktadır.

Devlet ve millet olarak el ele gönül gönüle vererek bu acı dramın önüne geçmek için lazım gelen her türlü mücadeleyi vererek insanlarımızı bu felaketten kurtarmak hepimizin görevidir. Aksi halde geleceğimiz daha kararacaktır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: