Son Dakika
17 Ekim 2017 Salı
07 Kasım 2016 Pazartesi, 07:48
Hamza Çelenk
Hamza Çelenk hamzacelenk02@gmail.com Tüm Yazılar

Üstte Söz, Aşağıda Ateş

Üstte Söz, Aşağıda Ateş   Normal olmayan bir zamandan geçiyoruz, ve bu normal olmayan zamanın içinde söylenen her söz anlamından hızlıca uzaklaşıyor. Çok fazla yeni anlamlar katıyor kendisine söz.  Normal olmayan bu zaman kendisi  ile doğrunun iki ucunda  iki insan portresini meydana getiriyor yine. İlki, “vur” dan “öldür”ü çıkaran bir anlayış ki bu anlayışı hınç […]

Üstte Söz, Aşağıda Ateş

 

Normal olmayan bir zamandan geçiyoruz, ve bu normal olmayan zamanın içinde söylenen her söz anlamından hızlıca uzaklaşıyor. Çok fazla yeni anlamlar katıyor kendisine söz.  Normal olmayan bu zaman kendisi  ile doğrunun iki ucunda  iki insan portresini meydana getiriyor yine.

İlki, “vur” dan “öldür”ü çıkaran bir anlayış ki bu anlayışı hınç ve intikam büyütüyor. Sırtlan gibi karanlığı dört gözle bekleyen avareler topluluğu oluşturup bu toplumun yaşam damarlarını hızla parçalıyor. Olan kini daha da büyütüyor, olan yaşam azmini öldürüyor, olan umudu bilinmeyen zamanlara yolluyor. Hücrelerimize girip onarılmaz tahribatlar meydana getiriyorlar ve zorla büyütülen umudu hoyratça ve sorumsuzca harcıyorlar. Normal olmayan zamanda bunların sesi tüm sesleri hızla kapatıyor. Şizofren tedavisi görmesi gereken bu anlayış böyle zamanlarda el üstünde tutuluyor.

İkincisi ondan da beter felaketlere insanları yolcu ediyor. Karakterlerin kuruşlar ve olanaklar tarafından belirlendiği yerlerde ahlakın ölçüsü kalmıyor. Olmayananı üretip kendilerine değer biçiyorlar. Bu pazarda karlı çıktıklarında daha da kural kaide tanımaz bir hale geliyorlar.

Birinciler nispeten ikincilerden daha masum. Çünkü ilkinde zaten bir kin mevcut. İkiyüzlü bir durum geliştirmiyor, olan durumda söylenenden üstlerine görev addediyorlar çok şiddetli bir tondan.  Fakat diğeri problem, diğeri ayrıca tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık. İlkinde normal zamanlarda normal görülen bir çizgi varken ve bu çizgiye itibar edilmezken ikincisi her halükarda kendine bir yer bulabiliyor. Toplumda karakter kaybolduğu zaman sonraki nesiller de bir o düzey etkileniyor. Yarım yamalak kişiliklerin oluşturmuş olduğu bir alan yarım yamalak yeni kişilik/kişiliksizler oluşturuyor.

Bu ikisinin durumuna bakıp doğrunun tersi yönde büyük felaketler meydana geliyor. Başkaları da ayrı cihette aynı ateşe hızlıca odun taşıyor. Hızlıca yakmalar ve yıkmalar oluşuyor benliğimizde. Çok hızlı bir şekilde kirli bir zihin icra ediyoruz, bizimle aynı zihni taşımayan topluluk zaten dünden düşman belleniyor.

Birileri yukarıda ses tonunu ayarlayamıyor.  Her ayarsız söz tufana, felakete dönüşüyor.  Söz anlamından çıkıp ateş oluyor aşağıda. Kadim kültürler perişan, kadim şehirler harabeye dönüşüyor hızlıca. Uhuvvet yerini acayip bir hale bırakıyor.  Uc sözleri söyleyenler her muhitte kendine yer buluyor. Mutedil söz, sahibi ile hayattan uzaklaşıyor, kendine yer bulamıyor bu zamanda.  Her zamandan olduğundan daha fazla yukarıdan ateş değil su istiyor ahali.

Kadim sözler çoktandır kaybolmuş yanımızda ve herkes tekrardan helvadan putları ile meydanda dolaşıyor. Büyük ateşler yakılıyor  ve ateşe odun taşıyor kindarlar ile kendisi dışında her şey olan zavallılar.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: