Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba
30 Mayıs 2016 Pazartesi, 07:44
Naif Karabatak
Naif Karabatak [email protected] Tüm Yazılar

Tütün ve dokunulmazlık

Tütün ve dokunulmazlık   Tütünle dokunulmazlığı nasıl bir araya getirdim, ne siz sorun, ne ben söyleyeyim ama inanın, laf olsun, torba dolsun, dostlar bizi de pazarda görsün anlayışıyla siyaset yapanlar için tütün neyse dokunulmazlık da odur. Siz sormayın dedim ama sorun ki yazıya devam edebileyim. Yoksa yazıyı burada kesip çay içmeye gitmem gerek. Tamam, sordunuz, […]

Tütün ve dokunulmazlık

 

Tütünle dokunulmazlığı nasıl bir araya getirdim, ne siz sorun, ne ben söyleyeyim ama inanın, laf olsun, torba dolsun, dostlar bizi de pazarda görsün anlayışıyla siyaset yapanlar için tütün neyse dokunulmazlık da odur.

Siz sormayın dedim ama sorun ki yazıya devam edebileyim. Yoksa yazıyı burada kesip çay içmeye gitmem gerek.

Tamam, sordunuz, öyleyse devam edeyim.

Küçük yerlerde siyaset yapmak çok kolaydır. Hem de sanıldığından daha çok kolaydır.

Küçük yerlerde siyaset yapmak, sadece iktidar partisine mensup olanlar için kolay değil,  hangi partide siyaset yaparsa yapsın, muhalefete mensup olanlar için de siyaset yapmak çok kolaydır.

Çünkü siyasetin hizmeti değil, “laf salatası” yapılır küçük yerlerde…

Ama bu tarz bir siyaset güdecek karakterdeyseniz, bunun için öncelikle o kentte yaşayanların önemsediği birkaç kelime, kavram veya deyim bileceksin.

Boş bulduğun her kürsüde, uzatılan her mikrofonda ve sorulan her soruda, nerede olursan ol, hep aynı cevabı vereceksin.

Merak etme, cümle kurman, iyi bir hatip olman, sular seller gibi konuşman gerekmiyor.

Hatta bilmenin de bir önemi yok.

Boş yere dirsek çürütüp, kafa patlatıp eğitim almanıza gerek olmadığı gibi kitap okuyup o güzel gözlerinizi bozmanıza da gerek yok.

Şimdi bazı siyasiler bana kızıp “mal gibi mi kalalım” diyecek, demeyin, zaten öylesiniz, öyle de kalın, kazanırsınız.

İsterseniz küçük yerlerde siyaset yapmak için nasıl bir donanıma sahip olmanız gerektiğini söyleyeyim.

Bunun için siyaset yaptığınız yerde halkın neye önem verdiğini ve hangi konularda hassas olduğunu bilmek gerekiyor.

Malatya’da “kayısı” demeniz, alkışı almanıza yeterlidir. Devamını getirip, sorunu çözeceğinizi söylememize gerek yok. Sizin “kayısı” demeniz, sorunu bildiğinizi ve hemen çözeceğinizi gösterir.

Erzurum’da “dadaş” dersiniz, kitlelerin ruhunu okşarsınız. Zonguldak’ta “kömür” dersiniz, “madenci” dersiniz alırsınız alkışı.

Benim memleketim Adıyaman’da iki şey söylemeniz yeterlidir; “tütün” dersiniz kıyamet kopar ve ardından da “bu kent sahipsiz değil, sahibi biziz” demeniz yeterlidir.

Tabii bir de nerede olursanız olun “huzur kenti” deyin, “güzel insanlar” deyin.. Sahi daha başka ne istesinler, bir de kanat takip uçacak mısınız?

Ülkede siyaset yapmayı, küçük yerlerde siyaset yapmayla karıştıranlar da var.

Bunlar da sadece bir kaç kelime biliyor, beyin ise tam takır, kuru bakır.

Öyle az bu değil, onlarca yıldır “dokunulmazlık” deyip başka bir şey diyemeyenler, dokunulmazlığın kaldırılmasına “hayır” demekle kalmıyor, Anayasa Mahkemesine iptal için bile gidebiliyorlar.

Çünkü tıpkı “tütün” diyen kasaba politikacısı gibi, hiçbir sorunu çözme amacı gütmüyor, insanları aldatmayı hedefliyor. Yumurta kapıya gelince Hanya’yı da Konya’yı da anlıyor.

Bazıları sadece “laiklik” der başka bir halttan anlamaz.

Bazıları “Atatürk” dediğinde her haltı yemesi mubah olur.

Kimisi dine çatar alkış alır, kimi aptallar hakaret ettikçe büyüdüğünü sanır. Bir de küfür kültürünün ne kadar yüksek olduğunu göstermek için alçaldıkça alçalanlar var. Bu kadar alçak hale düşenleri tarif etmeye başka kelime yetmediğinden, anladıkları dille anlatmak da bize şart oluyor.

Bazıları da “bu malların siyaset yaptığını” sanır.

Ortada yapılan bir siyaset, halkın yararına bir çaba, verilen bir emek yok.

Onlar ne sorunu bilir ne çözümden haberdardır.

Yoksulluk” diyenler, “işsizlik” diyenler, “ırkçılık” yapanlar, “terör” diye yırtınanların asıl sorunu cehaletleri ve kötü niyetleridir.

Kasabada siyaset yapmanın yolunu bulmuşlar; Tütün.. tütün dedikleri halde aynı tütünü bitiren zihniyetin de kendileri olduğunu çabuk unuturlar ama unutmayanlar da var, bizim gibi…

Adıyaman gibi geçimini tütünle yapan bir kentte, tütüne kota getiren zihniyetle onun siyasetini güden zihniyetin aynı olması gibi, kayısı da aynı, kömür de aynı, işsizlikte aynı, yoksullukta da aynı zihniyetin yıllar yılı açtığı yaradır ana sebep.

Çünkü bu ülkede bugüne kadar kangren haline gelen “her sorunun” müsebbibidir kendileri.

Çözülen her sorun, kalkan her yasak, yapılan her yatırım bu basit siyasileri çıldırtmaya yeter.

Onun içindir ki, 80 yılda çözülmeyenler şimdi birer birer çözülüyor. Onun içindir ki 80 yılda yapılmayan yatırımlar da şimdi devasa bir şekilde yapılıyor.

O nedenledir ki, halk artık “tütün” diyenin de “dokunulmazlık” diyenin de yalan söylediğini çok iyi biliyor.

Yalanla siyaset yapılır elbet, 80 yıldır yapıldığı gibi ama artık AYM’nin kapısında, meclisin genel kurulunda çirkin yüzler çok çabuk ortaya çıkıyor.

 

Tweetimden Seçmeler

Amerika nihayet aslına dönmüş, terör örgütünün üniformasını giyinmiş. Yakışır dürzilere…

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: